Ülkemizde her 3 kişiden 2'si kitap okuyor

Toplu taşıma araçlarında hiç insanları gözlemlediniz mi? Yolculuk yapan insanlar ya müzik dinlerler ya uyuklarlar ya da dışarıyı seyrederler. Peki kaç kişi yolculuk sırasında kitap okur? Koca bir otobüs dolusu insan içinde, bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar. Yurt dışında ise pek çok kişinin elinde ya kitap ya dergi ya da gazete görürsünüz.

Libronet’in, “Okur Profili ve Kitap Satın Alma Davranışları Araştırması”na göre; ülke nüfusunun yüzde 32’si hiç kitap okumuyor.

7 bölgede, 14 ilde ve toplam 1542 kişiyle görüşülerek yapılan araştırmanın sonuçlarına göre; halkımızın yüzde 68’i kitap okuyor. Üstelik bu oranın sadece 5’te 1’i yani nüfusun yüzde 3,4’ü sıklıkla kitap okuduğunu söylüyor. Araştırmanın sonuçları böyle ama elinde kitap olan kaç kişi görüyoruz?

Batıda ve gelişmiş ülkelerde bu oran çok çok daha yüksek oranlarda…

Araştırmada kitap okumayan insanlara, bu durumun nedenleri de sorulmuş. Alınan cevaplar kesinlikle endişe verici türden. Okumayanların yarısı, kitap okumakla ilgilenmediğini ve kitap okumamayı sürdüreceğini söylemişler. Kitap okumadan kendimizi nasıl geliştireceğimiz tam bir muamma.

Araştırmanın bir diğer çıktısı da cinsiyetler üzerine. Kadınlar yüzde 55’lik bir oranla erkeklerden daha çok okuyorlar. Üstelik kitap okumanın medeni durumla da ilişkisi var. Evliler bekarlara oranla daha çok kitap okuyor.

Araştırma ile ilgili diğer notlar da şöyle düşülmüş:

“Okumanın insana farklı bir bakış açısı kattığı", "hayal gücünü geliştirdiği" ve "okuyanların kendini daha rahat ifade ettiği"ne inanılıyor. Okumanın "bir yaşam tarzı" olduğunu söyleyen kesim ise, okuyanların yarısından biraz fazlası.

Okuyanların yaklaşık yüzde 38'i yaşadığı çevrede insanların çok az kitap okumasının kendisini rahatsız ettiğini ifade ederken, yüzde 16'lık kesim roman ve hikaye okumanın zaman kaybı olduğunu, insanın işine yarayacak ve bilgi edinecek kitaplar okumasının faydalı olduğunu düşünüyor. Okuyanların yarısı hayat görüşü ile aynı doğrultuda kitaplar okuyor.

Araştırmaya yanıt veren deneklerden biri “Yaşayacak sadece bir hayatı olduğunu söyleyen insanlar, kitap okumayı bilmeyen insanlardır” demiş mesela. Ne de güzel söylemiş değil mi?

Peki gelelim kitap okumanın iletişime sağladığı katkılara…

Kitap okumak bir insanın genel kültür ve anlama seviyesini artırıcı bir eylemdir. Sözcük dağarcığımız gelişir ve büyür. Bu sayede de karşınızdaki kişi ile iletişim kurarken daha düzgün ve akıcı konuşabilirsiniz. Böylece ortak değer alanlarında ve farklı konulara dair de konuşabilirsiniz.

Başka insanların deneyimlerinden kitap okuyarak faydalanabilirsiniz örneğin. Konular hakkında bilgilere daha fazla ulaşıp, hafızanızda bu bilgileri daha kalıcı hale getirebilirsiniz. Bu da özellikle itibar ve lider iletişiminde, baş danışmanınız olarak kitapların bulunması anlamına gelir.

Kısacası Kuran-ı Kerim’in bile ilk emri “Oku!” iken yeterince okumayan bir toplum olmak doğru mu?