Ankara'nın olmazsa olmazları - 2

Ankara'nın değerleri listeme kaldığım yerden devam ediyorum. Bu haftaki liste iftar ağırlıklı...

Geçen hafta başladığım Ankara’nın değerleri listeme kaldığım yerden devam ediyorum. Bu hafta, ramazanın da başlamasından dolayı, daha çok iftarda sizi mutlu edebileceğine inandığım mekânlardan biraz bahsetmeye çalışacağım.

Bu listeyi daha da çeşitlendirmeye devam edeceğim, önereceğiniz yerler olursa, mail adresimden lütfen bana ulaşın.

Güniz Sokak Onunla da Anılır: Hacı Arif Bey

Ben bu satırları yazarken Güniz Sokak tarihinin en kalabalık anlarından birini yaşamaya devam ediyordu. Bu hafta vefat eden 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile özdeşleşen Güniz Sokak’ta şu anda kendisi için cenaze töreni düzenleniyor. Ancak sadece o değil, Demirel’in tam karşı komşusu olan Hacı Arif Bey de, en az onun kadar sokağın sembolü olmuş bir kebapçıdır Ankara’da.

Hacı Arif Bey, benim çocukluk yıllarımdan beri devam eden bir kebapçısı başkentin. Yemek sonrası ikram ettikleri antep fıstıkları ile hepimizin gönlünde taht kurdular. Ancak sadece o fıstıklar değil, tüm kebapları da, tatlıları da gayet lezzetlidir. Aslında şimdi düşündüm de, uzun zamandır ben de gitmedim, bir ara gidip bir anıları yad etmek gerekir diye düşünüyorum şimdi.

50 yılı geçen tarih: Meşhur İskender

1982’den bu yana Paris Caddesi’nde, tam A.B.D. Büyükelçiliği’nin çaprazında yer alan Meşhur İskender’i bilenler çok iyi bilir. Kıtır kıtır pidesi, sosu ve tereyağı zaten mükemmel. Ancak esas burayı özel yapan şey, nefis döneridir. Bursa’da 5 yıl kadar yaşadım, buranın yaptığı güzellikte İskender asla yemedim.

Tarihi 1960’lara kadar giden Meşhur İskender’de döneri devasa yapraklar şeklinde keserek sıcak tabağın üzerine aktarıyorlar. Lezzeti çok güzel olan bu döner, fiyat olarak Bursa’nın meşhur İskendercilerinden de daha uygun, porsiyonları da çok daha doyurucu, dönerin yanında gelen ufak bir parça köfte de hediyesi. Eğer bugüne kadar denemediyseniz, mutlaka deneyin. Bilkent’te de şubesi olan Meşhur İskender, Ankara’nın benim açımdan en önemli değerlerinden birisi. Yine ilkokul yıllarımda burada bir defa 1,5 porsiyon İskender yiyip, sonrasında bütün gün anneme “çok yedim” diye söylenmişliğim de vardır, ki şimdi gitsem yine aynısını yaparım.

Hem Kızılay, Hem Bestekar’da: Kebap 49

Ankara’nın eski kebapçılarından bahsedip, 49’dan bahsetmemek mümkün değil bence. Özellikle pidelerini çok sevdiğim Kebap 49, aynı zamanda döneriyle de meşhur. Bu arada, Ankara Döneri, kesinlikle pek çok döneriyle meşhur ilden çok daha başarılı olduğunu biliniz. Özellikle Ankara Kalesi civarında kömürde döner pişiren yerlerimiz hepsinden ayrıdır, bunlarla ilgili de bir yazıyı ayrıca ileride yazacağım.

Kebap 49’un en meşhur lokasyonu, elbette Bestekar sokağında yer alan. Ankara’dan uzun yıllar önce taşınan bir arkadaşım, her geri gelişinde mutlaka buraya gelir, pidesini yer, İzmir’e öyle döner. Her siparişinizin öncesinde gelen ufak salatası da oldum olası taze ve leziz olmuştur. Severiz.

Lahmacun’u Bambaşka: Düveroğlu

Ankara’nın olmazsa olmazları serisinin bugünkü son parçası, benim yine çocukluğumdan beri devam eden Düveroğlu. Yakın zamana kadar Kızılay ve Maltepe’deki şubeleri ile bildiğimiz Düveroğlu, birkaç sene önce Ümitköy’de devasa bir yerde hizmet vermeye de başladı. Aslen ben en çok Maltepe’deki ufak yerini severim ama kalitesini Ümitköy’deki mekanda da sürdürüyor. Düveroğlu da 1963’ten beri Ankaralı’lara hizmet vermeye devam eden bir yer.

Çocukluğumla ilgili anılarımdan bir diğeri, Maltepe Düveroğlu’nda kim bilir kaçıncı Antep Lahmacunumu yedikten sonra tekrar isteyince bana şaşkın şaşkın bakan bir garsondur. Lahmacunu özellikle tavsiye ederim. Diğer kebapları da yine gayet başarılıdır. Tatlılar da bir Koçak Baklava olmasa da, Ankara’da bulabileceğiniz iyiler arasında yer alır.

İsraf etmeden, zor geçinenlerin halini anlamaya biraz daha yaklaştığınız bir Ramazan ayı dilerim.