Bir efsane doğuyor: Meyhane Yare

Yare, bütün bu lezzetli yemekleriyle, İstiklal Caddesi civarında son dönemde benzerlerinden ayrılan bir meyhane olmuş.

Bugüne kadar, İstanbul'daki restoranları özellikle hiç yazmadım, zaten her türlü yazılıyor diye hiç önceliğim olmadı açıkçası. Ancak dün akşam gittiğim Yare nedeniyle bu durumu değiştirmek zorundayım.

Yare, Asmalımescit'in tam ortasında yer alıyor. Mekan, mart ayından bu yana, gazetci Eray Özer tarafından işletiliyor. Eray'ın göreve başlamasından itibaren, mekanda ciddi bir değişim başladı. İç mekanda kullanılan dekorasyon ve mutfaktaki değişiklikler çok hızlı bir şekilde müşteri memnuniyeti olarak sonuç verdi.

Bunun en önemli sebeplerinden biri, menünün sürekli gelişimi. Meze kalitesi çok iyi. Dün akşam yediğim yiyeceklere bakacak olursam, lakerda tek kelimeyle mükemmel. Eray bu lakerdayı 82 yaşında ve 70 yıldır bu işi yapan bir ustadan alıyor. Füme hamsi de gerçekten iyi, masada hamsi yiyemeyen bir arkadaşım bile bayılarak yedi. Marine mezgit, kuru domates salatası gayet iyi. Açıkçası, mezelerde tattığımız her şey, çok iyi yapılmıştı.

Ara sıcaklarda da Yare farklı lezzetler yakalamış. Kabak kızartma, tempura gibi imza yemeklerden birisi haline gelmiş bile. Eray'ın yeni geliştirdiği istiridye mantarı pane ise müthiş, bir şinitzel gibi ve çok lezzetli.

Balıklar konusunda da Adem usta çok mahir, yediğimiz ızgara kalkan hiç kurumadan harika bir şekilde pişirilmişti.

Mekanın imza tatlısı bitter çikolatalı sufleyi deneyecek yerimiz kalmadı ama Eray çok tavsiye ediyor. Kabak ve ayva tatlıları, sevenlerini gayet mutlu edecek lezzette.

Yare, bütün bu lezzetli yemekleriyle, İstiklal Caddesi civarında son dönemde benzerlerinden ayrılan bir meyhane olmuş. Gerçekten özenerek, araştırarak oluşturulan menü, her türlü övgüyü hak ediyor. Bir alternatif olarak mutlaka deneyin derim.

Keyifli bir haftasonu dilerim.