Bir İspanyol rüyası: Barcelona-2

Arda'nın yeni memleketinde nerede ne yenir, Arda halka inmek isterse nerelere gitmeli, birlikte bakalım.

Geçtiğimiz haftalarda  gittiğim Barcelona ile ilgili yazılarıma bugün denediğim bazı restoranlarla devam edeceğim. Barcelona demişken, akla elbette Arda Turan'ın müthiş transferi de geliyor. Açıkçası bir Galatasaray taraftarı olarak inanılmaz mutlu oldum, haberi tam bu yazıyı yazmaya başladığımda geldiği için araya bir ufak selam çakmak geldi içimden. Tebrikler Arda.

Evet, Arda'nın yeni memleketinde nerede ne yenir, Arda halka inmek isterse nerelere gitmeli, birlikte bakalım. Ancak şunu da söyleyeyim, bu gidişte çok bir bütçem yoktu ve olabildiğince uygun fiyatlı yerler bulmaya özen gösterdim.

Mercat De La Boqueria

Barcelona'nın ilk ziyaret edilmesi gereken yerlerinden birisi, Mercat de la Boqueria. Burası sabit bir pazar yeri. La Rambla'nın tam ortasında yer alıyor, yani buraya gitmemenize imkan yok. 

Buraya öğlen saatlerinde gitmelisiniz. Hem kalabalık ve canlı halini görmek, hem de güzel bir öğlen yemeği yemek mümkün. Çeşitlilik göz alıcı, meyve suyu ve salataları satan rengarenk standlar, çeşitliliği şaşkına çeviren balıkçılar, türlü türlü av etleri satan kasaplar, bizdekinden hiç bir farkı olmayan sakatatçılar, ufak restoran ve barlar, hamur işi satanlar, şarküteriler, baharatçılar... Ama özellikle deniz ürünlerinin çeşitliliği muhteşem. Ben gerçekten çok sevdim.

Kendinizi kaybetmemek mümkün değil. Mümkünse pazar içinde kalan restoranlardan birinde oturun ve tapaslardan veya deniz ürünlerinden yiyin. Doymazsanız meyve salataları ve hamur işlerinden tadın. Yer bulmak için biraz sabırlı olmanız gerekebilir, çok yorgun olanlar için, pazarın hemen dışındaki restoranlar da gayet güzel, mesela Paella Bar'a gidip nefis midye ve sardalya tempura deneyebilirsiniz. 

Los Caracoles

Barcelona'nın en önemli turistik merkezlerinden birisi kesinlikle La Rambla. Bu nedenle, bu cadde civarında çok sayıda restoran mevcut.  Bunların en eskilerinden olan Los Caracoles, 1835'te açılmış. Yani 180 yıllık bir mekan. 

Burayı bana yemek zevkine çok çok güvendiğim iki dostum aynı anda önerdi, iyiki de önermişler. Kapıya vardığınızda sanki içeride kimse yokmuş gibi görünecek, aldırmayın ve girin, çünkü içeride labirent gibi ve devasa bir restoran sizi bekliyor. 

Los Caracoles, salyangoz demek, ekmekleri salyangoz şeklinde geliyor, oldukça eğlenceli. Burası diğer yazdıklarıma göre bir parça pahalı ancak yine de fiyatlar aşırı değil. Denk gelirseniz portakal soslu dil balığı, sosuyla efsane olmuş. Izgara tavşan bana biraz kuru geldi ama lezzetliydi, ızgara tavuk ise yumuşacık. Denemedim ama kuzu budu da çok lezzetli görünüyordu ve tavsiye ediliyor. Şarap seçenekleri de çok çeşitli, biz Torres'in Vina Esmeralda'sını denedik. Muscat ve Gewürztraminer kupajı olan bu beyazı çok keyifli buldum, marketlerde de sadece 7€'ya satılan bu şarap, ülkemize gelse 50 TL'den aşağı bulamayız maalesef. 

Los Caracoles'te çok abartmadan yiyip içtiğinizde adam başı 30-40€'yu geçmeden kalkmak gayet mümkün, burada da benzer yemek kalitesi zaten en az aynı fiyata çıkıyor. Adresi Calle de los Escudellers, 14.

Allium

Yine La Rambla civarında bulunan Allium, bizim için müthiş bir sürprizdi. Menüsünde vejeteryanlara uygun yiyecekler, glutensiz yiyecekler ayrı ayrı belirtilmiş, bol ve farklı tapas çeşitleriyle dolu bir yer Allium. 

Buraya ilk gün gittik, içeride yemek yiyenlerin önemli bir kısmı turist değil, bu zaten iyiye işaret. Tapasları leziz, çalışanları eğlenceli, çok keyif alabileceğiniz bir restoran. Paella da çok güzeldi. Fiyatları da makul, ilk gün hevesiyle masayı deli gibi donattığımız halde adam başı 30€ ödedik. Allium Barri Gothic bölgesinde, Carrer del Call no:17'de yer alıyor.

Jai-Ca

Jai-Ca Barceloneta bölgesinde bir ara sokakta yer alan ufak bir deniz ürünleri lokantası. Kapıdan girdiğinizde bir sıra listesine isim yazdırmanız muhtemel, ama yazdırın ve bekleyin. Çünkü birazdan Barcelona'nın en ucuz ve lezzetli deniz ürünlerini yiyeceksiniz. 

Benim bu şehirde en sevdiğim yemeklerden biri, Pop alla Gallega, yani Galiçya usulü Ahtapot. Haşlanmış patates üzerine ahtapot ve baharat, çok basit, çok lezzetli. En güzel örneği buradaydı. Onun dışında da midye, kerevit, hamsi ve hatta hamsi kılçığı cipsi yedik, evet, kılçığı bile size satacak bir formül bulmuşlar burada. 

Jai-Ca, uygun fiyatlarıyla ön plana çıkan nefis bir restoran, mutlaka yolunuzu düşürün ve burayı deneyin. Adresi Calle Ginebra, 13.

İspanya mutfağı yazılarıma önümüzdeki günlerde de devam edeceğim. Ama bugünlük bu kadar. Arda'ya tekrar tebrikler ve başarılar, Barcelona'ya gideceklere de lezzetli yemekler dilerim.