"Gurme"leri ciddiye almıyorum

Gurme olmak öyle "cepte para var, gidip en pahalı restoranda yerim, çok şahane Fransız şarabı içerim" falan demekle oluyor diye düşünüyorsanız da, en hafif söyleyebileceğim şey çok ama çok yanılıyorsunuz. Kusura bakmayın.

Bu sene başlarken, gastronominin 2015'in yükselen trendi olacağını tahmin ettiğimi yazmıştım. Çok haksız çıkmadım bu tahmininde, zaten göstere göstere de geliyordu bu durum.

Ancak bir konuda pek iyi yorumda bulunmamış olduğumu gördüm zaman içerisinde. Elbette, o zamanki koşullarımla da değerlendirmek gerek, daha yazılarıma yeni başlamıştım, bazı konuları daha tam idrak edememişim.

Haksız çıktığım konu, kısmen diye eklemeye de ihtiyaç duyuyorum, instagram ve gastronomi ilişkisi. Daha önce de bu konuda çeşitli itirazlarımı dile getirdim, bazı "gurme" arkadaşlar, ciddi bölümü para karşılığı olduğu iddia edilen mekan değerlendirmeleri ile instagramda ciddi takipçi edinmiş durumdalar. Aslında muhtemelen bu iki durum birbirinden besleniyor, takipçi arttıkça, ulaşılan kalabalık artıyor, karşılığında da verilen rakamlar artıyor, bu iş bu şekilde sürüp gidiyor.

Öyle komik hale geliyor ki, adam mesela şarap tadımına gidiyor, fotoğrafını koyduğu şarabın üzümünü doğru yazmayı bile beceremiyor. Gittiği mekanın, yediği yemekteki sosun adını doğru yazamayan bu tip arkadaşlar, kusura bakmayın ama "gurme" falan değiller. Zaten ben kendim de değilim, bunu bana söyleyen tüm dostlarıma da şiddetle karşı çıkıyorum. Zaten gurme lafının bu kadar kullanılmasına da gıcık oluyorum. Sırf biraz daha lezzetli bir baharat karışımı kullanıldığı için "gurme sosis" etiketi yapıştırılan ne olduğu belirsiz etlere de gıcık oluyorum.

Gurme olmak öyle "cepte para var, gidip en pahalı restoranda yerim, çok şahane Fransız şarabı içerim" falan demekle oluyor diye düşünüyorsanız da, en hafif söyleyebileceğim şey çok ama çok yanılıyorsunuz. Kusura bakmayın.

O iş öyle olmuyor, gerçekten gurme olmak için bir şeyin sadece lezzetli olup olmadığını anlamanız yetmez beyler bayanlar. Bir kuzu şişin içi kurutulmadan pişmesinin daha lezzetli sonuç verdiğini hepimiz öğrendik artık, bu da fark yaratmıyor. Ama o daha adını bile doğru yazamadığınız sosların içerisindeki tarhun miktarının doğru olup olmadığını, içine konan beyaz şarap ve beyaz şarap sirkesi miktarlarının uygun olup olmadığını eğer bana söyleyebiliyorsanız, o zaman size saygım sonsuz. Bunu ben yapamıyorum. Yapabileceğimi de asla iddia etmiyorum. Bu nedenle "gurme" olduğumu, gurme olma yolunda biri olduğumu asla söylemiyorum, söylemeyeceğim.

Hele geçenlerde yine şöyle gurmeyiz böyle acayibiz diyen bir kaç tane arkadaş gidip bir fastfood zincirinin kampanyasında bir sürü fotoğraf paylaştı, şöyle harika böyle lezzetli diye yazıp durdular... Ciddiyeti kalmıyor işin, komik oluyor gerçekten.

Kendi adıma konuşursam, bu satırlarda yapmaya çalıştığım bir tek şey, sizlere karşı olabildiğince dürüst ve basit bir şekilde, yediğim veya yaptığım yemekleri anlatmak. Şunu da bilin isterim ki, bu sayfalarda bahsi geçen restoranların bugüne kadar sadece iki tanesine misafir olarak gittim (bunlardan birisi maalesef artık yok), onun haricinde gittiğim hiç bir yere kendimi tanıtmıyorum ve hesabımı da kendim ödüyorum. Aksi taktirde, özel bir muamele görüp sizlere karşı borcum olan dürüstlüğümü yitireceğimi de düşünüyorum. Elbette, dürüst ve gerçekten bu işe zaman ve enerji harcayan arkadaşlarım var, onların yeri ayrı ve gayet ciddiye alıyorum kendilerini, ancak bugün özellikle instagramda "gurme" olduğu iddiasındaki bir çok arkadaşın bu iddialarından çok uzak oldukları düşüncesindeyim.

Tam bu satırları yazarken de, şahsi instagram hesabıma "Instagram gerçek Türk takipçi satılır" diye 3 tane mesaj gelmesi de adeta bir işaret...

Gurme arkadaşlara sonsuz başarılar diler, sizlere de mutluluklar dilerim.