Hoşgeldin

Marketlerde boy gösteren birbirinden "düzgün şekilli" sebzelerin güvenilirliği giderek daha fazla soru işareti haline geliyor. Peki güvenilecek gıdayı nasıl temin edebiliriz?

Kısa bir aradan sonra tekrar merhaba. Sürekli gergin bir gündemi yaşadığımız güzel ülkemizde hayat bazen çok zorlayıcı gelebiliyor. Bazen de bir anda hayat değişiyor, bambaşka öncelikler bir anda yüzünüze çarpıveriyor. O zorlayıcı gündem neredeyse takip bile edilemez oluyor.

İki hafta kadar önce hayatım tümüyle değişti. Bugüne kadar bildiğim hayatım sona erdi, yeni bir hayata başladım, ve kendimi ve sevgili eşimi bu hayatta tekrar tanıyor ve tanımlıyorum. İki hafta önce, baba oldum. Artık hayat eskisi gibi değil, alınacak her karar daha ince düşünülerek alınmalı, yapılacak her şey daha dikkatle planlanmalı.

Bu, öncelikle daha sağlıklı bir yaşam demek, spora gidilecek, yeme miktarı azalacak, yiyecek kalitesi artırılacak. Sigarayı bırakalı zaten aylar oldu. Ama bu tek başına yeterli değil, özellikle alınan gıda kalitesini sorgulamak gerekiyor. Daha önce de yazmıştım, iyi kalite meyve, sebze, et bulmak her geçen gün zorlaşıyor. Marketlerde boy gösteren birbirinden "düzgün şekilli" sebzelerin güvenilirliği giderek daha fazla soru işareti haline geliyor. Peki güvenilecek gıdayı nasıl temin edebiliriz?

İşte, bu boşluğu fark edip, organik tarım ve hayvancılığa yönelen üreticiler, önümüzdeki dönemde giderek daha fazla pazar payı alacaklar. Bunlardan birisi, son dönemde sıkça adını duyduğum Taze Direkt.

Taze Direkt, bir tür sanal süpermarket. Web sitesi veya akıllı telefon uygulamaları ile erişmek mümkün. Farklı yaptıkları iş ise, önemli bir kısmını kendileri ürettikleri meyve, sebze, süt ve yumurta gibi ürünleri, doğrudan müşterilerle buluşturmaları.

Sadece kendi üretimleri değil, aynı zamanda iyi kalite ve her yerde kolayca bulunmayan bir çok ürünü de satışa sunuyorlar. Örneğin, tatlı patates veya kale gibi, bizde pek bilinmeyen ama bir çok ülkede çok sağlıklı oldukları bilgisiyle ortalığı kasıp kavuran ürünleri burada bulabilirsiniz. Tatlı patates örneğin, bu aralar bizim evde en çok pişen yiyecek oldu bir anda, bir sonraki yazımda kendisinden bahsedeceğim. 

Ben şahsım adına, bir kaç haftadan bu yana, haftada bir alışverişimi oradan yapıyorum. İlk başladıkları zaman biraz şüpheyle yaklaştığımı ve ürünlerin yetersiz olduğunu düşündüm, ancak zaman içinde bu durum değişti ve şu anda oldukça geniş bir çeşitlilik ve iyi kalite sunduklarını söylemek mümkün. Genellikle et ürünleri için mahalle kasabını tercih etmeye devam etsem de, mantar, sebze ve meyve alışverişim giderek daha fazla oraya doğru kayacak gibi görünüyor şimdiden. Daha önce yapmadıysanız, ve sağlıklı gıda konusunda benim gibi endişeleriniz varsa, bir denemenizi öneririm.

Son olarak, hoş geldin oğlum, hayatımıza katacağın renkleri görmek için sabırsızlanıyoruz..