Meğer bugüne kadar kebap yememişiz: Gaziantep

Bu hafta yine böyle bir iş gezisi nedeniyle hayatımda ilk defa Gaziantep'e gittim. Gittim gitmesine de, bunu yaşamak hem benim hem arkadaşlarım için çok zor oldu. Neden mi? Anlatayım...

Önceki yazılarımdan takip edenler bilirler, iş dolayısıyla sık seyahat edenlerden biriyim. Bu elbette yorucu bir durum, ancak gittiğim yerlerin mutfaklarını tanımama da imkân sağlıyor, bu da işin güzel tarafı elbette.

Bu hafta yine böyle bir iş gezisi nedeniyle hayatımda ilk defa Gaziantep'e gittim. Gittim gitmesine de, bunu yaşamak hem benim hem arkadaşlarım için çok zor oldu. Öncelikle, Gaziantep yemekleri ile ilgili söylenen tüm yazılar doğru. Bu kadar lezzetli kebap ben gerçekten yemedim. O yüzden, söyleyecek söz bulamıyorum, nerede ne yediysem müthişti. O yüzden de, şahsi Instagram hesabımdan paylaştığım fotoğraflar dolayısıyla arkadaşlarımdan yemediğim laf kalmadı, 4-5 kişi de takibi bıraktı. Fotoğrafların bir kısmı bu yazıda yer alıyor, tümünü görmek için Instagram'dan beni bulabilirsiniz. Çektirdiğim eziyet için buradan arkadaşlarımdan da özür diliyorum.

Genellikle bu tür yazılarda benzer yerleri okuyorsunuz, ama bir sebebi var, yemekleri gerçekten çok çok iyi. Gelin bir kaç mekanı da birlikte inceleyelim.

Simit Kebabı

Kebapçı Halil Usta

Kebapçı Halil Usta, 1972'den bu yana hizmet veriyor. Şehrin merkezinden biraz dışarıda kalıyor. O yüzden araçla gitmenizi öneririm. Zeugma Müzesi'nin arkasında kalıyor yeri, programınızı ikisine göre ayarlayabilirsiniz.

Halil Usta muhteşem bir adam. Etleri zaten olağanüstü, onu anlatmaya kelimeler yetmez. Koyun eti kullanıyor, etleri kendisi seçiyor. Gaziantep'te genel eğilim yarım porsiyonlarla 3 çeşit denetmek. Simit kebabı, kuşbaşı, küşleme ile sizi iyice doyuruyor. Salatası da bol naneli ve ferahlatıcı. Buranın yemekleriyle ilgili güzellemeleri birçok yerde ayrıntılı okuyabilirsiniz.

Ancak, benim esas sevdiğim şey, Halil Usta'nın güleryüzü. Kapıdan giren tüm çocuklara kocaman birer lahmacun veriyor, arkalarından da büyük bir mutlulukla gülümsüyor. Yanına gidip kendisine bunun için teşekkür ettiğimde de, ben zaten kendime yetecek kadar kazanıyorum burada, o çocukların karnını doyurmak en büyük mutluluk diyecek kadar da şahane bir adam. Bu lahmacunları müşterilerine de vermiyor bu arada, hepsi çocukların.

Kebapçı Halil Usta, saat 12'ye doğru servise başlıyor, 3-4 gibi dükkanı kapatıyor, bunu da not edelim. Karışık kebap yediğinizde ortalama 25-30 TL ödüyorsunuz.

Havuç dilimi

İmam Çağdaş

Gaziantep'in bir değeri de İmam Çağdaş, zaten herkesin en iyi bildiği yerlerden. Burası diğerlerine kıyasla lüks sayılabilecek bir kebapçı. Ali Nazik, tereyağı ve sarımsak ile buranın en büyük yıldızı, gerçek bir süperstar. Lahmacunu da bol malzemeli ve kıtır. Patlıcan kebabı çok farklı değildi ama şişler yine buranın standartlarına göre yapılmış, kurumayan etler, nefis terbiyeler. Hafif bir acılık var genellikle. Ayranı da mutlaka için. Küşleme yine müthiş.

İmam Çağdaş'a gelip tatlı yememek olmaz, havuç dilimi buranın imza tatlısı. Hafif ılık, bol fıstıklı ve tereyağlı havuç dilimi de yine muhteşemdi. Ayrıca garsonların bitirim halleri de burayı keyifli kılıyor. İmam Çağdaş gelmişken mutlaka uğranacak yerlerden. Oldukça fazla et yememize ve tatlıya rağmen, adam başı 50 TL bile ödemedik, bu da önemli bir not.

Küşleme

Küşlemeci Mehmet Usta

Eğer biraz şehir dışı kalan Halil Usta'ya gidecek vaktiniz yoksa burayı da deneyebilirsiniz. Lahmacun Çağdaş kadar iyi değil, etler oldukça yakın kalitede. Ama yanlış anlaşılma olmasın, Ankara'da İstanbul'da bu kalite çok zor. Hele bu fiyatlara imkanı yok bulamazsınız. Biraz yakınına da en iyi ihtimal iki katını ödersiniz.

Mehmet Usta, Halil Usta'nın kardeşi deniyor, açıkçası ben sormadım. Öyleyse de diyebilirim ki boynuz kulağa çok yaklaşmış ama geçememiş. Özellikle simit kebabı Halil Usta'da daha iyi gibi. Fiyatlar yine kişi başı 25-30 TL civarı.

Metanet

Metanet Çorbacısı

Antep'e sadece bir gece kalacak şekilde geldiğimden, Katmer ile Beyran arasında bir seçim yapmam gerekti. Bu zorlu sürecin sonunda Beyran'ı denemeye karar verdim. Metanet, bu konuda isim yapmış bir yer. Kebaplarını deneyemedim.

Beyran, burada kahvaltıda içilen bir çorba. 12 saat haşlanmış kuzu eti, haşlanmış pirinç, et suyu, tereyağı ve salça bakır kaplarda yüksek ateşte porsiyonluk olarak kaynatılıyor. Masaya geldiğinde çorba ve bakır tabağı son derece sıcak oluyor, aman yanmayın. Hafif sarmısaklı ve acılı haliyle beyran çorbası da Antep yemekleri arasında ününü hak ediyor, ama kışın daha keyifli olacaktır tahminimce. Özellikle odun ateşinde pişmiş katmeri yemediğim için hala içim sızlasa da, etli çorba sevenlere hararetle tavsiye ederim. Hararet demişken de, çorba geldiğinde çok çok sıcak oluyor, aman yanmayın. Porsiyonu 12 TL, bir öğüne yakın doyuruculukta.

Baklava

Koçak Baklava

Gaziantep bir kebap ve baklava kenti dersek yanıltıcı olmaz. Baklava konusunda öne çıkan markalar, medyada daha çok yer bulan İmam Çağdaş ve Koçak, Güllüoğlu da tavsiye edilenler arasında. Baklavanın kilosu, bu tür daha marka yerlerde 48 TL civarında, havuç dilimi 55 TL, özel tatlılar da 70 TL.

Ben Çağdaş'ta havuç dilimi yemiş ve çok beğenmiştim, Koçak'ta baklava ve şöbiyet tatma şansım oldu. İbrahim usta işini çok iyi yapıyor. Glikoz yok, tereyağı kokusu ve tadı var, fıstıklar bol ve en iyisinden seçilmiş. E daha ne olsun? Hediyelik baklavalarımı da buradan satın aldım. İmam Çağdaş ile arada bir fark var mı derseniz, çok küçük bir farkla (muhtemelen tereyağı miktarı) Koçak daha lezzetli, ama gerçekten bir fark bulmak için çaba harcamanız gerek.

İçli Köfte

Aşina Restoran

Gaziantep yemek kültürü elbette kebaplarla biliniyor ve pazarlanıyor. Ancak bir de yerel sulu yemekler var, kebaptan fenalık geldiğinde bunları denemekte fayda var. Alışveriş yaptığım bir yer bunlar için bana Aşina'ya gitmemi önerdi.

Aşina yine bol kebap seçeneği sunan bir mekan. Kebap yemedim, yorum yapamam. Ancak biraz daha yerel tatlar da bulunabiliyor burada.

Mercimek ve bol tahıl ile hafif salçalı yapılan alaca çorbası bunlardan biri, hafif tatlımsı bir lezzet vardı çorbada ama kaynağını çözemedim, ilginç bir çorba, denenebilir. Fiyatı 6 TL.

İçli köfte ise bir hayli başarılı, incecik bir bulgur katmanı ile yapılmış, kızartma olmasına rağmen yağ çekmemiş, içi de fıstıklı olmasına rağmen hafif. Ankara ve İstanbul'da böylesi pek bulunmuyor. Tanesi de 3 TL.

Son olarak tattığım yuvalama da naneli tereyağı ile lezzetlendirilmiş, eti yumuşacık, özellikle içindeki köftelerin boyutları o kadar küçük ki, ya makina ile yapılmış olmalı ya da çok ciddi bir emek ürünü. Fiyatı 15 TL.

Sonuç: Gaziantep Müthiş

Gerçekten müthiş. Bir kere yediğiniz her şey harika. Zaman darlığı dolayısıyla ben gezemedim ama müzeler bol. Bakırcılar çarşısı ve çevresinde dolaşmak büyük keyif. Kahveler çok lezzetli, ve hepsinin yanı sıra, ucuz. İki gün Gaziantep'te kalacak bir tur yapan bir İstanbullu, yemek fiyatlarının farkıyla hem uçak hem de oteli neredeyse bedavaya getirir, o kadar ucuz. Geçenlerde restoranlardaki kazıkla ilgili yazdıklarıma kanıt gibi adeta. Ancak benim önerim, serin vakitlerde gitmek daha sağlıklı olacaktır. Özellikle yazın çok sıcak olan gündüz saatleri bu kebapları yemek ağırlık hissettirebilir.

Yazmayı da bitirdim, şimdi müsaadenizle koşmaya gidiyorum. Sevgiler...