Turizm'in acı halleri

Fahiş fiyatlar, iş bilmez elemanlar ve daha pek çok şey... Tatil güzel ama tatili zehir edecek o kadar çok şey var ki...

Bu hafta tatildeydim. Tatil güzel elbette, gündeme uzak kalıyorsun, olanlara uzaktan hafifçe söylenebiliyorsun ama çok takılmıyorsun. Ancak tatili çirkinleştiren, turizm sektörüne ciddi zarar verebilecek bir çok faktör de var. Gelin beraber inceleyelim:

O NE FİYAT!?

Her sene, Bodrum'daki fiyatlar ayrı bir polemik konusu memlekette. Bu sadece Bodrum için geçerli değil elbette. Alaçatı örneğin, ben ilk olarak 1993'te bir tiyatro festivali için gittiğimde nefis bir Ege Köyü iken, şimdi af buyrun tuttukları anda "öpücüklere boğulduğunuz" güzide bir tatil beldesine dönüştü. Kate Moss Bodrum'da pidecide gelen 7.000 hesap yüzünden delirdi, lahmacun olmuş 50-60 tl. Pek çok yerde aynı mantık, zaten sezon kısa, voliyi vurup gidelim hesabı. Bu paralara sunulan hizmet iyice içler acısı. 

İŞ BİLMEZ ELEMANLAR

Kaldığım butik otelde, sipariş ettiğim roze şarap sıcak olarak masama gelebiliyor. Ilık falan değil, gerçekten sıcak. Eh gidelim güzel bir yemek yiyelim deseniz, hele hele Bodrum ve civarında doğru düzgün bir yemek bulabileceğiniz yer sayısı çok az. Hele bir sefer, bir servis elemanına "ne önerirsin" diye sorup menüdeki en pahalı ürün harici bir cevap alsam, dişimi kırarım. 

HERŞEY DAHİL SİSTEMİ

İster inanın, ister inanmayın, turizmin en büyük zarar gördüğü konu bu herşey dahiller. Birincisi, konaklayana sunulan yemek kalitesinin korkunçluğu. Şöyle ifade edebilirim, bir yakınım otellere gıda toptancılık işi yapıyor, kendi çocuklarını en lüks otelin kahvaltısına bile götürmek istemiyor. En düşük kalite malzemeler, en düşük kalite yiyecek ve içkiler, hepsi buralarda. Daha da kötüsü, bunlar yüzünden etraflarında düzgün iş yapmaya çalışanlar da batıp gidiyor. 

Esas üzücü olan, bütün bu süreç yurtdışından gelen turistlere de daha da beter şekilde yansıtılıyor, hele onlara nasıl olsa bir daha gelmeyecek diye iyice kabaran faturalar ödetiliyor, ileride gelecek turistin de böylece gelmemesi için tavsiye almasına varacak süreç başlıyor. 

Bu şekilde yapılan işletmecilik maalesef hırsızlıktan farksız benim gözümde. Ancak, biz tüketiciler olarak bu tür yerlere gitmeye devam ettiğimiz sürece onlar var olacaklar. Biz de her sene plazalarımızda yanık tenlerimizle "abi Kaş bitmiş yaaa" demeye devam edeceğiz. 

EN İYİ PİZZA ARAYIŞI DEVAM EDİYOR

Türkiye'nin en iyi pizzacısını arayışımız devam ediyor. Tavsiyeleriniz için eniyipizza@gmail.com adresine mail atabilirsiniz. Ankara ve İstanbul'da mutlaka denemeye çalışacağım, diğer illerde de elimden geldiğince fazla mekana uğramayı umuyorum. 

Mutlu bir haftasonu dilerim.