2012 Ebeveynlik Manifestosu

Türk'üm, doğruyum, çalışkanım, anneyim!

Twitter ve Facebook’ta hedefsizce dolandığım bir gün akşamda karşıma: 2012 Ebeveynlik Manifestosu. Lifefocus isimli koçluk firması oluşturmuş. Hem kariyer hem de ebeveynlik koçluğu yapan bir firma. İşi sulandırmadan, temel noktalara değinerek çok güzel bir liste hazırlamışlar. Buraya sığan birkaç maddeyi aldım, kendi durumumu da ekledim. Azıcık sulandırdım tabii. Tamamını okumanızı tavsiye ederim! 
www.Lifefocus-tr.com
* * * 
* Çocuğunuza sorun: Sence ben nasıl bir anneyim? Leyla’ya sordum, cevap verdi: Annecim, çookkk tatlısıınnnn! Böyle devam! 

* İyi bir dinleyici misiniz? Çocuğunuzu ne kadar iyi dinliyorsunuz? Susarak, lafını kesmeden, o konuşurken başka bir şeyle ilgilenmeden, düşünmeden? Napıyorsun dediğimde anlattığını 100 kere dinleyebiliyorum. 57 kere sorduğu sorulara da aynı konsantrasyonla cevap verebiliyorum. 

* Ne kadar koruyucu bir ebeveynsiniz? Aslında kendisi yapabileceği halde çocuğunuzun adına hangi işleri yapıyorsunuz? Sıfıra yakın! Yapacağını bildiğim hiçbir şeyi yapmamaya çalışıyorum. En son sofrada bıçak kullanmayı deneyip bütün yemeği yere uçurdu mesela. Eli temizliğe de yatkın, gündelikçiyi iptal mi etsem? 

* Kendinize ne kadar vakit ayırıyorsunuz? Siz beynen, fiziken, ruhen sağlıklı olmazsanız; bunu çocuğunuza da olumsuz yansıtırsınız. Kendime, Leyla kadar vakit ayırıyorum. Bütün gün işte olduğum için duyduğum vicdan azabını, hobilerimi, sporu silerek yatıştırıyorum. Geri kalan her şeyi birlikte yapıyoruz. Maniküre, yastık almaya, ev alışverişine birlikte gidiyoruz. Banyoya bile! 

* En son ne zaman size saçma gelse de onun bayıldığı bir oyunu oynadınız? Her akşam oyuncaklarla hayali yemekler pişirip yiyoruz. Gerçek yemek saati geldiğinde, “Ben doydum” diye yemek istemiyor, savaş çıkıyor. 

* Çalışan anne olmak zor. Uzun saatler onun yanında değilsiniz. Ama bunu hem onun için hem de kendiniz için yapıyorsunuz. Çalışan anne olmanın olumsuz duygularından, suçluluk, vicdan azabı gibi sizi yiyip bitiren duygulardan uzaklaşın. Oooolllduuuu! 

* Çocuklarımızın en önemli rol modelleriyiz. Onlara iyi ya da kötü örnek olduğunuz yanlarınız neler? Araba kullanırken Leyla’nın kulaklarına tıpa takacağım. Anladınız siz! 

* Çocuğunuz bir yetişkin olduğunda kalbinde taşıdığı değerleri, hayatta sergilediği duruşu nasıl olsun istiyorsunuz? Vicdanlı, adaletli olsun, hayvanları sevmeye devam etsin. Bakın bunda sonuna kadar ciddiyim! 

* Çocuklarınızla nasıl konuşuyorsunuz? Genelde ne yapacağını söyleyen, direktif veren tonlarda mı? Yoksa karşınızda sizden farklı bir birey olduğunu fark ederek mi? Leyla’yla konuşurken yere çömelmekten dizlerim birer bozuk makineye döndü. Çocuk kafasıyla düşünmekten ve açıklayıcı olmaktan ofiste dalga geçilir oldum. 

* Anneler; taşıyabileceğinizden çok daha fazla yükü sırtlarınıza alıp; sonra onların altında ezildiğinizin farkında mısınız? Lütfen iş listelerinize tekrar bakın. Tamam, yeni görev belirlenmiştir! Vücut geliştirmeye gideceğim. 

* Bir manifesto okudum; hayatım değişti diyebilsek ne güzel olur… Manifestolara inanırım ama hayatımın bir yazıyla değişemeyeceği kadar Başak burcuyum. Ama ne demişler; gerçekçi ol, imkânsızı iste. 

* Çocuklarınız elinizde boş bir tuval gibi… Ve siz ebeveynleri olarak bir sanat eseri yaratmak için gerekli olan her şeye sahipsiniz. Düzeltiyorum; ben Leyla’nın elinde boş bir tuvalim. Parmak boyaları ve tükenmez kalemleri keşfettiğinden beri boyanmadık yerimiz kalmadı. En son evde hasta halde uyurken cici yapıyorum ayağına suratımı siyaha boyamıştı.