Bu adımlar Cerebral Palsy'li çocuklar için!

Bir ofis insanı günde 3bin adım atıyor. Neden daha yükseği hedefleyip, o adımları iyi bir sebep için atmıyoruz?

Tatildi, hastalıktı derken, çok geç haberdar oldum Steptember’dan. Yanlış yazmadım, September (Eylül) değil, STEPtember. (Step = adım) Neyse ki kaydın son günlerinde katılmayı başardım, ben de bir Steptember destekçisi oldum.

Farkındayım, şu ana kadar yazdıklarım çoğunuza Çince. Adım adım anlatayım;

Gelişimsel sorunları kapsayan Cerebral Palsy, hareketi programlayan, başlatan, düzenli olmasını sağlayan beyin ve beyincikteki bozuklukların yüzünden oluşan durumdur. Anne karnında ilk aylarda oluşabilecek bir gelişimsel sorun Cerebral Palsy'ye sebep olabileceği gibi, 3 yaşına kadar beyne veya beyinciğe zarar veren herhangi bir olay da Cerebral Palsy oluşmasına  neden olabilir. Hamilelikte kullanılan ilaçlar, düşük tehdidi, kafa darbeleri, yüksek ateşli hastalıklar, kan uyuşmazlığı vb… Sonuç: Cerebral Palsy’li bir çocuğun ömür boyu rehabilitasyona ihtiyacı var.

Steptember, 2011’de Avustralya’da başlayan bir bağış kampanyası. Türkiye’ye Ağustos’ta hayata geçen ayağın sahibi, geçmişi 40 yıla dayanan Spastik Çocuklar Vakfı. 3 Eylül’le başlayan ve 30 Eylül’e kadar sürecek Steptember’da, 4 kişilik takımlar halinde yarışılıyor. Yarış, lafın gelişi, aslında herkes daha çok bağışı toplamak için uğraşıyor. Amaç, her takım üyesinin Eylül ayında 28 gün boyunca günde 10bin adım atması. Bu adım sayısı,  bütün kıtalardaki en yüksek zirveyi tırmanmaya eş değer. Daha önemlisi, fit kalmak için bütün sağlıkçıların da bas bas bağırdığı miktar.

Özetle, Steptember, Cerebral Palsy’li çocukların rehabilitasyonu için bağış toplarken, aktif olmak için eğlenceli bir yol.

Ben işe geç dahil odluğum için maalesef gelin siz de takım kurun diyemiyorum. Bu noktada yapabileceğiniz en iyi şey, www.steptember.org.tr sitesinden takımlara bağış yapmak. Tabii ki bağış bizim şahsımıza gelmiyor, Spastik Çouklar Vakfı’na yapıyor, bizi de motive etmiş oluyorsunuz.

Söylemesş ayıptır, takımım süper. Dört farklı kadın, ikisi anne, ikisi değil. Ben ve ekip arkadaşım Merve Arbaş Özkaynak’ın yanı sıra iki harika kadın daha var. Biri Özge Uzun. Hepiniz benim gibi TV’den tanıyorsunuz. Yüzyüze teşvik-i mesaimiz hiç olmadı ama sosyal medyada bizi tutabilene aşk olsun. İki çocuk annesi Özge, her gün sağlam spor yapıyor. Son üye, nerdeyse profesyonel sporcu desem yalan olmayacak biri, Özlem Duygu. Özlem, Iron Man başta olmak üzere onlarca triatlon, dekatlon ve yarış bitirdi. Anladınız, takımı birbirine kırdırmak yoluyla artıracağım ben bizim adımları. Çünkü yürüme dışındaki 40’ın üzerinde aktivite cinsi adımlara eklenebiliyor. Ben ise saat başı adım ölçerime bakıp seviniyorum. Dün mesela, hasta olmama rağmen günü 10bin500 adımla bitirdim.

Türkiye’deki diğer takımları da inceledim. Görünen o ki, EY Türkiye (eski adıyla Ernst & Young), Odeabank, Aksan Hukuk Bürosu, Ford Otosan, Grup 7 PR ve Sahibinden.com en fazla sayıda sosyal sorumluluk duygusu gelişmiş çalışana sahip. Hepsini tebrik ediyorum. Bu iş kurumsal olarak işe yarar mı diyenlere de cevap olsun bu bilgi.

İster seçtiğiniz başka birine, ister bizim takıma bağış yapın, hepsi aynı hedefe gidecek.

HürAdımlar’ın durumunu görmek ve desteklemek isterseniz, buyrun size link:

https://event.steptember.org.tr/donate/onbehalfof?id=05d07820-2397-4c22-adca-af59aedf18d5