Canım Türkiye'm!

Biz çocuk tacizinde yerimizde sayarken, Avrupa paralel evrenden bildiriyor.

Hayatımın yaklaşık 8 senesini geçirdiğim Avusturya ile bağlarım yakinen devam ediyor. İstanbul’a geri göçtüğümde bekar olan tüm arkadaşlarım çocuklandı. Artık bol bol çocuk muhabbeti yapıyoruz. Çok öne çıkan bir konu da, çocuğa saygı duyulması hakkı, çocuk tacizleri, pedofili gibi konularda iki ülke arasındaki farklar. Seyahatlerimizde bir kişi bile Laylu’nun kafasını, yanağını okşamadı mesela. Bizdeyse mıncıklayan mıncıklayana. O elinle az önce poponu mu sildin, para mı tuttun, nezle misin, neden dokunmak zorundasınız kardeşim illa çocuklara?.. Ne zaman Avrupa’dan Türkiye’ye yola çıksak, daha uçakta belli ediyor Türkler kendilerini. Koltuk arasında yürürken her birini kırmak istediğim bir sürü el yapışıyor çocuğun suratına. Leyla bebekken omzumdan sarkan elini öpen birini elimden zor almışlardı.

Geçen gün Viyana’dan yakın bir arkadaşımla konuşurken aşağıdaki iki konuyu anlattı bana.

KEDİ-KÖPEK FOTOĞRAFIYLA KANDIRMA

Anlatacağım şeyi Türkiye’de duymadım ama benim duymamam önemli değil. Referans olmaktan da korkuyorum ama bizde de yaşanması an meselesi olabileceği için yazmadan geçemeyeceğim. Çocuk tacizcileri, parkta veya sokakta tek başına gördükleri çocuklara, cep telefonu veya fotoğraf makinelerinden yavru kedi-köpek fotoğrafları gösteriyormuş. “Sevmek istersen, hemen şu ağacın arkasında, bir alt sokakta, şu karşı evde…” gibi söylemlerle çocukları kandırmaya çalışıyorlarmış. Çocuğunuzu tembihleyin. Evini sokaktan aldığı kedi köpeklerle doldurmuş, sokak hayvanlarına alışık milletin hayvansever çocukları için gerçekten çok kolay işleyebilecek bir kabus.

FOTOĞRAF YASAĞI

Tanımadığımız kişiler Leyla’nın sürekli fotoğrafını çekmeye çalışıyor ve bazen izinsiz çekenleri uyarmam gerekiyor. Başta da plajda. Kimin, ne için çektiğini asla bilemezsiniz. En kıymetli varlığınızın masumca gülümseyen Hello Kitty bikinili fotoğrafı, bir anda uluslararası bir network’te veya bir pedofilin bilgisayarında başköşeye çıkabilir. Paranoyak demeyin bana, Türkiye ensest ve pedofilide Avrupa birinci liginde!!!

Biz burada elâlem çocuğumuza izinsiz dokunmasın, fotoğraf çekmesin diye debelenirken, bakın Avusturya konuyu nereye taşımış: Viyana’daki halka açık havuzların çocuklara ayrılan bölümlerinde fotoğraf çekmek tamamen yasaklanmış. Anne-babalara da mı izin yok, dedim. Bu, hâlâ süren bir tartışmaymış. Tekil vakalar, o an oradaki diğer ebeveynler ve işletme yönetiminin inisiyatifi ile çözümleniyormuş. Yani ebeveyne izin vermeyen bile var. Anlatabildim mi bilmem…

Bir mutlu haber...

Hoş geldin Minni Leyla!

Artık tohuma kaçmaya yakın, tekrar doğurma ihtimalim sıfıra yakın ya… Ne zaman çok sevdiğim bir yaşıtımın çocuğu olsa kendim gibi seviniyorum. Hele ki onun nerdeyse çocukluğunu biliyorsam. Anladınız, benimgillerden biri daha çocuklandı. Siz onu DJ Fuchs diye bilirsiniz, benim için Ali. Hatta, “zum gali gali, balon kafa Ali.” Bu bebek bana iki kat özel, çünkü o da Leyla. Mıncıklamaya gün sayıyorum. Hoşgeldin Minni Leyla!