Cumhuriyet Bayramı

Bu fotoğrafa bakan ve Türkiye'nin hızla ilerlediği yolu görenlerden bir ricam var.

- Anne, Cumhuriyet Bayramı ne demek.

- Türkiye’nin doğumgünü demek.

- Atatürk Amca’nın öldüğü gün diil yani, di mi?

- Hayır canım. Ona biraz daha var. Bugün, Türkiye Cumhuriyeti doğdu. Atatürk bize bu ülkeyi, modern hayatı hediye etti.

- Modern ne demek?

- Eğitim alabildiğin, dünya standartlarında yaşadığın, kadın-erkeğin eşit olduğu hayat şekli diyebiliriz. Cumhuriyet, özellikle kız çocukları için çok daha kıymetli Leyla’cım.

Böyle başlayan sohbetimiz, yaşadığımız semtteki Cumhuriyet Bayramı yürüyüşü ve töreni ile devam etti. Mahalle parkında buluştuk, ellerimizde bayraklar, Atatürk heykeline kadar yürüdük, hep birlikte İstiklal Marşı’nı söyledik. Sonra da toplu fotoğraf çektirdik.

Ama çok küçük bir gruptuk maalesef. 50 kişi ya vardı ya yoktu. Bizimki kadar “modern” geçinen, mahallede hâlâ şortla, atletle elini kolunu sallayarak rahatça dolaşabilen, belediye seçimlerinde açık ara farkla CHP’ye oy veren bir semtte, böyle düşük bir katılım üzücüydü. Gruptakilerin çoğu, semtin en büyükleri idi. Bir de bizim gibi, çocuğuna bir şeyler aşılamaya çalışan üç beş ebeveyn…

Bu fotoğrafa bakan ve Türkiye’nin hızla ilerlediği yolu görenlerden bir ricam var: Elimizden alınmaya çalışılan bu çok özel birkaç günü, kurban bayramının dördüncü günü sıradanlığında yaşarken, sabah uyanamadım da gelemedim derken, lütfen “başımıza neler neler geliyor” diye söylenmeyin. Bu sadece bir anı fotoğrafı değil çünkü. Bu bir duruş, niyet belli etme, birlik olma.

KUDURGAN LAYLU

“Kudurganlık” bizim ailede genetik. Bana annemden geçmediği kesin ama bendeki bayrağı Leyla devraldı. Bazı durumlarda da yaramazlık “telkin” yoluyla oluyor sanırım. Nasıl mı?

Perşembe gecesi annemlerde kaldık. Dün sabah uyandık, bizimki evde pür neşe gürültüyle koştururken birden sessizlik oluverdi. Annem telaşla geldi, Leyla’yı bulamıyorum, dedi. Nasıl yani, deyince, akşam ona bizim çocukkenki saklanmalarımızı anlattığını söyledi. Evet, kardeşim Demir’le birlikte sürekli evde bir yerlere saklanıp annemi çıldırtırdık. Bayağı da iyiydik bu konuda. Öyle perde arkası falan kesmezdi bizi. Uzayan yemek masasının ek parçasının konduğu ara rafa falan girerdik.

Çok lazımdı ya bu bilgi, Laylu hemen uygulamaya koyulmuş. Ara tara, masayla büfenin arasında, bir iskemlenin altında bulduk. Bukalemun gibi uyum sağlamıştı yerine ama bizi yakalamak istiyorsa biraz daha çalışması gerek.