Dişli bir konu...

Altı yaşından itibaren her sene bir atraksiyon var çocukların ağzında. Biri düşüyor, diğeri çıkıyor. Sonuç: Aile albümünde uzun senelere yayılmış dişsiz fotoğraflar...

Çocukların 20 dişi vardır, büyüklerin 32. Altı yaş civarında süt dişleri düşer ve kalıcı dişler çıkar. Ansiklopedik bilgi bu şekilde. Genel kültür açısından yeterli bir bilgi olabilir. Pratik için yeterli mi? Birkaç ay önce sorsanız, evet, derdim. Bugünkü cevabım, kesinlikle hayır.

2016’nın Laylu’ya hediyesi, bütün haşmetiyle çıkmaya çalışan bir azı dişi oldu. 31 Aralık ve 1 Ocak günleri yanakları Heidi gibi kıpkırmızıydı. İçimden “Bebekken diş çıkardığı zamana ne kadar benzedi” demiştim. Meğerse yeni diş çıkıyormuş. Öğreti 1: Diş, hangi yaşta çıkarsa çıksın, aynı semptomlarla geliyor. Bizim azı, azılı çıktı. Kızarıklığın yanı sıra ateş ve ağrı da yaptı. Günlerce kıvrandı bizim cüce. Özellikle de geceleri. Kendini yatakta sağdan sola atmaktan, yerlere yatıp yanağını soğuk parkeye dayamaya kadar...

Bilgisiz (ve ilgisiz) anne olarak sanırdım ki, önce öndeki dişler düşecek, sonra ne çıkacaksa çıkacak. Öğreti 2: Meğer “Birinci Büyük Azı” denen bu diş, diğerleri düşmeden önce çıkarmış. Çoğunlukla en azından.  Hangisi önce buyurursa başımızın üstünde yeri var desem?

Leyla depresyondaydı, birçok arkadaşının ön dişleri düşüp yenisi geldi diye. “Ne kadar geç, o kadar iyi” diye teselli ediyorduk, inanmış gibi de yapıyordu ama özgüveninin yerine gelmesi, kazma dişin görünmesiyle oldu. Bugünlerde kimi görse “Baaaak kocaman azı dişim çıkıyor” deyip timsah gibi ağzını açıyor.

Sanırdım ki, 20 dişten 32’ye –ya da benim durumumdaki gibi 28’e- bir kerede olacak. Öğreti 3: Çocukların kalıcı dişlerinin tamamının çıkması 11-12 yaşını bulurmuş! Buna 20 yaş dişi denen “Üçüncü Büyük Azı”yı da eklersek, 17-25 yaşa kadar beklemek gerekiyor. Bazen de, hepimizin çevresinde sık sık duyduğu “40 yaşındayım, 20 yaş dişlerim çıkıyor, mahvoldum” vakasındaki gibi, kafalarına göre de takılıyorlar. Laylu bana ne zaman kaç dişim olduğunu sorsa, “Ben evrim geçirdim, 28 dişim” var diyorum. Cevap olarak, kuyruğun ne zaman kayboldu peki, diyor sıpa.

Özetle, diş konusunda gayet bilgisizdim sevgili okur. Hayatımda büyük bir eksik miymiş, hayır tabii ama konuya da hakim olmakta fayda var. En azından günü gelince rahat etmek açısından. Bu vesileyle dersimi çalıştım, öğrendiklerimi de hap bilgi şeklinde sizlere sunuyorum. Benimle aynı duruma düşmeyin, eşiniz dostunuz alay etmesin diye…

*Altı yaşında süt azıların yanında "6 yaş dişleri" dediğimiz kalıcı dişler çıkmaya başlar. Bunların bir adı da “Birinci Büyük Azı.” Altta ve üstte 2’şerden toplam 4 tane çıkıyorlar. Birçok ebeveyn bu dişlerin çıktığını fark etmezmiş. Hatta çürüdüğünde nasıl olsa süt dişi diye çekilebilirmiş. Aman dikkat! Kalıcı dişlerin eksikliği, dişlerde çarpıklığa sebep olurmuş.

* Süt dişlerinin düşmeye ve yerine kalıcı dişlerin gelmeye başlaması 6-11 yaş arasında olurmuş. Hormonlu zamane azmanlarında 5 yaşında da olabiliyor. Çok şaşırmamak gerek. Önce alt orta süt dişleri düşüyor, yaklaşık bir sene sonra üsttekiler.  Altlar, ütler, yan kesiciler derken altı-yedi yaşından itibaren ağızda her sene bir atraksiyon var şeklinde özetleyebilirim. Bu doğal süreç, uzun seneler sürecek dişsiz fotoğraflarla girecek aile tarihimize.

* 11-12 yaşında “İkinci Büyük Azı” dişleri çıkıyor. Bunlar da Birinci Büyük Azı gibi, daha önce olmayan dişlerin çıkması. Hangisi düşecek de, yerine gelecek diye aramayın yani.

* Diş sayısının 32’ye tamamlanması, Üçüncü Büyük Azı’ların, yani 20 Yaş dişlerinin çıkmasıyla oluyor. 17’den itibaren bekleyin. Ya da benim gibi ümidi kesip, sıkıntı yaşamadığınız için sevinin.

* * *

TESELLİ BİLGİSİ:

Süt dişlerinin arasında açıklık olan çocuklardaki bu mesafeler çoğunlukla kalıcı dişler çıkarken kapanıyor. Hatta doktor arkadaşlarımın dediğine göre, bu, sevilen bir durum. Çene kemiği yeni dişler için yeterli yere sahip demekmiş. Bunu kendimden doğrulayabilirim; küçükken ön dişlerimin arasına parmağım girebiliyordu! Ne tel taktım, ne başka bir müdahale gerekti; dişlerim çok şükür gayet düzgün.

* * *

GENEL DİŞ BAKIMI HAKKINDA;

* Biz Leyla’nın dişlerini 1,5 yaşında fırçalamaya başladık. Şimdi 6’sı bitmek üzere ve çok güzel diş fırçalıyor. En iyi ders, birlikte fırçalamak. Siz ne yaparsanız, o da aynısını yapıyor.

* Küçük çocuklar için flor içermeyen diş macunu kullanmak gerekiyor. Onu da minicik, mercimek kadar koysanız yeter. 2-6 yaş arası için çok neşeli macunlar var. Simli, renkli, çilekli, Hello Kitty’li, korsanlı… Hani, keşke bizim de olsa, dedirtecek kadar. Altı yaşından sonra –ya da kalıcı dişler gelmeye başladıktan sonra- kullanabileceğiniz yine çocuklara uygun diş macunları bulunuyor. Onikiden sonra kavga başlıyor: Evlaaaadım şu tüpü ortasından sıkma dedim, sana!..

* Çocuğunuzun süt dişinde çürük varsa mutlaka tedavi ettirin. Nasıl olsa değişecek diye beklemeyin ya da çektirmeyin. Hem alttan gelecek dişlere etki edebiliyor bu çürükler hem de eksiliği çarpıklığa sebep oluyor.

* Diş çürüğü bulaşır! Çocuğunuz kimsenin çatal bıçağını kullanmasın. Sizinkini bile!

* * *

Ve son olarak, diş doktoru korkusu…

Ne ekerseniz, onu biçersiniz. Sağlıklı dişlere sahip bir yetişkinseniz, diş doktorundan korkmuyorsunuzdur. Eh, siz korkmazsanız, çocuğunuz da korkmaz! “Yaramazlık yaparsan seni diş doktoruna götürürüm” diye bir söyleminiz varsa, onu unutun. AVM’lerde falan o kadar çok duyuyorum ki…

Leyla’nın hayalini kurduğu ilk meslek diş doktorluğuydu. Yuvasının ilk senesinden başlayarak, her sene bir diş doktoru muayenehanesine okul ziyaretine gittiler. Ben kontrole giderken benimle geldi, kendi dişlerine de baktırdı. Bir süredir yine başımın etini yiyor. Bayılıyor diş doktoruna. Daha doğrusu “doktoruma.” Çünkü yakışıklı okul arkadaşım doktorumun da bu talebin oluşmasında bir katkısı var. Ne zaman konu açılsa, “Diş doktorumuz çok yakışıklı di mi” diyor sıpa...