Doğru sözlük

Türkiye'de devlet korumasındaki çocuklar medyada potansiyel suçlu olarak yansıtılıyor. Oysa dilimizi düzeltmek zor değil. İşte birkaç örnek...

ark ediyorsunuz değil mi; Türkiye’de devlet korumasındaki çocuk ve gençler, haberlerde, dizilerde, filmlerde; potansiyel suçlu, şiddet eğilimli veya cinsel istismar mağduru olarak yansıtılıyor. Haberin/senaryonun nesnesi konumuna getiriliyorlar. Farkında olmadan etiketlemeler kullanan medya, toplumsal bir soruna değinmeye ya da çocuk ve insan haklarını gündeme getirmeye çalışırken toplumsal önyargılarımızı pekiştirmiş oluyor.

‘Sosyal Duvarları Yıkalım’ projesi, Hayat Sende Gençlik Akademisi Derneği’nce hayata geçmiş, Sabancı Vakfı Toplumsal Gelişme Hibe Programı tarafından destekleniyor. Yıllardır sosyal hizmetler, çocuk, gençlik ve kadın hakları alanında uğraş veren bu kişi ve kuruluşlar, medya için öneri niteliğinde bir rehber sözlük hazırladı. Çalıştığım şirket Hürriyet Gazetecilik’in gazetelerin toplumsal dönüşümdeki güçlü etkisine olan inançla yürüttüğü çalışmalara can-ı gönülden inanıyorum. Medyanın dili değişirse, halkın dili de değişir. Bunu paylaşmayı görev bilirim. Lütfen günlük hayatınızda bu tanımların doğrularını kullanın ve çevrenizi de yönlendirin.

Evlatlık almak değil, evlat edinmek!: Çocuklar mal değildir; alınıp satılmazlar! Daha uzun bir cümle gereksiz di mi?
Kimsesiz çocuk değil, devlet korumasındaki çocuk!: Devlet korumasındaki çocuklar kimsesiz değil, ailenin ölümü, ekonomik yetersizliği, ihmal ve istismarı gibi çeşitli nedenlerle kendi ailesi yanında korunup bakılamayan 0-18 yaş arası çocuklardır. Devlet korumasında yetişen çocukların, kendi ailelerinin yanı sıra, kurum bakımı altındayken dostlarından oluşan kocaman bir aileleri vardır. Lütfen ‘kimsesiz çocuk’ yerine ‘devlet korumasındaki çocuk’ kalıbını kullanın.

Yurt değil, yetiştirme yurdu!: ‘Yurt çocuğu’ kalıbı, haberlerden dizilerdeki tiplemelere hep olumsuz imge ve söylemlerle toplumsal hafızamıza kazındı. ‘Yurt çocuğu’, ailelerin kendi çocuklarından uzak tutmak istediği başıboş ve ‘etiketlenmiş çocuk’ olarak zihinlerimizde yer etti. Bu yüzden de devlet korumasında yetişen çocukların maruz kaldıkları toplumsal dışlanmanın bir simgesi oldu.

Korunmaya muhtaç değil, ihtiyacı olan çocuk: Çocuk korunmaya muhtaç değildir, korunma hakkıdır. Tıpkı sevgiye muhtaç olmadığı gibi. Sevilmek de çocuğun en doğal hakkıdır. ‘Korunmaya muhtaç çocuk’ kavramı, acizlik belirtir. Bakınız: Anayasa ve Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi.

Yetimhane değil!: Çocuk evleri sitesi, ev tipi sosyal hizmet birimleri, yetiştirme yurdu, çocuk yuvası… Ne derseniz deyin, lütfen yetimhane demeyin. Büyükada’daki muhteşem tarihi Rum Yetimhanesi size nostaljik bir duygu veriyor olabilir, artık öyle demiyoruz. Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde babası ölmüş çocuklar için ‘yetim’, yetimlerin yaşadıkları kurumlara da ‘yetimhane’ deniyor. 

Yuvadan çocuk almak değil, evlat edinme&koruyucu aile olma: Devlet korumasındaki çocuk ve gençlerin ailenin parçası olmalarını sağlamalıyız. ‘Yuvadan çocuk alma’ ifadesi ne kadar yanlışsa, ‘evlat edinme’ ve ‘koruyucu aile olma’ o kadar doğru. Böyle demeye devam edecekseniz, eve gelirken bakkaldan da bir yoğurt alıverin.

Gerçek anne-baba değil, biyolojik anne-baba: Velayet davası haberlerinde çoğu zaman ‘biyolojik anne-baba’ yerine ‘gerçek anne-baba’ ifadesi kullanılıyor. Oysa devlet korumasındaki çocuk ve gençler için, onları ailenin bireyi olarak benimseyen, özen yükümlülüğünü üstlenen, onlara destek olan koruyucu aileler de ‘gerçek anne-baba’ kabul edilir. Doğru kullanım, ‘biyolojik anne-baba’dır. Çok netim: Anne-baba, çocuğu doğuran değil, yetiştirendir. 

Fuhuş değil! Çocuğun cinsel istismarı: Çocuk ve fuhuş sözcüklerinin yan yana kullanılması ne etiğe ne de hukuka uygun. ‘Fuhuş yaptırılan genç kızlar’ veya ‘fuhuşa teşvik edilmiş çocuk’ yerine, ‘cinsel istismara uğramış çocuk’ demeliyiz. Türk Ceza Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu’na göre kişi 18 yaşından önce ergin olsa da çocuk sayılmaya devam eder. 18 yaş altındaki bireylerin fuhuşa yönlendirildiği her vaka ‘çocuğun cinsel istismarı’dır.
Daha fazlası için: sosyalduvarlariyikalim.org