Enfeksiyon mu, nazar mı?

Anne kafası şöyle bir şey: Geleneksel tıbba inan, nazardan korun.

Çok güzel bir pazar günü, sıradan bir pazartesi idi. Pazar öğlen Laylu’yla Zorlu Center PSM’deki Güzel ve Çirkin Müzikali’ne gidip yemek sonrası Zorlu’daki muhteşem çocuk parkında oynadık. Hollandalı bir firma yapmış, Avrupa’da böylesini görmedim! Duvar kaydıraktan tek başına kayması yetmedi, ikimiz birlikte yüzükoyun, sırtüstü, kafa üstü kayışlar yaptık. Trampolinde birlikte zıplayıp, tepelere tırmandık. Bu arada Güzel ve Çirkin’e de bayıldı. Hikayeyi kabaca bildiği için İngilizce olması hiç rahatsız etmedi. (Okuyabilenler için altyazı var.) Kostümler ve dekorlardı onu en çok ilgilendiren. Ara ara konuşulanları tercüme ettim, çok eğlendi. “Bu Gaston çok aptal” diyerek izledi.

Pazartesi okul çıkışı annemlere gitti Laylu. Yoldan annem aradı, dizi ağrıyor diye. Belki okulda düştü, dedim. Akşama eve geldiğimde bizimkini koltukta hiç kıpırdamadan oturur halde buldum. Dizi şişti, çooook ağrısı vardı. Ayağının üzerinde de basamıyordu. Bir de, sabah giydirirken görmediğim kırmızı lekeler vardı bacaklarında.

Ağrısı şiddetlenip hiç susmadan ağlamaya başlayınca soluğu Amerikan Hastanesi acilde aldık. Bu sene boş vakitleri orada geçirdiğimiz için herkesle akraba olduk neredeyse. Fiyatlarını çok yüksek bulmakla beraber asla vazgeçmem, çünkü doktorları çok iyi.

Acildeki çocuk doktoru Hülya hanım detaylı muayenede benekleri görür görmez, “Bu Henoch Schönlein Purpurası” dedi. Allah’tan Almanca biliyorum, yoksa ismi bugün bile söyleyemiyor olurdum. Hemen Leyla’yı takip eden doktoru ve çocuk romatolojisi-nefroloji doktoru ile konsültasyon yapıldı.

Geceyi evde geçirdik. Nasıl zor bir akşamdı anlatmayayım… saatlerce hiç susmadan ağlayarak uyudu. Sabahı zor edip kendimizi yine hastaneye attık. Randevumuz çocuk nefroloğu ve romatoloğu Prof. Dr. Ilmay Bilge ileydi. Tekrar muayene, binbir tahlil derken teşhis kesinleşti. Gelelim şimdi kısa adıyla HSP’nin sebep ve sonuçlarına.

Daha çok 5-15 yaş arası çocuklarda gözüken bir hastalık bu. 10bin çocuğun 1,4’ünde rastlanıyor. Romatizma ailesinden olarak dillendirilse de, mültisistemik hastalıklar grubuna ait. Genellikle son 10 gün içinde geçirilen bir üst solunum yolu enfeksiyonu, olunan bir aşı veya böcek sokması ile tetikleniyor. Tam sebebi bulunamıyor!

HSP, kılcal damarlarda iltihap ve kanamaya sebep oluyor. O benekler, kanamaymış yani. Vücutta tuttuğu başlıca yerler cilt, eklemler, mide, bağırsak ve böbrekler. Leyla’daki durum sadece cilt ve eklemler ile sınırlı kaldı şimdilik. Şimdilik diyorum, çünkü gidişatı öngörülemiyor. Ya kendi kendine geçip gidiyor ya da tuttuğu organlar çoğalıp yatarak tedai gerektiren boyuta geliyor. Steroid kullanımından, nefrit tedavisine uzanan geniş bir yelpaze var. Yüzde 50 vakada böbrekleri tutup çeşitli derecelerde kalıcı hasar bıraktığından, son derece sevimsiz bir belirsizlik.

Önümüzdeki üç ay boyunca Leyla’yı haftalık ve aylık idrar-gaita ve kan tahlilleri ile takip edip, bunun hızla hayatımızdan çekip gitmesi için dua edeceğiz.

Bu tip olaylara yaklaşımım, cesur ve mantıklı annelik. Hiç paniklemem, ah vah demem. Bu hafta da kuyruğu hep dik tuttum nitekim. Yüzüm asıldı biraz belki ama hep “daha kötüsü de olabilirdi” diye düşündüğüm için içselleştirmedim. Hastalığı kabul edersem, tanımış olurum. Seni tanımıyorum HSP! Hadi naş! Zaten Leyla da “hasta değilim” diye dolaşıyor. Pazartesiden beri annemlerde kalıyoruz ama Laylu haftaya yuvaya ve düzenli hayatına geri dönecek.

Yalnız kaldığımda kendimi düşünmekten alıkoyamıyorum: Nezle bile olmayan çocuğum, nasıl böyle bir hastalığa tutuldu? Tetikçi olayların hiçbiri yoktu bizde- böcek sokmasını bilemem. Etraftaki çocuklar hastalıktan kırılırken, bizimki tıkır tıkır devam ederken, ne oldu? Hangi enerji, hangi düşünce, hangi nazar sebep oldu diye sormadan edemiyorum.
Ve burada mantık bir yana gidip, spritüel yaklaşım ile batıl inanç öne çıkıyor. Enerji alanlarına, kötü bakışlara, insanların sağlıklarını kendileri belirlediğine hep inanmışımdır.

Çok düşünüp, kesip atmak istediğim zaman da, “Kesin nazar” diyorum.

Ve bugünkü yazının bombası: Leyla’yla bana kurşun dökecek birini arıyorum. Yapayım, içim rahat etsin. Bilenler mailime yazsın lütfen.