Pamuk cüceler yağıyor

Leyla'da direkt masalı çağrıştırdığı için karın adı pamuk cüceler kaldı...
Pamuk cüceler yağıyor

Kar macerası öncesi son hazırlıklar...

Benden beş sene önce doğuran arkadaşlarım, çocuklarının kar nedir bilmediğinden yakınıp dururdu. Bu seneki karlarda onlar da ben de mutlu olduk.
İlk kar yağışında Leyla’yı pencereye götürüp ne olduğunu anlattım. “Gökyüzünden su yerine kar geliyor, yumuşacık, minicik, pamuk gibi ama çok da soğuk…”
Aynı gün birkaç saat sonra arabayla dışarı çıktık. Yolda kar iyice bastırınca bizimki arka koltuktan bağırdı: “Pamuk cüceleeerrr! Hahaha!”
‘Pamuk Prenses ve 7 Cüceler’ en sevdiği masallardan. Pamuk-kar-minicik kelimeleriyle dolu tarifim Leyla’ya direkt masalı çağrıştırdığı için karın adı pamuk cüceler kaldı. “Bak annecim, pamuk cüceler geldi yine…”
Geçen hafta iyice azan karda pencere balkonla yetinmedik, tulumunu giydiği gibi kendini dışarıda buldu. İlk defa ellerinin kardan üşümesini ve kar yemeyi tattı! Peşinden de boyunun iki katı bir kardan adam yaptık. Sokaktakiyle yetinmeyen annem, balkon kapısının önüne mini kardan adam yaptı bir tane. Saçları yapraktan, burnu kırmızı çili biberinden oldu. Leyla zevkten kendinden geçti! Günlerce balkon kapısına gidip kardan adamını kontrol etti, hâlâ orada mı diye. Sokağa çıkınca da oradakini. Hava ısındı. Bizim kardan adam tatile gitti! 

Prensesi öpmeyelim lütfen!
Leyla’nın en sevdiği masal Pamuk Prenses ya, devamlı onu anlattırıyor. Kötü üvey anneyi, geyik kalbini değiştiriyoruz tabii. Ormanda gezmeye giderken kayboluyor bizim prenses. 7 Cüceler’i de her seferinde farklı bir şeyler uydurarak anlatıyorum. Bir versiyondaki çok okuyan cüce, öbür sefer sporcu, dansçı oluyor. Fırsat buldukça, tiyatrolara da gidiyoruz. Geçen hafta yeni bir uygulama seyrettik mesela. Işıl Kasapoğlu’nun yazıp sahnelediği müzikal Pamuk Prenses, İş Sanat’ta başladı. Pamuk’u Akasya Asıltürkmen, kötü üvey anneyi Pamela Spence oynuyor. Oyunu küçük çocuklar için biraz sofistike ve melodileri çok akılda kalır bulmasam da sevdim. Hele Pamela Spence’in üvey annesine bayıldım! Harika oynuyor, söylüyor. Müzikalin en sevdiğim kısmı, yakışıklı prensin, prensesi öperek uyandırmaması oldu. 

Numaracı Casper
Leyla arada sırada bizim yatakta uyumayı seviyor. Ama asla gecenin başından itibaren gelmesine izin vermiyorum. Ancak sabaha karşı veya hasta olduğunda... Fakat bazen o kadar çok numara çekiyor ki dayanamıyorum! O günlerde yanıma alıyor, uyuduktan sonra yatağına götürüyorum. İki haftadır yeni bir formül deniyor. Birkaç günde bir, sabaha karşı canhıraş beni çağırıyor. Fırlayıp gidiyorum odasına. Her seferinde numarasını yutuyorum, her seferinde de kahkahayı basıyorum!
Odasına girdiğimde istisnasız şu manzarayla karşılaşıyorum: Elbiseye benzeyen uyku tulumunun içinde hayalet Casper gibi ayağa kalkmış, bir kolunun altında yastığı, diğer elinde Özkök ve yeni favori arkadaşı Sindirella bebeği, şöyle diyor: “Anne-baba yatakında uyumak istemiştim. Lüstennn!”