Süt içiyorum, süper resim yapıyorum

33 senedir bir resim yarışması düzenleniyor Türkiye'de, Pınar Resim yarışması. Türkiye'nin 7 bölgesi dışında Kıbrıs ve Avrupa ülkelerinden de katılım oluyor. Öyle böyle değil gelen resim sayısı. Bu sene 19 bin 538 resim gönderilmiş!
Süt içiyorum, süper resim yapıyorum

Ödül töreni günü, dereceye giren çocuklar topluca resim yaptı.

Leyla, yuvada binbir malzemeyle sürekli bir şeyler üretiyor. Her gün eve çantasında bir sürü resimle geliyor. Hepsini tarihleyip saklıyorum. Özellikle annemle geçirdiği vakitlerde becerisi gelişiyor. Annem, bizim ailenin eli çizime yatkın tek kişisi galiba. Ben hâlâ çöp adamdan öteye gidemem, elime boş kağıt verilince çizdiğim ilk şey, ev-ağaç-çiçek-eve giden yol-kedi-tavşan. 62’den yapılanın kedi mi, tavşan mı olduğunu bile çözememiş biriyim. Leyla da biraz bana çekmiş. Dil pabuç, yabancı lisana ne kadar yetenekliyse, çizimi o kadar zayıf. Ama ben bayılıyorum onun çizdiklerine, o ayrı. Bu sene başına kadar, yüz çizimlerine ağız kısmına aşağı doğru upuzun çizgiler ekleyip, bunlar diş, diyordu. Korkuyorum çocuk psikoloğuna göstermeye valla. Bu kış ancak kalp, çiçek, kelebek çizmeyi öğrendi. Öte taraftan nerdeyse bütün harfleri yazabiliyor. Okuması an meselesi.

Çok uzattım, konuya gelelim.

33 senedir bir resim yarışması düzenleniyor Türkiye’de, Pınar Resim yarışması. Yaşar Holding, hayatımıza “Kurumsal Sosyal Sorumluluk” diye bir jargon girmeden çok önce başlattı bunu. Kendi çocukluğumdan biliyorum desem, yalan değil yani.

Yarışmaya 6-14 yaş arasındaki çocuklar katılabiliyor. Her türlü resim ve boya malzemesini kullanmak serbest. Sulu boya, pastel boya, kuru boya, yağlı boya, karışık, ne isterlerse. Yarışmada tek bir şart var, o da konusu, "Süt İçiyorum, Sağlıklı Büyüyorum".

Türkiye’nin 7 bölgesi dışında Kıbrıs ve Avrupa ülkelerinden de katılım oluyor. Öyle böyle değil gelen resim sayısı. Bu sene 19 bin 538 resim gönderilmiş!

Gerçi bu rakam geçen senelere göre çok az. 2013’te 377bin, 2012’de 1 milyon resim gönderilmiş! Türkiye’nin son 1 senesine bakarsak, sayının azalması üzdü ama şaşırtmadı beni Ana-babanın da kafası yerinde olacak ki, çocuklarını yönlendirsin.

Peki, en çok katılım nereden, duymaya hazır mısınız? Güneydoğu Anadolu!, Utanmasak, Türkiye’nin terk bölgesi diyebileceğim coğrafyadaki çocuklarımız 12bin655 resim yollamış. Ona yaklaşamayan en yüksek katılım, 2bin127 ile Ege’den. 238 resim de Almanya’dan gelmiş.

Yarışmaya katılan resimler ön elemede birkaç bine indirildikten sonra bir hafta sonu süren jüri toplantısında inceleniyor. Jüride ressamlar, akademisyenler, gazeteciler bulunuyor. Jüri deyip geçmeyin! Başkanlığını yıllarca Hüsamettin Koçan yaptı. Sonra Devrim Erbil. Bu seneki jüri başkanı Ergin İnan’dı. Evet, o müthiş ressam Ergin İnan. Leyla’nın müzede bir eserini gördüğünde karşısına dikilip onyüz soru sorduğu sanatçı. “Niye böcek yapmış, niye birsürü göz var?..”

Bu sene katılamadım ama “Radikal kağıttan çıktı, online bizi kesmez”, demezlerse seneye kesin o jürideyim!

Geçen hafta sonu Büyükada’daki Splendid Palace Otel’de yapılan Pınar Sanat Haftası’nın sonuna ve ödül törenine katıldık.

Bu yarışmada birinci yok. Çocukların şevkini kırmamak için bu kararın harika olduğunu düşünüyorum. Bir mutlu-bin mutsuz çocuk yaratmamak için, 7 bölgeden ve Kıbrıs-yurtdışı katılımlardan toplam 23 “birinci” belirleniyor. İşte Sanat Haftası da, bu 23 çocuğun 1 hafta boyunca ağırlandığı etkinlik. Her yarışmacı bir ebeveynle katılıyor; ulaşımları, konaklamaları Pınar tarafından karşılanıyor. Ve bu 23 çocuk, jüri başkanı ile bir hafta boyunca atölye çalışmasına katılıyor.

O çocuklar daha iyi resim yapma gayretindeyken benim eşşek sıpası ne yapıyor peki? Akşam yemeğinde yanına oturan Prof. Ergin İnan ona birlikte resim yapmayı teklif ettiğinde, en pis suratıyla “ı-ııh” diyor, peçetesini boyamaya devam ediyor. Büyüyünce sana bunu anlatacağım Leyla!

Şimdi gelelim bu 23 birinciye. Hatta gelelim ve orada kalalım. Bu nasıl bir yetenek! Bir grafik sanatçı titizliğinde çalışanından empresyoniste, her tarz mevcut. Bir çocuğun aklının nasıl böyle çalışabildiğine inanamıyorsunuz resimleri incelerken.

Söylemedi demeyin, Bodrumlu Gülseren Serenay Pekdoğan’ın ismini eminim bir gün büyük bir sanatçı olarak duyacaksınız. Veya Diyarbakırlı Aleyna Özdemir’i, Ağrılı Feyza Gökçay’ı, İstanbullu Güldestan Oral’ı, Samsunlu Sena Kemeröz’ü...

23 çocuğun hepsi aynı mı derseniz, ona da cevabım var. Prof. İnan’ın belirlediği 3 çocuğa Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı bir senelik burs verdi. Bir tane de Ergin Hoca’nın hediyesi oldu, etti sana 4.

Dilerim bu çocukların yeteneğinin, isteğinin önüne kimse çıkmaz, hayatlarında sadece onları geliştirecek şartlarla karşılaşırlar.

Bu dileğimle birlikte, ödül töreni saatlerinde huysuzluk zirvesi yapan, ressam çocuklar fotoğrafına alınmadı diye ortalığı yıkan Laylu adına Prof. Ergin İnan’dan ve başta Pınar İcra Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Aktaş olmak üzere tüm Pınar’cılardan özür dilerim.