17 Aralık ne anlama geliyor?

Onca toz dumana ve kafa karışıklığına rağmen kamuoyunun büyük bir bölümü birilerinin göstermek istediğini değil, 'fotoğrafın bütününü' görüyor.

Hükümete sorarsanız cevap net…
‘17 Aralık’ta ‘paralel yapı’ yargı darbesi yaptı!’
Cemaate sorarsanız onların da cevabı net…
‘Cumhuriyet tarihinin en büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonu yapıldı!’
Peki gerçek ne?
Galiba gerçek durduğunuz yere göre değişiyor…
Hükümet kanadı ağır suçlamalardan dolayı 4 bakan istifa etmiş olmasına rağmen adeta yolsuzluk ve rüşvet yokmuş gibi davranıyor.
Cemaat tarafı ise bu kadar ‘organize ve zaman ayarlı’ bir operasyonun sadece savcıların kendi başına harekete geçmesiyle gerçekleştiğine inanmamızı istiyor. Peki acaba kamuoyu ne düşünüyor?
Türkiye’yi sarsan 17 Aralık tarihini yolsuzluk ve rüşvetle mücadelede bir milat olarak mı görüyor yoksa sivil hükümete yargının bir darbesi olarak mı?
 

Yolsuzluk da var paralel devlet de!


* * *

Metropoll Araştırma şirketi bu sorunun cevabını bulmak için kapsamlı bir araştırma yapmış.
Bence hem iktidar hem de cemaatin şapkayı çıkarıp bu araştırmanın sonuçlarını önüne koyup bir daha düşünmesinde büyük fayda var.
Çünkü sonuç siyasete de cemaate de iş dünyası ve medyaya da çok net mesajlar veriyor.
Ne mi en önemli mesaj?
Dilerseniz o mesajın ne olduğuna anketi inceledikten sonra en sonda birlikte karar verelim... Buyurun en yalın haliyle en kritik soru...

* * *

‘Aşağıdaki ifadelerden hangisine katılırsınız?’
-17 Aralık’ta başlayan operasyon bir yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasıdır. (%42,2)
-17 Aralık’ta başlayan operasyon hükümete karşı bir darbe girişimidir. (%24)
-17 Aralık’ta başlayan operasyon hem bir yolsuzluk ve rüşvet soruşturması hem de hükümete karşı bir darbe girişimidir. (%24,9).
-Fikrim yok. (8,9)
Dikkat edin soruda hiçbir yönlendirme yok.
Ama % 67,1 gibi bir çoğunluk (‘hem yolsuzluk hem darbe’ diyenleri de kattığınızda) 17 Aralık’ın öncelikle bir yolsuzluk soruşturması olduğunu söylüyor.
Hükümetin iddia ettiği gibi ‘Hayır bu bir darbe girişimidir’ diyenlerin oranı sadece %24.
Yani vatandaş yolsuzluğu çok net görüyor.

* * *

Buna karşılık ‘Devlet içinde Gülen cemaatinin paralel bir devlet yapılanması oluşturduğunu düşünüyor musunuz?’ sorusuna % 57,3 ‘Evet düşünüyorum’ cevabını veriyor. ‘Hayır’ diyenlerin oranı % 22,9.
Yani % 67,1 17 Aralık’ı yolsuzluk operasyonu olarak görürken, % 57,3 bu operasyonun ‘paralel bir yapı’ tarafından gerçekleştiğine inanıyor.
Dahası ‘Bu çatışmada hükümet mi yoksa Cemaat mi haklı sorusuna, ankete katılanların yüzde 28,5’i hükümet, % 6,3’ü cemaat ‘haklı’ derken, ‘her ikisinin de haksız olduğunu’ düşünenlerin oranı % 45,1 gibi oldukça yüksek bir oran.
Gördüğünüz gibi olan bitenden iki taraf da yara almış gözüküyor.
Yani çoğunluk ‘hem yolsuzluk hem de yargıda paralel bir yapı var, yolsuzluk iddiası doğru ama yapılış şekli sorunlu’ diyor.

* * *

Hükümetin yolsuzluk soruşturmasını engelleyip engellemediğine dair soruya % 57,9’luk bir kesim ‘engelledi’ cevabını veriyor.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) yapısının operasyondan hemen sonra değiştirilmeye çalışılmasını ise katılımcıların % 52’si yanlış buluyor.
Anketin ilginç sonuçlarından biri de medyaya ilişkin.
Katılımcılarının % 63,8’i medyanın 17 Aralık’la ilgili toplumu özgürce bilgilendirmediği fikrinde.
Hükümetin soruşturmaları engelleme çabası ve medyanın bir bölümünün aşırı propagandist yaklaşımı vatandaşın gözünden kaçmış değil. Baskı ve propaganda kendi kitlenizi memnun etse de sonuçta kamuoyunun büyük bir çoğunluğunda ters tepiyor.
Anlayacağınız onca toz dumana ve kafa karışıklığına rağmen kamuoyunun büyük bir bölümü birilerinin göstermek istediğini değil ‘fotoğrafın bütününü’ görüyor.
Peki o fotoğrafın altında ne yazıyor? Sizi bilmem ama ben bu tabloya bakınca o meşhur atasözümüzü hatırlıyorum...
‘Tencere dibin kara seninki benden kara!’