Acun, Türk bayrağını sansürledi!

Bayrağı çok sevdiğini iddia edenler hassasiyetini desteklemek yerine istismarcıların yanında neden saf tutuyorlar?

Acun Ilıcalı Türkiye’nin en üretken televizyoncularından. O kadar çok yarışma programı yapıyor ki yetişmek mümkün değil.

Ama önceki akşam Yetenek Sizsiniz programından sonra sosyal medyada başlayan ‘Acun’dan Türk bayrağına sansür’ tartışmasını görünce büyük bir merakla internetten girip programı izledim.

Acun’un sunduğu, bildiğiniz amatörlerin yarıştığı eğlenceli bir program.

Sergen Yalçın ve Hülya Avşar’dan oluşan jüri karşısında Yeşilmişik grubu maharetlerini sergiliyor. Tam gösteri biterken yarışmacılardan biri üzerindeki Barcelona formasını yırtarak, Sergen Yalçın’ın geçmişte giydiği 10 numaralı Beşiktaş forması ile kameralara selam çakıyor.
Beşiktaşlı izleyiciler heyecanlı…

Ama Sergen rahatsız…

* * *

Yok yok bayraktan dolayı değil…

Çünkü kimse ‘bayrağın bantlandığının’ farkında değil.

Sergen genç yarışmacıya kendisine yalakalık olsun diye böyle bir yola başvurduğu için sitemkâr.

Belli ki çok karşılaşmış bu numarayla…

Bu yüzden hem grubun performansını eleştiriyor hem de bu ucuz forma numarasını.

Program öylece son buluyor.

Fakat bazı izleyiciler formanın üzerindeki Türk bayrağının bantlandığını fark ediyor.

Bunun üzerine sosyal medyada başlıyor bir ‘Acundan Türk bayrağına sansür’ kampanyası.

* * *

Doğrusu bu ya Acun gibi popüler kültürün ürünü olan başarılı bir televizyoncunun ‘Türk bayrağına sansür’ uygulayabileceğine ihtimal vermedim.

İki sebeple…

Bir, Acun izleyicisini çok iyi tanır, böyle bir sansüre kalkışmayacak kadar pragmatiktir.

İki, bırakın sansürlemeyi Acun yerde Türk bayrağı görse ağlayarak kaldıracak kadar duygusaldır.

Yani ne aklı ne de gönlü bayrak sansürlemeye el verir.

Ama Beşiktaş formasının üzerindeki minik ay yıldızlı bayrak bantlı!

Vay sen misin Türk bayrağını bantlayan…

Oysa bantlanan sadece bayrak değil formanın üzerindeki reklamlar da bantlı.

Ve bunun çok haklı bir gerekçesi var.

Bayrağa sansür değil bayrağa saygı.

Hassasiyetsizlik değil bayrak hassasiyetinin istismarına karşı bir duruş.

Tıpkı Sergen’in ucuz forma numarasına verdiği tepki kadar doğal.

Mesaj çok net: “Jüriyi ve seyirciyi performansınla etkile, ucuz bayrak ve forma numaralarıyla değil.”

Ama kim dinler… Hakaret ve küfrün bini bir para.

* * *

Öyle ki Acun dayanamayıp bir açıklama yapmak zorunda kalmış.

“Yetenek Sizsiniz Türkiye’de yarışmacıların üzerlerinde ya da ellerinde bayrağımızı kullanarak oylama sırasında seyirciler üzerinde avantaj sağlamasına izin verilmemektedir. Ekip arkadaşlarımız gereğinden fazla hassasiyet göstererek takım formasındaki ay yıldızı bu çerçevede değerlendirmiştir.”

Konuyu iyi bilenlere danıştım.

Hakikaten de geçmişte birçok programda bayrak ya da flama istismarının önüne geçmek için benzer uygulamalar olmuş.

Ama dün baktım bu açıklamaya rağmen hakaretler devam ediyor.

Bu mudur bayrak hassasiyeti, bu mu bayrak sevgisi?..

Hassasiyetle istismar arasındaki ince çizgiyi anlamak bu kadar mı zor?

Türk bayrağı bu ülkenin ortak sembolü, onu çok sevdiğini iddia edenler bayrak hassasiyetini desteklemek yerine istismarcıların yanında neden saf tutuyorlar?

Ömer Çelik’ten iki anlamlı ziyaret

 

Yeni Kültür Bakanı Ömer Çelik göreve gelir gelmez önemli çalışmalar başlattı.

Ama bence sembolik gibi görünse de icraatlarının rotasını gösteren çok önemli iki ziyaret gerçekleştirdi. İlk ziyaretini geçen hafta sessiz sedasız Türk şiirinin yaşayan en büyük ustası Sezai Karakoç’a yaptı.

Sezai Bey sadece iyi bir şair değil hem yazdıkları hem de yaşayışıyla birkaç kuşağı derinden etkilemiş Doğu’nun bilge adamıdır.
Diriliş şairidir o, hiçbir yerde göremezsiniz.

Ne kendisine verilen ödül törenlerine gider ne de medyanın karşısına çıkar.

İpekböceğidir gibidir, sabırla kozasını örer.

O içeride, rengini-kokusunu-dokusunu alan kelebekler dışarıda…

Bu yüzden Çelik’in münzevi bir hayat süren bu bilge adamı ziyaretle başlaması çok anlamlıydı.

Dün Ömer Çelik bir ziyaret daha yaptı ve Türk romanının yaşayan en usta kalemi Yaşar Kemal’i evinde ziyaret etti.

Ömer Çelik de Yaşar Abi gibi Adanalı.

Böyle olunca edebiyat ve siyaset kadar Adana anılarını da canlandırmışlar.

Attığı mesajı görünce doğrusu bir Adanalı olarak kıskandım…

“Yaşar Abi ile müthiş sohbet ettik. 2 saat konuştuk bitmedi. Haftaya yemek yapalım dedik…”

Neyse ki sohbetleri yarım kalmış… Haftaya Adana kebapları eşliğinde sanat, siyaset ve edebiyat konuşulacak…

Anlaşılan Ömer Çelik ezber bozmaya devam edecek…