Ah o ilk düğme

Yanlış başladı, yanlış bitti, iki yakamız bir türlü bir araya gelmedi. Ne bir özeleştiri ne de bir uslanma...

Ergenekon, Balyoz, KCK fark etmez.
‘Siyasi davaların’ tahliye ile sonuçlanması geç de olsa çok olumlu.
Peki ya Zirve katliamından Danıştay saldırısına katillerin tahliyesi ne olacak?
Tuncay Özkan ve İlker Başbuğ’la Malatya katliamının katilleri, Danıştay katili Alparslan Arslan nasıl yan yana anılacak?
Ne diyordu eskiler:
"Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenince gerisi yanlış gider."
Na'parsanız yapın düzelmez.
İki yakanız bir araya gelmez!
Maalesef Türkiye’de siyasetin de siyasallaşan yargının da durumu bu…

* * *

Daha en başta aklı ve vicdanı olan herkes isyan etti.
Askeri vesayete, darbelere, faili meçhullere, mafya düzenine elbette son verilsin ama torba yasalarla, herkesi tek bir örgüte sokma çabasıyla, eylem yerine söylem, suç yerine ideoloji yargılamasıyla bu iş yapılmasın…
Yapılırsa yanlış olur, ilk düğme yanlış iliklenirse gerisi yanlış gider.
Ama dinleyen kim?
Suça bulaştığı açık olanlar yetmezmiş gibi illa gözlerine kestirdikleri herkesi Ergenekon çuvalına doldurdular.
Suikast ve cinayetleri, faili meçhulleri, darbeyi değil adeta ‘ulusalcılığı’ yargılamaya koyuldular.

* * *

Mustafa Balbay, Mehmet Haberal, Tuncay Özkan ve Yalçın Küçük kendi kafalarında kurdukları ideolojinin peşinden gitmek ve sert muhalefet etmek dışında ne yaptı?
Suikast mı planladı, suça mı bulaştı, suçluyu teşvik mi etti, adam mı öldürdü?
Hayır!
Ama bakın sırf siyasi fikirlerinden dolayı yargılanan onlar da insanları sırf Hıristiyan oldukları için kurbanlık koyun gibi vahşice boğazlayan Zirve katliamının katilleri de Danıştay saldırısını gerçekleştiren cani de Ergenekon’a bağlandı.
Bu, her şeyi bir örgüte bağlama hastalığı..
Bu, ideoloji ile kriminal olanı ayıramama sakilliği..
Bu, intikamcı hukuk anlayışı..
Vicdanları kanata kanata bu günlere geldi ve sonunda duvara tosladı!
Ve işin kötüsü, yanlış başladığı için yanlış bitti.
Siyasi tutuklularla katiller aynı anda serbest kaldı.

* * *

İşte Zirve davası, katiller belli, deliller ortada ama yetmez, illa Ergenekon’a bağlanacak? E bağlanınca 2 yılda bitebilecek vahşi bir cinayet davası 7 yıl sürer, tutukluluk süresi kısaltılınca da caniler tahliye edilir!
Buyurun kim bu garabetin sorumlusu?
Hükümet ‘paralel yapı’ deyip her şeyi üzerinden atıyor.
Özel yetkili mahkemeler yapılan düzenlemelerden dolayı hükümeti suçluyor.
Ama sonuç değişmiyor…
Bir yanda Ergenekon, Balyoz ve KCK’da siyasi sebeplerle suçsuz yere yıllarca yatan, hayatı çalınan insanlar…
Diğer yanda bu çarpık yargı sisteminden dolayı cinayet işlediği halde mağdurların gözünün içine baka baka elini kolunu sallayarak dışarı çıkan katiller…
Yanlış başladı, yanlış bitti, iki yakamız bir türlü bir araya gelmedi.
Asker "Laik rejimi yıkacaklar" diye İslamcılığı ve her türlü dini faaliyeti yargılamaya kalktı, hükümet ve cemaat "Darbe yapacaklar" diye Ulusalcılığı ve her türlü akeri-siyasi faaliyeti yargıladı…
Ne bir özeleştiri ne de bir uslanma…
Salih Mirzabeyoğlu ya da Hanefi Avcı hâlâ neden hapiste?
Cevap hep o ilk düğmede.
Ah o ilk düğme…