Almış eline çekici...

Maalesef ortalık elinde çekiç, karşısındaki herkesi çivi sananlardan geçilmiyor. Bir kıvılcım, kitleleri anında harekete geçiriyor

Yapılan işe film demek filme hakaret.
Okul müsameresi tadında, baştan aşağı karalamaya dönük iğrenç bir iş ‘The Innocence of Muslims’.
İnsan utanır.
Ama adamda ne utanma var ne de zekâ.
Güya ironi yapmış Müslümanların Masumiyeti diyerek.
Aklı sıra İslam’la kafa buluyor.
‘İlk Müslüman’ diye bir eşek gösteriyor.
Peygambere etmedik hakaret bırakmıyor.
Yetmezmiş gibi bir de çıkıp İslam’dan ‘kanser’ diye bahsediyor.
İslam bütün dünyaya ‘yayılan bir hastalık’, Sam Bacile de bu hastalığı teşhis eden doktor!
Almış eline çekici, karşısına çıkan her Müslüman’ı çivi sanıyor!
Asıl işi emlakçılık.
Ama o kendisini yazar ve yönetmen sanıyor.

* * *

Tam tımarhanelik.
Hazır bulmuş kendisi gibi tımarhanelik başka birini…
O da yapımcısı olmuş…
Terry Jones, hani şu kilisesinin önünde Kur’an’ı yakacağını ilan eden ve Obama’nın müdahalesiyle son anda engellenen vaiz.
Ortaya, zekâ seviyesi hayli düşük, Müslümanları aşağılayan, kin ve nefret kusan, estetik ya da dramatik açıdan film demeye bin şahit isteyen bir iş çıkmış.
Aslında kimsenin iplediği yok.
Ama ne zaman ki Arapça alt-yazı ile Youtube’da kısa bölümler halinde yayımlanmaya başlamış, Mısır ve Libya’da işin içine Kıptileri de sokan karşı bir propaganda söz konusu oluyor, işte o an önüne gelen her şeyi yakıp yıkan, karşısına çıkan her Amerikalıyı çivi sanan göstericiler devreye giriyor.
Bir delilik bir başka deliliği tetikliyor…

* * *

Oysa o ana kadar dünyanın ne böyle pespaye bir işten haberi var ne de kimsenin umurunda.
Fakat Mısır ve Libya’da Amerikan elçiliğine dönük protestolar bir anda kontrolden çıktı. Amerika’nın Libya Büyükelçisi ve üç diplomat dün protestolara eşlik eden saldırılar sonucu öldürüldü.
Hem de 11 Eylül’ün yıldönümünde!
Amerika 1979’dan bu yana görevi sırasında bir büyükelçisini kaybetmemiş.
Buna rağmen Obama çıktı bir yandan saldırıyı kınadı, diğer yandan Amerikan hükümeti olarak İslam karşıtı böylesi filmleri ve eylemleri asla onaylamadıklarını söyledi.
Belli ki bu tür saldırılardan bir İslam-Hıristiyanlık çatışması çıkarmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürmek istemiyor.
Hele de Amerika’da seçim yaklaşırken, Ortadoğu kaynarken.
Libya hükümeti de hem saldırıyı kınadı hem de Amerikan halkından özür diledi.
Saldırıyı kimin yaptığı belli değil.
Ama filmi yapanların derdi belli.
Aynı şekilde filmi bahane edip elçiliğe saldıranların da derdi belli.
Meselenin ne Kur’an ne İslam ne de Hıristiyanlıkla alakası var.
Bu bir güç savaşı…
Ve maalesef ortalık elinde çekiç, karşısındaki herkesi çivi sananlardan geçilmiyor.
Bir kıvılcım cinnet çağında patlamaya hazır kitleleri anında harekete geçiriyor.
Amerika, Mısır, Libya, Türkiye fark etmiyor.

* * *

Önceki akşam İstanbul’da bir grup ellerinde bayraklar ‘Her Türk Asker Doğar’ pankartları eşliğinde Ekşioğlu Mezarlığı’na yürümüş.
Sebep?
Beytüşşebap’ta öldürülen bir PKK’lı Ekşioğlu Mezarlığı’na gömülmüş.
Çünkü ailesi o mahallede yaşıyor. Bundan daha doğal ne olabilir…
Ahali belli ki birilerinin dolduruşuyla ‘Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez’ diyerek sokağa dökülmüş. Vatan bölünmezmiş.
Polis engel olmasa mezarlığa gidip ceset çıkaracaklar!
Bırakın diriyi, ölüye bile yatacak yer yok!
Bu toprakları bölmek için bundan daha provokatif bir eylem olabilir mi?
Almış eline çekici, herkes çivi!