Başbakan'ı doğru anlamak

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Bakırköy'deki araziye ilişkin açıklamasından yola çıkarak herkes 3 kat fazla inşaat yapabilir.
Başbakan'ı doğru anlamak

Başbakan Tayyip Erdoğan hafta sonu Ak Parti 4. Uluslararası Yerel Yönetimler Sempozyumu’nda şehircilik ve medeniyet tasavvurumuzla ilgili çok önemli bir konuşma yaptı.

En az ‘çözüm süreciyle’ ilgili yaptığı açıklamalar kadar önemli.

Çünkü her ikisi de Türkiye’nin bugünü ve yarınını derinden ilgilendiriyor.

Birinde ‘toplumsal barış’ diğerinde ‘kentsel dönüşüm’ hedefleniyor.

Başbakan her iki konunun üzerine de cesaretle gidiyor.

Aksi takdirde “Tek damla kanın toprağa akmasındansa her şeyimizi feda etmeye, evet, serimden dahi geçmeye hazırım” demezdi.
Medeniyet tasavvurunu anlattığı konuşmada kentsel dönüşüm adına plan notlarıyla oynayanları “Tarih sizi affetmez” diye uyarmazdı.
Başbakan ‘Yaşanabilir ve Estetik Şehirler’ başlıklı sempozyumda iki önemli konuya dikkat çekti.

Hem geçmişte yapılan yanlışları eleştirdi hem de geleceğe dair uyarıda bulundu.

Aynen aktarıyorum:

“Bizim metropollerimiz vardı ama o metropoller beceriksiz, estetik ruhu olmayan ellerde adeta nekropole yani ölü şehirlere dönüştü. Medeniyet tasavvuru olmayan, geçmişten beslenip geleceği inşa etmek yerine köksüzlükten beslenip hırsla, tamahla betonlar dikenler yüzünden bizim neslimiz viran bir miras teslim aldı… Şehir denildiğinde aklına taş, beton, asfalt gelenler varsa onların kendilerini ve medeniyet algılarını tekrar sorgulaması gerekir. İnsan şehri şekillendirmez, tam tersine şehir insanı şekillendirir.”

EMSAL UYARISI

“Şu anda plan notlarıyla emsallerle oynayanlar var. Belediyelerin içinde bunu görüyorum. Ak Parti olarak 3 emsal azami ilkemiz olmalı. Plan notlarıyla oynayarak bunu 7’ye, 6’ya çıkarıyorsanız tarih sizi affetmez, bu millet sizi affetmez. Asla bunlarla oynama noktasına girmeyin. Sahilleri, denizleri tehdit etmeyin. Şehirlerimiz gasp edildi, işgal altında. Bu işgali kaldırmak ve onu toprakla yoğurmak üzere yeniden inşa edeceğiz. Ama biraz daha rant elde edelim, emsali 2.5-3’e çıkaralımdan vazgeçelim. 3’e vereceğimiz yer de vardır ama 3’e çıkarmayalım.”
Tevafuk bu ya Başbakan’ın bu açıklamasının medyada yayımlandığı gün Radikal’in manşetinde Ömer Erbil’in ‘Belediyeye rağmen üçe katladı’ başlıklı haberi vardı.

Yani bir anlamda tam da Başbakan’ın yaptığı uyarıya uygun bir haberle karşı karşıyaydık.

Fakat bir farkla. Başbakan yerel yönetimlerle ilgili bir toplantıda konuştuğu için emsalle oynamayın diye daha çok belediye başkanlarını uyarıyordu, oysa Zeytinburnu’nda yapılan emsal değişikliğini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin itirazına rağmen yapmıştı.

Belediyenin konut yoğunluğundan çevre etkisine, yeşil alan ihtiyacından deprem yönetmeliğine birçok sebeple ‘olmaz’ dediği imara Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar elbette imar verme yetkisini kullanarak ‘olur’ demişti.

Böylece Ali Ağaoğlu’nun ticari alan olarak aldığı arsa bir plan değişikliği ile bir anda konuta çevrilerek üç kat arttırılmıştı. Peki Şehircilik Bakanlığı bunu niye yaptı?

Bakanlığın gönderdiği açıklama bugün Radikal’in manşetinde.

Özetle diyor ki eskiden bir fabrika bulunan bu alanın yeşil alan ve ticaret alanı kullanımları fiiliyata geçmediği için biz de burayı ‘özel proje alanı’ ilan ettik ve bölgenin ihtiyaçlarını dikkate alarak yeni imar planını uyguladık.

Allah aşkına böyle bir açıklama olabilir mi?

Kimse oraya fabrika yapılsın demiyor.

Ama ‘yeşil alan’ ve ‘ticaret alanının’ belli bir emsal ve yüksekliği var.

O zaman her isteyen Şehircilik Bakanlığı’na başvursun yeşil alan ve ticaret alanı imarlı arsasını konut alanına çevirerek 3 kat fazla inşaat alanı hakkına sahip olsun.

Hele de Bakırköy ile Zeytinburnu arasında nefes alan tek bölgede.

Ayrıca nasıl oluyor da o bölgenin ihtiyacını bakanlık belediyeden daha iyi bildiğini iddia ediyor?

Başbakan haklı olarak “Plan notlarıyla oynamayın” diye belediyeleri uyarıyor ama kentsel dönüşüm adı altında elinde her istediği yeri ‘özel proje alanı’ ilan etme yetkisi bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Büyükşehir Belediyesi’ne rağmen Bakırköy ve Zeytinburnu sahilini tehdit eden yeni emsal uygulaması ne olacak?