Bu da oldu: TC'ci misin WC'ci mi?

Adının başına TC ekleyen bir grup Facebook'ta karşı atağa geçmiş. En terbiyelisi de memleketi TC'ciler ve WC'ciler diye ikiye bölmüş.
Bu da oldu: TC'ci misin WC'ci mi?

Bilmiyordum, meğer birileri güzide memleketimizi sosyal medyada ‘TC’ciler ve WC’ciler’ diye ikiye ayırmış.

Şaka yapmıyorum...

Dün ‘TC resmen bitti mi?’ başlıklı bir yazı yazdım, sosyal medyada yemediğim hakaret kalmadı.

“Biten TC değil TC fetişizmi” dememe rağmen gelen mesajların en hafifi şu:

“Madem adının başına TC koyamıyorsun, WC koy!”

Meğer “Resmi kurumların başında artık TC yani Türkiye Cumhuriyeti’nin kısaltması olmayacak” şeklinde bir internet söylentisi çıkınca Facebook’ta ‘adının başına TC yazma kampanyası’ başlamış.

Dün baktım, internet isminin başına TC koyanlardan geçilmiyor.

* * *

Sen istediğin kadar işin hakikatini anlat...

Arkadaşlar, boşuna bir yalanın peşine takılmayın.

TC taş gibi yerinde duruyor.

Devletin adı Türkiye Cumhuriyeti Devleti.

Anayasa; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası.

Meclis; Türkiye Büyük Millet Meclisi.

Bakanlık; Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı.

Türkiye Cumhuriyeti hepimizin.

Tüm eksikliklerine rağmen cumhuriyet gurur kaynağımız.

“Değişen TC değil, dağa taşa, her gördüğü tabelaya, hastaneye pastaneye, piyangoya, totoya lotoya TC yazma hastalığı” de...

Fark etmiyor.

Sen misin TC fetişizmini eleştiren?

Adının başına TC ekleyen bir grup, Facebook’ta karşı atağa geçmiş.

En terbiyelisi de memleketi TC’ciler ve WC’ciler diye ikiye bölmüş.

Adının başına TC eklemeyenleri kafadan ‘WC’ci’ ilan etmiş.

“Madem TC yazamıyorsunuz, WC yazın isminizin önüne, yakışır, ne de olsa WC Türkçe değil!”

* * *

Gülmek isterdim ama maalesef ağlanacak halimize gülemiyorum.

Sağlık Bakanı defalarca açıkladı:

“TC ibaresi ancak Türkiye Cumhuriyeti ile değişebilir. Bakanlığın isminde TC aynen duruyor. Değişen bakanlığa bağlı hastane ve kurumlara ayrıca TC yazma uygulaması. Bunlar zaten TC Sağlık Bakanlığı’na bağlı.”

“Olmaz, illa her yere TC yazılması gerekiyor!”

İşin ilginci, bakanlığın kurumsal kimlik oluşturma çalışması bir yıl önce başlamış.

Yani güncel tartışmalarla hiçbir ilgisi yok.

Ama ne hikmetse anayasada Türklük tartışmalarının yapıldığı bir günde birileri “Resmi kurumların başında artık TC yani Türkiye Cumhuriyeti’nin kısaltması olmayacak. Sağlık Bakanlığı TC’yi kaldırdı. TC resmen bitti” söylentisi çıkarmış.

Bu söylenti üzerine de birileri tarafından sosyal medyada memleketimiz ‘TC’ciler ve WC’ciler’ diye ikiye ayrılmış.

DPT’nin, PTT’nin başında da TC yok, şimdi DPT ya da PTT WC’ci mi oluyor?

Demek ki bu kadarını 12 Eylül generalleri bile düşünememiş.

* * *

Ayrıca asıl komik olan ne biliyor musunuz?..

Adının başından TC’yi kaldırmakla suçlanan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu adının başına ‘TC vatandaşı’ ekletmek için bu ülkede belki de en çok uğraş vermiş kişi.

Çünkü Müezzinoğlu Gümülcine doğumlu.

Yani birçoğumuz gibi TC vatandaşı olarak doğmamış.

TC vatandaşlığını çırpınarak kazanmış.

İlk ve ortaokulu Gümülcine’de bitiren Müezzinoğlu, 1971’de lise tahsili için gelmiş İstanbul’a. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmadığı için önüne engel çıkarılınca o yaşta dönemin Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’e kadar çıkmış. Zor bela derdini anlatabilmiş. Önce imam hatip lisesini (Başbakan Erdoğan’la aynı sınıfta), ardından Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni bitirmiş. 1982’de mesleğini yapmak için Batı Trakya’ya dönmüş ama Yunanistan’ın asimilasyon politikaları yüzünden mesleğini yapamamış.

O kadar çaresiz kalmış ki 13 Ağustos 1983 günü Meriç Nehri’nden Türkiye’ye geçmeye karar vermiş. 25 dakika süren ve hayatını değiştiren bu süreci Müezzinoğlu şöyle anlatıyor:

“Anavatana gitmek için riskleri göze almıştım. Doğduğun, büyüdüğün ülkeden ceketini alıp da başka bir ülkeye gitmek çok zordu ama anavatan Türkiye’ydi.”

Türkiye’ye yani anavatana iltica edince öyle hemen kabul görmemiş.

İstanbul’da tam 3 yıl ‘Haymatlos (Vatansız)’ olarak yaşayan Müezzinoğlu, büyük bir sabır ve umutla TC vatandaşı olmayı ve TC nüfus kâğıdı almayı beklemiş.

1986 yılında da gözyaşları içinde TC vatandaşı olmuş.

27 yıl sonra ise Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı.

Şimdi bu adam Sağlık Bakanlığı’ndan TC’yi kaldırdı, öyle mi?

Bu durumda söylenebilecek tek şey var, onu da tıbbın kanununu yazan büyük filozof İbni Sina söylemiş:

“Hiç kimse görmek istemeyen kadar kör değildir.”