Erdoğan Obama'ya kafa tutar mı?

Türkiye enerji anlaşması konusunda kararlı fakat kafa tutup tutmayacağına Başbakan Erdoğan, Başkan Obama ile yapacağı görüşmeden sonra karar verecek.

Dün Başbakan Tayyip Erdoğan, Obama ile Washington’da görüşmek için İstanbul’dan yola çıkarken Financial Times’ta yer alan makalenin başlığı aynen şöyleydi:
‘Turkey defies US with Kurdish energy deal.’
‘Türkiye Kürtlerle enerji anlaşması için Amerika’ya kafa tutuyor!’
‘Defy’ sözcüğü İngilizcede üç anlamda kullanılır:
Kafa tutmak, meydan okumak ve başkaldırmak.
‘Başkaldırmak’ çok ileri bir yorum...
Daniel Dombey analizinde daha çok ‘kafa tutma/meydan okuma’ anlamında kullanmış sözcüğü.
“Türkiye, Irak Bölgesel Yönetimi ile yaptığı ‘gizli’ enerji anlaşmasıyla Amerika’ya kafa tutuyor” demiş.
Aslına bakarsanız ne Türkiye’nin Barzani yönetimi ile Kuzey Irak’tan Türkiye’ye direkt bir boru hattı üzerinde anlaştığı ‘gizli’ ne de bu konuda Amerikan yönetimi ile anlaşamadığı.
Nitekim dün Erdoğan yola çıkmadan önce yaptığı basın toplantısında bir soru üzerine Kuzey Irak ile enerji anlaşması yapmanın Türkiye’nin hakkı olduğunu, bazı lobilerin bu konuyu kasıtlı olarak gündeme getirdiğini, ‘dikleşmeden dik durarak’ Amerikan yönetimine konuyu anlatacaklarını söyledi.
Kuzey Irak’ta zaten Türkiye’nin Amerikan şirketleriyle birlikte arama çalışması yaptığını da ayrıca belirtti.
Tercümesi şu: Türkiye enerji anlaşması konusunda kararlı fakat kafa tutup tutmayacağına Başbakan Erdoğan, Başkan Obama ile yapacağı görüşmeden sonra karar verecek.
Yani Türkiye Amerika’ya bu konuda henüz kafa tutmuyor...
“Irak Başbakanı Maliki istemiyor diye engel olmayın, Kuzey’de hep birlikte çalışalım” diyor.
Amerika kaygılı!
Bağdat yönetiminin onayı olmadan yapılacak bir enerji anlaşmasının Bağdat’la Erbil’in zaten bozuk olan ilişkilerini iyice gereceğini, Kuzey’de ayrı bir Kürt devletine yol açabileceğini, bunun da Maliki’yi İran’ın kucağına iteceğini düşünüyor Amerikalılar.
İronik olan şu: Düne kadar Türkiye Irak’ın toprak bütünlüğünden kaygı duyuyor, Kuzey’de bir Kürt devleti kurulur diye PKK üzerinden Barzani’ye posta koyuyordu...
Amerika da Türkiye’ye kaygılarının yersiz olduğunu, Barzani yönetimiyle ilişkileri düzeltmenin herkesin faydasına olacağını söylüyordu.
Şimdi roller tersine döndü... E burası Ortadoğu!
Şaka bir yana, Erdoğan-Obama görüşmesi üç açıdan kritik.
Bir, enerji.
İki, PKK ile başlayan çekilme ve çözüm süreci.
Üç, Suriye.
En önemli siyasi konu Suriye.
Reyhanlı’da yaşanan katliam Türkiye’nin Amerika’ya daha fazla bastırmasına sebep olacak. Ama Amerikan yönetimi kısa vadede ne uçuşa kapalı bölge ne de muhaliflerin ağır silahlarla donatılmasına sıcak bakıyor.
Rusya ile yapılması düşünülen 2. Cenevre Toplantısı ‘insanlar ölürken Amerika hiçbir şey yapmıyor’ görüntüsünü ortadan kaldırmak dışında hiçbir anlam taşımıyor.
Çünkü tarafların pozisyonu aynı. 80 bin insanın ölümüne, milyonlarcasının evlerini terk etmesine yol açan iç savaşa rağmen geçen yıla göre değişen hiçbir şey yok.
Rusya Esad’sız bir çözüme yanaşmıyor... Türkiye, Katar, Arabistan ve muhaliflerin büyük bir kısmı Esad’la asla aynı masaya oturmak istemiyor.
Amerika, Suriye konusuna daha fazla angaje olmak istemediği için ortada top çeviriyor. Olan, on binlerce masum insana oluyor.
Acı ama ben şahsen Suriye konusunda bir sürpriz beklemiyorum.
Peki ya enerji konusunda Erdoğan, Obama’ya kafa tutar mı?
FT gibi aceleci olmayın, perşembeyi bekleyin diyorum.