Haydi Diyarbakır, gün barışın günü

Kürt halkının tüm Türkiye'ye barış mesajı vermesi için önemli bir fırsat var. Gelin bu cenaze törenini barışa ulaşmak için gerçek bir fırsata çevirelim.

Bugün Diyarbakır’da yüzbinlerce insanın katılımıyla bir cenaze töreni düzenleniyor.

Paris’te işlenen cinayetin barış sürecini sabote etmeye dönük olduğu konusunda hemen herkes hemfikir.

Madem öyle, gelin bu sabotajı boşa çıkarmak için cenaze törenini öfkenin ve çatışmanın değil, matemin ve barışın aracı kılalım.

Bunun için herkese büyük görev düşüyor.

En büyük görev güvenlik güçlerinin. Bu töreni güvenlik güçleri, bir provokasyon aracı olarak değil, yeni başlayan barış görüşmelerine ve çözüm iradesine katkı olarak görmeli ve ona göre davranmalı.

Ama güvenlik güçlerinin böyle davranabilmesi için de başta BDP olmak üzere cenazeye katılan herkese önemli bir iş düşüyor.

Yıkmak kolay, yapmak zor. Öfke ve nefret diliyle konuşmak kolay, barışı dillendirmek zor. Hele de böylesi gergin acılı zamanlarda...

Ama bugün tüm Türkiye’nin Diyarbakır’dan beklediği ses, öfke ve nefret değil, barış dili. Öcalan’ın İmralı’da devlet yetkilileriyle başlattığı yeni sürece mutlak bir destek.

Cenaze töreni öncesi Diyarbakır’ın nabzını tutan arkadaşımız Rifat Başaran’ın izlenimi bugün bu desteğin fazlasıyla ortaya konulacağı yönünde umut veriyor. Öncelikle cenazenin temel yükü kadınların omuzunda olacak. Tabutları kadınlar omuzlayacak. BDP, özellikle kadınların cenaze töreninde matemi temsil eden siyah elbise ve barışı simgeleyen beyaz tülbentle katılmalarını istedi. Hazırlıklar da bu yönde.

Bu, yerinde ve olumlu bir adım.

Ama bence bunun da ötesine geçmeli. Törene hemen herkes eline Öcalan’ın ortaya koyduğu çözüm iradesine ve barışa destek veren pankartlarla katılmalı.

Sakine Cansız’ı, Fidan Doğan’ı ve Leyla Söylemez’i kimin öldürdüğünü bilmiyoruz. Ama herkes öldürülmelerinin esas sebebinin barışı sabote etmek olduğunda hemfikir. Madem öyle bu cenaze barış yolunda çözüme destek için halkın iradesini ortaya koyması açısından tarihi bir fırsat.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de bu fırsatın bilincinde konuşuyor. “Bu suikast barış umuduna, barış iklimine, birlikte yaşam arzusuna yöneltilen bir suikasttır” diyor. Diyarbakır halkının duruşunun, provokatörleri açığa çıkartacak, barış iklimine sahip çıkacak duruş olduğunu belirtiyor.

Barış sadece siyasetçiler, Öcalan ve Kandil istediği için değil, halkın bütün varlığıyla çözüm iradesini ve arzusunu ortaya koyduğunda ancak gelir.

Kürt halkının bu mesajı hem kendi liderlerine hem de tüm Türkiye’ye vermeleri için önemli bir fırsat var. Gün bugün.

Gelin bu cenaze törenini barışa ulaşmak için gerçek bir fırsata çevirelim.

Acımızı, öfkemizi içimize gömüp savaşa, teröre, çatışmaya, her türlü şiddete son diyelim.

Haydi Diyarbakır, gün senin günün.

Acıdan, barış çıkabileceğini gösterin Türkiye’ye.