İmralı'nın verdiği çok önemli mesaj

İmralı süreci çok büyük bir hassasiyetle yürütülüyor. En küçük bir yanlış anlaşılma süreci sekteye uğratabiliyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan önceki gün Prag yolunda “İmralı’nın vermiş olduğu mesajlar çok önemli” dedi.

‘İmralı’ dediği Abdullah Öcalan…

‘Önemli mesajları’ Başbakan’a ileten, İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan ile görüşen MİT Müsteşarı Hakan Fidan. 

Başbakan’ın açıklamalarından kimi ve neyi kastettiği açık ama açık olmayan neden hâlâ isimlerin doğrudan dile getirilmediği…

Galiba sebebi psikolojik.

Abdullah Öcalan ismi bir kesimde heyecan yaratırken bir kesimde ‘öfke ve nefret’ uyandırabiliyor.

Kolay değil yıllarca ‘bebek katili’ diye nitelenen Öcalan’dan bir anda ‘barış elçisi’ çıkarmak.

Bu tip psikolojik bariyerler ancak yapıcı bir dil ve zamanla aşılabiliyor.

* * *

Peki Öcalan’ın çok önemli mesajı ne?

Onu da açıkladı Başbakan…

Aslında sürece dair birçok mesajı var Öcalan’ın.

Ama Öcalan’ın Fidan aracılığıyla ilettiği nihai hedef ve mesaj ‘silahların bırakılması…’

Fakat bunun tek başına Öcalan’ın mesaj vermesiyle ve bir anda olmayacağının fazlasıyla farkında Erdoğan.

Farkında olmayan galiba basın. 

Baksanıza Başbakan bile “Bu sürecin süresini kimse bilemez” derken dün yine “Sınırdan çıkış mayıs, dağdan iniş eylülde” ve “Çekilme çağrısı 10 gün içinde” gibi hayli iddialı haberler vardı gazetelerde.

Daha önce de yazdım, Ankara’da sürece ilişkin birtakım zihin egzersizleri var…

Var ama henüz tüm aktörlerin üzerinde mutabakata vardığı bir takvim yok.

Bu yüzden “İmralı’nın yanı sıra Kandil’in, Avrupa’nın ve siyasi uzantılarının verdiği mesajlar da var” dedi Erdoğan.

* * *

Öcalan ve Fidan’ın İmralı görüşmeleri sonucunda üzerinde mutabakata vardığı birtakım öneriler var.

Var ama bu önerilerin hayata geçmesi için diğer aktörlerin de ikna edilmesi gerekiyor.

Bu yüzden de süreç çok büyük bir hassasiyetle yürütülüyor.

En küçük bir yanlış anlaşılma ya da sert açıklama süreci sekte uğratabiliyor.

BDP heyetinin İmralı’da Öcalan’ı ziyaret etmesinin bir türlü gerçekleşmemiş olmasının en önemli sebebi Diyarbakır’da Ahmet Türk’ün yaptığı sert konuşma.

Bu arada süreç durmadı hem İmralı hem de Erbil’de süreci olgunlaştırmaya dönük görüşmeler devam etti.

Bir anlamda Öcalan’ın kendisini ziyaret edecek heyete yapacağı çatışmasızlık çağrısının altyapısı hazırlandı.

PKK’nın Avrupa kanadı ve Kandil’in nabzı tutuldu.

Hatta KCK tutuklularına bile sürece bakışı soruldu.

Evet Öcalan’ın mesajı net:

Nihai hedef silahların bırakılması.

Ama henüz PKK militanlarının Türkiye sınırlarının dışına çıkması konusunda bile tam bir mutabakat sağlanmamışken eylülde PKK’nın tamamen silahları bırakarak dağdan ineceğini iddia etmek hayalperestliğin de ötesinde.

Dikkat ederseniz Başbakan açıklamalarında sürekli PKK’nın Türkiye’den çekilmesine vurgu yapıyor. Çünkü ‘dört basamaklı merdiven stratejisi’nin ilk ve en kritik adımı bu.

Bu adım atılmadan sonrasına dair söylenecek her şey spekülatif.

Peki bu adım atılabilecek mi?

Amerika, Avrupa ve İran bu sürecin neresinde?

Onu da gelin yarınki yazıya bırakalım…