İmralı'ya neden Mehmet Öcalan gitti?

Öcalan kapsamlı çözüm önerisinin hayata geçmesi için çatışmasızlık çağrısı yapan, bir haftadır üzerinde çalıştığı mektubu kardeşine verdi.

Paris’te üç Kürt kadının karanlık bir cinayete kurban gitmesi ilk günden itibaren çok sayıda senaryo üretilmesine sebep oldu.

Bu alçak saldırıyı kim yaptı henüz bilmiyoruz ama kesin olan şu: Tüm taraflar bu saldırıyı ‘barış sürecini baltalamaya dönük bir sabotaj’ olarak görüyor.

Hem hükümet hem BDP hem de CHP tam da bu sebeple sürecin devamından yana tavır koydu. Senaryo çok. Şimdilik en güçlüsünü ‘balıkçı’ kod adlı İlhami Işık dillendirdi. “İşin arkasında Türkiye ya da PKK’nın olması zor” diyor Işık ve Fransız derin devletinin Suriye istihbaratı El Muhaberat’la tarihsel bağına dikkat çekiyor.

Son görüşmesinde Öcalan, kardeşi aracılığıyla Kandil ve Suriyeli Kürtlere özellikle de PYD’ye çok önemli bir mesaj göndermişti:

“Bu coğrafya diktatörlükten çok çekti. Diktatörlere destek vermek Kürtlerin faydasına değil. Söyle onlara, Esad’ı desteklemekten vazgeçip Suriyeli muhaliflerle hareket etsinler. Hatta buna karşı çıkan Kürtleri gerekirse elimine etsinler, Araplarla yakınlaşsınlar.”

Işık, Öcalan’ın aracılığıyla gönderdiği bu mesaj ve arkasından başlayan barış sürecinin Suriye istihbaratını en derin ilişkiye sahip olduğu Fransa’da harekete geçirdiğini düşünüyor. Bu teoriyi destekleyecek çok sayıda veri var.

Fransız istihbaratı nasıl göz yumdu?

Fransa’ya giderek yerinden bir gazetecilik örneği sunan Ertuğrul Özkök önceki gün Hürriyet’te detaylı yazdı, cinayet resmen Fransız istihbaratının gözleri önünde cereyan etmiş. Her adımını izledikleri, bir hafta önce çağırıp fotoğraflarını gösterdikleri insanlar göz göre göre bir cinayete sürüklenmiş. Fransız istihbaratı kendisi yapmasa da resmen bu cinayete göz yummuş!

Yapanlar PKK’lı da olabilir ama muhtemelen Suriye istihbaratı ile irtibatlı, derin Fransa’dan onaylı bir operasyon bu.

Fransa sadece katilleri tespit edip arkasını getirmezse bilin ki Fransız istihbaratı daha derinlere gidilmesini istemiyor.

Gidebilirse kendi derinlikleri ile hesaplaşması gerekiyor. Şimdiden ne olacağını kestirmek zor. Ama bu arada İmralı’da hareketli saatler yaşanıyor. Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan kasımdan sonra dün sabah ilk kez abisini ziyaret etmek için Gemlik’ten İmralı’ya gitti. Herkes ikinci bir BDP’li heyet ziyareti beklerken Mehmet Öcalan’ın İmralı’ya gitmesi birçok soru işaretini beraberinde getirdi. Çünkü beklenti ikinci ziyareti Ahmet Türk’ün de içinde bulunduğu yeni bir BDP’li heyetin yapması yönündeydi.

Neden BDP’li heyet değil de İmralı’ya Mehmet Öcalan gitti?

Suriye’ye ikinci mesaj

Bunun birçok sebebi var…

Bir, Öcalan’ın bir önceki Suriye mesajının bizzat kardeşi tarafından verilmiş olması. Dolayısıyla Mehmet Öcalan’ın gitmesi Suriye’ye ikinci mesaj.

İki, BDP içinde yaşanan “Kim gitsin?” tartışmasına böylece son verildi. BDP Ahmet Türk, Aysel Tuğluk, Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak’tan oluşan dört eşbaşkanlı bir heyetin gitmesini istiyordu. Adalet Bakanlığı ise ziyaretçi sayısını arttırmak istemiyordu. Zaten ilk ziyarette de benzer bir sıkıntı yaşandı. Kardeşinin gitmesi hem BDP içinde “Kim gitti, kim gidemedi?” tartışmasını bitirdi hem de bakanlığın “Kime izin verdi/vermedi” problemini çözdü.

Kardeşine ne dedi?

BDP eşbaşkanlarının Paris’ten dönmesi beklendi ve kardeş Öcalan dün İmralı’ya gitti. Peki Abdullah Öcalan bu ziyarette kardeşine ne dedi? İlk gelen bilgiler şu yönde:

Kardeşinin açıklamasına göre, öncelikle saldırıyı kınadı ve faillerin bulunmasını istedi. Bunun bir mesaj olduğunu belirtti.

Çözüm iradesinin altını çok kalın çizdi… Barış sürecini sabote etmek isteyenlere karşı somut ve ciddi uyarılarda bulundu.

En önemlisi Öcalan kapsamlı çözüm önerisinin hayata geçmesi için çatışmasızlık çağrısı yapan, bir haftadır üzerinde çalıştığı mektubu kardeşine verdi. Şimdi BDP, Kandil ve PKK’nın Avrupa kanadı ‘Paris suikastının gölgesinde Öcalan’ın ortaya koyduğu çözüm iradesi ve yaptığı çağrıyı’ tartışacak.

Kardeş Öcalan İmralı’ya tüm bu sebeplerden dolayı gitti.