#Kim bu telekulak?

İstanbul Başsavcısı'na tek bir soru: Kim bu telekulak, kimlerin imzası var o dinleme kararlarının altında lütfen açıklayın.

Hani Zincirlikuyu Mezarlığı’nın girişinde bir ara siyasi tartışmalara da konu olan, her okuyanın içini titreten bir ayet var ya: “Her nefis ölümü tadacaktır.”
Tıpkı onun gibi…
Türkiye’de “Her canlı bir gün dinlemeyi tadacaktır!”
Dün Yeni Şafak ve Star gazetesi aynı dehşet manşetle çıktı: “Paralel örgüt 7 bin kişiyi dinledi.”
Star’ın haber spotunu aynen aktarıyorum:
“Paralel yapının, Selam Terör Örgütü bahanesiyle aralarında siyasiler, bakanlar, gazeteciler, işadamları, sanatçılar ve bürokratların bulunduğu en az 7 bin kişiyi dinlediği ortaya çıktı. Star 2011 yılından beri dinlenen 3 bine yakın ismi ele geçirdi.”

* * *

Listede CHP Genel Merkezi de var Başbakan Tayyip Erdoğan da…
Durun bitmedi, MİT Müsteşarı Hakan Fidan da var Sebahat Tuncel de…
Radikal yazarı Ahmet İnsel ve Fehim Taştekin de var, Star’dan Yusuf Ziya Cömert ve Hürriyet’ten Ertuğrul Özkök de…
Defne Samyeli de var Hüseyin Aygün de!
Öyle bir liste ki neresinden baksanız dehşet.
Selam Terör Örgütü soruşturmasının eğer gerçekten böyle bir dinleme listesi varsa…
İnsan bu dinlemeleri yapan örgüte tek şey söyleyebilir: Ve Aleyküm selam!

* * *

Şaka mı bu diye haberi dikkatle okudum.
Türkiye’de her canlının dinlemeyi tattığını ya da tadacağını biliyorum ama bu kadarı beni bile şaşırttı.
Sonra doğal bir refleksle “Ben de var mıyım” diye listeyi taradım.
Olmadığım için sevinsem mi üzülsem mi bilemedim!
Şaka bir yana eğer Yeni Şafak ve Star’ın yazdığı şekilde iki savcı adını bile doğru dürüst duymadığımız varlığı tartışmalı bir örgüt üzerinden mahkeme kararıyla bu kadar çok insanı dinlemişse işte orası gerçekten de sözün bittiği yer.
Diyebilirsiniz ki Ergenekon ve KCK davalarında da bu şekilde torba dinlemeler, yargılamalar yapılmadı mı?
Doğru; bu, alakalı alakasız herkesi aynı torbaya koyarak yargılama alışkanlığı yabancımız değil. Geçmişte defalarca eleştirdik ama inanın Selam dosyası torbacılık da hepsini katlar…

* * *

Nitekim Selam soruşturmasını yürüten savcılar arka arkaya özetle “Bizim takip ettiğimiz soruşturma dosyasında bu isimlerin hiçbiri yoktu” açıklaması yaptı.
E o zaman kim dinledi birbiriyle alakasız 7 bin insanı?
Kim bu telekulak?
Eğer Star ve Yeni Şafak birbiriyle alakasız soruşturma dosyalarını bilerek ya da bilmeyerek bir araya getirip bir dinleme havuzu oluşturmadıysa Selam Terör Örgütü adı altında 7 bin kişilik dinleme havuzunu kim oluşturdu?
Emniyet mi, savcılar mı?
Soyut suçlamalara, komplo teorilerine, algı operasyonu yapmaya hiç gerek yok…
Ortada neresinden bakarsanız bakın büyük bir skandal var…
Savcılar “Bizim baktığımız dosyalarda böyle bir liste yoktu” diyor…
İstanbul Başsavcısı kendisiyle görüşen CHP’li milletvekiline “Yüzlerce klasör var, beni bile dinlemişler” cevabını veriyor.

* * *

HSYK inceleme başlatmış.
Cevabı bulmak hiç de öyle zor değil.
Madem iki savcı 3 yıllık bir süreçte 7 bin kişiyi Selam Terör Örgütü soruşturması kapsamında mahkeme kararıyla dinledi deniliyor…
İhtiyacımız olan tek belge.
O savcıların imzasını taşıyan mahkeme izin belgeleri…
Dün gün boyu o belgenin peşinde koştuk.
Henüz bulamadık.
Buradan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu’na bir çağrı yapıyorum:
Sayın Salihoğlu, madem uyduruk bir örgüt soruşturmasıyla sizi bile dinlemişler lütfen şu mahkeme kararını kamuoyu ile paylaşın, gerçekten kimmiş bu asrın telekulak skandalına imza atanlar hep beraber ibretle izleyelim.
İzlemekle kalmayıp hep beraber hukuk önünde hesap soralım…
Kim bu telekulak, kimlerin imzası var o dinleme kararlarının altında lütfen açıklayın…