Kürtler Türkiye'yi bölecek mi?

Demokratikleşmiş, AB Yerel Yönetimler Özerklik Anlaşması'na imza atmış bir Türkiye hem içeride hem dışarıda Kürtlere ilham verir.

Sabah ilk arayan Tarhan Erdem oldu.

Tarhan Bey öyle kolay heyecanlanmaz, her meseleye tecrübe ve soğukkanlılıkla bakar.

Bir yazıdan dolayı kolay kolay aramaz.

Belli ki çok heyecanlanmış.

Neye mi?

Dün bu köşede aktardığım bir cümleye...

Değişmeye başlayan devlet aklına...

MGK’da gündeme gelen o kritik cümleye...

“Kürtler Türkiye’yi bölmeyecek, Türkiye Kürtlerle büyüyecek.”

Son zamanlarda Ankara’da Dışişleri’nden İçişleri’ne o kadar çok yetkiliden duydum ki buna benzer cümleler...

Bu yüzden...

“Devlet aklı geç de olsa değişmeye başladı” diye yazdım dün.

Yıllardır devletin ‘Kürt Meselesi’ni çözme yöntemlerine bakıp “Bu mesele bu yöntemlerle çözülmez, devletin yeni bir akla ihtiyacı var” dediği için heyecanlanmış Tarhan Erdem.

Heyecanlanan sadece o değil.

Bu meselelere kafa yoran o kadar çok insandan benzer bir tepki aldım ki dün.

Bugüne kadar savunulan pozisyonları baştan aşağı değiştiren söylem bu.

Bu yüzden Abdullah Öcalan ile İmralı’da varılan mutabakata ‘Yeni İmralı Mutabakatı’ dedim.

Nasıl demem!..

Birçok yetkiliden şu cümleyi duyduktan sonra:
“Bugüne kadar Kürtlere hep bölünme korkusuyla baktık, oysa artık Kürtlere Türkiye’nin büyümesi gözüyle bakıyoruz...”

Türkiye’yi yeni maceralara sokalım, ‘bir koyup üç alalım’ cümlesi değil bu.

Bölgemizde değişen dinamiklere uygun üretilmiş yeni politika bu.

Eğer çözüm konuşacaksak Suriye’den Irak’a, İran’dan Türkiye’ye ortaya çıkan yeni dinamiği tüm tarafların iyi anlaması gerekiyor.

Bağdat yönetimi biraz daha Kuzey Irak Yönetimi’ni sıkıştırırsa Irak bölünebilir. Suriye’de şu ya da bu şekilde yeni bir Kürt bölgesi oluştu. Yeni bir Kürt havzası var yanı başımızda. Kendi Kürtleriyle demokratikleşme yolunda barışmış ve PKK parantezini kapatmış bir Türkiye 15 milyonluk Kürt nüfusuyla yeniden şekillenen bölgenin ve Kürt havzasının en önemli ve belirleyici aktörü olabilir. Ama bunun için Türkiye’nin tüm bölgeye ilham kaynağı olabilecek bir iç barış ve demokrasi standardına ulaşması gerekiyor.

Bunun da yolu Türkiye’nin Kürtlere bölünme korkusu değil büyüme perspektifi ile bakmaya başlamasından geçiyor.

Bu yeni bakış açısı sadece devletle sınırlı değil.

Yeni denklemi en iyi anlayanlardan biri de Abdullah Öcalan.

Bu yüzden devletle Öcalan arasında yeni bir mutabakat ortaya çıktı.

Bu yüzden Öcalan, Başbakan Erdoğan’a bir mektup yazarak elini sokmaktan kaçınmayacağını söyledi.

Suriye’de Esad rejimiyle birlikte hareket eden PYD’ye bu yüzden “Diktatörlerden bu coğrafyada kimseye fayda gelmedi, Araplarla yakınlaşın ve Suriye’de Esad’ın devrilmesi için muhaliflerle hareket edin” dedi.

Bırakın ayrılıkçılığı, demokratik özerklikten bile bu yüzden vazgeçti.

O da Kürtlerin büyümesini Türkiye’nin büyümesinde, demokratikleşen Türkiye’de gördü.

Demokratikleşmiş, AB Yerel Yönetimler Özerklik Anlaşması’na imza atmış terör ve şiddet sarmalından çıkmış bir Türkiye hem içeride hem dışarıda Kürtlere ilham verir.

Hem devlet hem de Öcalan bunun çok farkında.

Şimdi sıra hâlâ eski pozisyonları üzerinden siyaset üretenlerde...

Tarhan Bey heyecanlanmakta haksız mı?

“Kürtler Türkiye’yi bölmeyecek, Türkiye Kürtlerle büyüyecek.”