Madalya takmak yerine dava açtılar!

Biri 10, diğerleri 12 ve 13 yaşında 3 kız çocuğu.

Edirne’de Kız Yetiştirme Yurdu’nda kalıyorlar.

Cinsel istismara uğradıkları iddiasıyla savcılık tarafından hastaneye sevk ediliyorlar.

Hukuki prosedür gereği istenen şu:

‘İç ve dış beden muayenesi.’

Bakmayın böyle teknik bir dil kullanıldığına...

Asıl istenen ‘bekâret kontrolü’.

O yaşta üç çocuğa, istismara uğradıkları yetmiyormuş gibi normal muayene değil, bir de bekâret kontrolü travması yaşatılacak.


* * *
Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Gürcan Altun alıyor çocukları karşısına ve hastaneye neden getirildiklerini bilip bilmediklerini soruyor.

Üç çocuk da ‘bilmiyoruz’ diyor.

Bunun üzerine savcılık tarafından talep edilen ‘dış beden ve iç beden muayenesinin’ ne olduğu konusunda onları bilgilendiriyor.

Üçü de şaşkın!

Her biriyle ayrı ayrı yarım saat konuşuyor.

Üçü de Altun’u dinledikten sonra, böyle bir şeyi kesinlikle istemediklerini söylüyor. Hoca tedirgin...

Ya savcıyı dinleyip zorla bekâret kontrolü yapacak...

Ya da hem vicdanı hem de meslek ahlakına uygun davranıp çocukları gönderecek.


* * *
Ne mi yapıyor?

Bu çocukları zorla muayene etmeye kalktığında onlarda bir ruhsal travmaya yol açacağını tıbben çok iyi bildiği için böyle bir muayene yapamayacağına dair bir tutanak düzenleyerek savcılığa iletiyor.

Vay sen misin savcının talebine rağmen bu çocuklara bekâret kontrolü yapmayan!
- Ama onlar daha çocuk.
- Olsun!
- Kesinlikle istemiyorlar.
- Zorla yapacaksın!
- Ne meslek ahlakım ne de vicdanım elverir.
- O zaman görevi kötüye kullanmaktan 1 yıl hapis cezasıyla yargılanırsın.


* * *
İnanması zor ama aynen böyle.

O çocuklara kanun zoruyla ikinci bir travma yaşatmadı diye alkışlanması, görevini layıkıyla yaptığı için tebrik edilmesi gereken bir doktor, görevi ihmalden hapis istemiyle yargılanıyor.

Sadece dış muayene istense anlaşılır...

Savcı elbette tacizin boyutlarını, çocuklar üzerinde fiziki bir zarar var mı yok mu anlamak ister, varsa raporu mahkemeye sunar.

Ama çocuk yaşta üç kızdan kanun zoruyla bekâret testi istemek, tacizi illa da ‘kızlık zarına’ indirgemek niye?

Taciz yetmezmiş gibi o çocuklara bekâret testi ile ikinci bir travma yaşatmaktan kanun yapıcılarımız zevk mi alıyor?

Bu yasaları hangi kafa bu şekilde düzenliyor?

Savcı görevini layıkıyla yapan doktoru (başına gelebilecekleri bildiği için tutanak bile tutmuş) görevi kötüye kullanmaktan nasıl suçluyor?

Soruyorum, görevi kötüye kullanan çocuk yaşta kızlardan zorla da olsa bekâret testi isteyen, ‘taciz eşittir kızlık zarı’ diyen bu hukuk anlayışı mı yoksa meslek ahlakına uygun hareket edip o çocukların ruh halini dikkate alan doktor mu?

Buyurun, bu da yargı için bekâret testi...