Pantürkizm mi Pankürdizm mi?

Nasıl ki bu topraklarda yüz küsur yıldır Türkçüler Pantürkizm hayali kuruyorlar, Kürtçüler de Pankürdizm hayali kurabilir.

Türk milliyetçilerinin yıllardır en büyük hayali ne?
Pantürkizm.
Yani Balkanlar’dan Orta Asya’ya uzanan coğrafyada yaşayan tüm Türklerin birliği...
Buna Yusuf Akçura gibi siyasi birlik hayaliyle yaklaşanlar da oldu, Ziya Gökalp gibi tarih ve dil üzerinden kültürel birliği savunanlar da...
Kızıl Elma hayali genç Osmanlı aydınlarını en çok etkileyen ideoloji oldu.
Sadece Osmanlı aydınları değil İttihat Terakki Partisi üzerinden Cumhuriyet’in kurucu kadrosu da bu ideolojinin peşinden koştu.
Fakat zamanla siyasi birliği savunanlarla kültürel birliği savunanlar ayrıştı.
Bir yanda Enver Paşa gibi Turancılık hayallerinin peşinde heba olanlar...
Diğer yanda Mustafa Kemal gibi Anadolu’da bu hayali gerçekleştirip Anadolu dışında daha gerçekçi tarihi, kültürel ve ekonomik bağlar peşinde koşanlar.

* * *

E tabii şartlar da buna zorluyor.
Rusya’da devrim yaşanmış...
Türk dünyasını siyasi olarak bir araya getirme projesi zorunlu olarak rafa kalkmış.
Atatürk vazgeçmiş ama birçok Türkçü aydın bu hayalle yaşamaya devam etmiş.
Bugün bile bu hayalle yaşayan partiler, insanlar var.
Hayal bu, insan elbette hayal kurar.
Kurar ama bir de gerçekler var.
Hatırlayın, Sovyetler Birliği dağılırken bu hayal tekrar gündeme gelmişti.
Bağımsız Azerbaycan’ın kurucu liderlerinden Elçibey bu hayalin en samimi savunucularındandı.
Ama olmadı.

* * *
Bırakın Türk dünyasının ortak bir pakt kurmasını, Türkiye Orta Asya cumhuriyeti devletleri ile ne siyasi ne ekonomik ne de kültürel anlamda Rusya kadar bile yakınlaşabildi.
Bugün Orta Asya ülkelerinde Türkiye’nin vazgeçtim siyaseti, ekonomik ve kültürel etkisi ne diye baksanız Türkiye birçok alanda Rusya, Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa, Çin ve Japonya’nın ardından geliyor.
Hani nerede siyasi birlik?
Nerede yüz küsur yıldır bu topraklarda yanan Pantürkizm hayali?
Yok çünkü adı üstünde hayal.
Ha bir gün gerçek olabilir mi?
Elbette olabilir...
Ama ortada onca kendisini Türk devleti olarak tanımlayan bağımsız ülke olmasına rağmen bir asırdır neden olmamış?
Eminim konunun uzmanları nedenleri üzerine onlarca sayfa yazar.
Benim bugün için derdim başka...
Önceki gün Erbil’de Ulusal Kürt Konferansı hazırlık toplantısı yapıldı.
Irak’ın kuzeyinden sonra Suriye’nin kuzeyinde de PYD yani Kürtler hâkimiyeti ele geçirdi.
Ve bir anda Türkiye’de ‘Dört Parçalı Kürdistan hayali gerçek mi oluyor?’ tartışması başladı.
Tartışmaya bir itirazım yok, elbette tartışmalıyız.
Ama bir şartla...
İşin içine korku ve paranoya karıştırmadan.
Nasıl ki bu topraklarda yüz küsur yıldır Türkçüler Pantürkizm hayali kuruyorlar, Kürtçüler de Pankürdizm hayali kurabilir.
Bundan niye bu kadar korkuyoruz?
Türk Dünyası Kongreleri oluyor da Kürt Halkları Kongresi neden olmasın?
Bir Türk Kızıl Elma hayali kurabilirken bir Kürt neden kurmasın?
Kursun, demokratik bir dünyada hiçbir sorun yok...
Yeter ki hayaller ve gerçekler birbirine karıştırılmasın.