Sen neymişsin Kadir Abi!

Sosyal medya Kadir İnanır söyleşisiyle çalkalanıyor. Söyleşiyi okuyan 'Sen neymişsin be Kadir Abi!' mesajları atıyor.

Selahattin Demirtaş dün partisinin grup toplantısında Kadir İnanır’a teşekkür etti.

Kadir İnanır’ın pazartesi Radikal’e manşet olan cesur ve samimi açıklamaları Demirtaş’ı çok etkilemiş.

Bu yüzden BDP grup toplantısında, onca gündem arasında bizzat isim vererek teşekkür etme ihtiyacı hissetmiş.

Demirtaş’ın İnanır’a teşekküründe iki şey dikkatimi çekti.

Bir; diğer sanatçılara yaptığı çağrı.

İki; Kadir İnanır’ın Karadenizliliği.

Evet evet yanlış duymadınız Kadir Abi’nin Karadenizliliği, bir anlamda Lazlığı...

Buyurun okuyalım:

“Karadeniz’in yetiştirmiş olduğu sanatçılardan Kadir İnanır’ı yaptığı cesur açıklamalarından dolayı kutluyorum. Diğer sanatçıların da bu sürece bu kadar cesur yaklaşarak destek sunmalarının önemli olduğunu buradan belirtmek istiyorum…”

* * *

Bu sürece hangi sanatçı nasıl katkı sunar bilemem.

Her sanatçının duruşu farklı…

Ama belli ki sinemamızın yaşayan en büyük aktörlerinden Kadir İnanır’ın hayli esaslı çıkışı birçoklarını şaşırtmış.

Öylesine şaşırtmış ki sosyal medya Kadir İnanır söyleşisiyle çalkalanıyor.

İki gündür söyleşiyi okuyan “Sen neymişsin be Kadir Abi!” mesajları atıyor.

“Kadir İnanır’ın bu kadar donanımlı ve duyarlı olduğunu bu röportajla öğrendim” diyen de var, “Kadir Abi döktürmüş” diyen de.

Demek ki bazıları için Kadir Abi sadece usta bir jön.

Demek ki yılların Kadir Abisi bile sinemada yarattığı ‘bıçkın delikanlı’ imajının kurbanı: “Ne anlar Kürt meselesinden! Yıllardır bölgede süregiden çarpık düzenden!”

Bu yüzden olsa gerek Vivet Kanetti “Çok daha soldan ve entelektüellikten gelen başkaları neredeyse orducu çizgiye varırken Kadir İnanır’ın bugün durduğu nokta olağanüstü güzel” demiş.

Bu yüzden olsa gerek Demirtaş Meclis kürsüsünden Karadenizliliğine vurgu yaparak bizzat teşekkür etmek istemiş.

* * *

Karadenizliliği neden önemli Kadir İnanır’ın?

Çünkü ‘Kürt Sorunu’nu Kürtler tek başına çözmeyecek.

Bu ülkede birlikte yaşamaya devam edeceksek Türk-Kürt birlikte çözecek bu sorunu.

Zaten “Oyunbozanı bu halk affetmez” diyerek birçoklarının ezberini bozan Kadir İnanır söyleşisinin en can alıcı yeri bu…

Soruyor Ezgi Başaran:

Bu süreçte bir de ‘Türk hassasiyeti’nden söz ediliyor. Sizce nedir o hassasiyet? 

Şimdi bu sözü dillendiren Ertuğrul Özkök benim dostumdur fakat yanlış düşünüyor. Ben kendisine kısa bir sohbette niye yanlış düşündüğünü anlatabilirim. Sohbetimizde şarap da olabilir! 

Nasıl anlatırsınız? 

Gerçek Türk milliyetçisi, bu topraklarda yaşayan herkesin eşit haklara sahip olmasını ister. Türk olmaktan ‘ne mutlu’ ise Kürt sorununun çözülmesini ister. Bazı şeyleri çok büyütmemeli. İmralı’yla görüşme başladı, kıyamet mi koptu? Hayır. Demek ki bu ülkede artık Türk veya Kürt hassasiyetinden daha büyük bir şey var: Barış hasreti. Kimse artık kavga istemiyor. 

* * *

Türkiye bir önyargılar cenneti ama artık ezberler bozuluyor.

Yılların ‘Kırmızı Kitaplı’ MGK’sı bile artık “Kürtlere hep bölünme korkusuyla baktık oysa Kürtler Türkiye’yi bölmeyecek, Türkiye Kürtlerle büyüyecek” noktasına geldiyse yıllardır bu soruna esaslı bir biçimde kafa yoran ‘Tatar Ramazan’ı da Apo’yu da ustalıkla oynayan ‘Kadir Abi’ye niye şaşırıyoruz?

Biraz da kendi önyargılarımıza şaşırsak ya…