Sırrı Süreyya neden yok?

'Gezi eylemleri çözüm sürecini baltalasın, ortalık daha da karışsın' diye bekleyenlerin hevesini kursağında bırakmak hükümetin elinde.

Gezi Parkı eylemleri ‘çözüm süreci’ni baltalar mı?

Eminim baltalaması için elinden geleni yapanlar vardır…

Hazır Türkiye’nin dört bir tarafında insanlar yaşam tarzı duyarlılığı için sokağa dökülmüşken “Kürtler ve Aleviler de ayaklansa da ortalık iyice karışsa” diye avucunu ovuşturarak bekleyenler vardır…

Ama ne İmralı’da Abdullah Öcalan ile bu süreci başlatan hükümet ne de Gezi Parkı’nı ve Türkiye’nin dört bir tarafını daha fazla özgürlük ve demokrasi talebi için dolduran insanlar böyle bir şey ister.

Hükümet istemez, isteyemez; çünkü bu, barış yolunda şimdiye kadar attığı adımları inkâr olur.

Protestocular istemez, isteyemez; çünkü bu, barışçıl Gezi Parkı eylemlerinin ruhuna aykırı.

* * *

Bir insan hem çözüm sürecinin sonuna kadar arkasında hem de barışçıl Gezi Parkı eylemlerinin en önünde olamaz mı?

Olur bal gibi olur…

Oldu da zaten…

Çözüm sürecinde çok kritik bir rol oynayan Sırrı Süreyya Önder Gezi Parkı eylemlerinin ilk günlerinde en ön saftaydı.

Bu rolünden dolayı da Abdullah Öcalan’ı ziyaret eden BDP’li heyetten çıkarıldı.

İki hafta önce kendisini ziyaret eden Selahattin Demirtaş ve Pervin Buldan’ın yanında Önder’i göremeyen Öcalan’ın tepkisi çok sert olmuş.

Bu durumu ‘laubalilik’ olarak değerlendirmiş.

Çünkü son ana kadar kendisini ziyaret edecek heyette Önder’in olmadığını bilmiyormuş.

Demirtaş ve Buldan’a “Bir daha böyle bir durum yaşanırsa gelmeyin” bile demiş.

* * *

Ama dün yine Sırrı Süreyya Önder olmadan Demirtaş ve Buldan Öcalan’ı ziyarete gitti.

Peki bu nasıl oldu?

BDP’lilerden gelen açıklama şu:

Aslında bu ziyaret hafta sonu gerçekleşecekmiş. Önder’in listede olmadığını öğrenen BDP yöneticileri gitmeme kararı almış.

Ama asıl kararın Öcalan’da olduğu da belirtilmiş.

Bunun üzerine isim krizini çözmek için devreye MİT Müsteşarı Hakan Fidan girmiş.

Öcalan, Fidan’a “Acil görüşmemiz gereken konular var, tamam gelsinler” demiş.

Ne Sırrı Süreyya ne de BDP yönetimi tarihi öneme sahip bir sürecin isimlere takılmasından yana.

Anlaşılan o ki Öcalan da sürecin tıkanmasını istemiyor.

Dün Sırrı Süreyya ile konuştum…

Her zamanki tevazuu ile “Heyette kimin yer aldığının bir önemi yok önemli olan sürecin işlemesi” dedi.

Hükümetin demokratikleşme yolunda atması gereken adımların her şeyden daha önemli olduğunu belirtti.

Başbakan yarın âkil insanlar heyeti ile buluşacak.

Âkiller heyetinin raporu hazır.

Adalet Bakanlığı’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı paketlerin hazırlıkları bitmek üzere. Terörle Mücadele Yasası’ndan seçim barajına kadar atılması gereken adımlar belli…

Şimdi top hükümetin kucağında.

Bir yanda Alevi açılımı diğer yanda Kürt açılımı…

“Gezi Parkı eylemleri çözüm sürecini baltalasın, ortalık daha da karışsın” diye bekleyenlerin hevesini kursağında bırakmak hükümetin elinde.