Tatlıses'i kim vurdu?

Eski gücü olmasa da eski ilişkilerinden dolayı Tatlıses çetelerin hedefi olmaktan kurtulamadı. Son saldırıda olduğu gibi. Ama çember daralıyor.

O yoğun bakım ünitesinde yaşam mücadelesi verirken herkes aynı soruyu soruyor:
İbrahim Tatlıses’i kim vurdu?
Cinayetin şekli ve uzun namlulu Kalaşnikov’dan dolayı ilk gün şüpheler Kuzey Iraklı ortağı Rojdi Said’e yöneldi.
Irakta başlattıkları inşaat projesi kötü gidiyormuş…
Tatlıses son günlerde çok gerginmiş.
Hatta son 6 ayda 3 kez tehdit almış…
Kuşku listesi uzayıp gidiyor…

Fakat ortağı Said önceki gün Erbil’den hüngür hüngür ağlayarak ‘çocuklarımı emanet ettiğim, evinde uyuduğum, uğruna servetimi gözümü kırpmadan feda edebileceğim bir insana nasıl zarar veririm’ açıklamasını yaptı.
Suçlamalara isyan eder bir hali vardı…
Dolayısıyla gözler ikinci olağan şüpheliye çevrildi.
Son dönemde PKK adına birileri Şivan Perver, Muhsin Kızılkaya, Mehmet Metiner ve Kemal Burkay gibi sanatçı ve yazarları tehdit ettiği için gözler otomatik olarak PKK’ya çevrildi…

Dün KCK öyle bir açıklama yaptı ki…
Anlaşılan İbrahim Tatlıses’e suikast suçlaması PKK’nın da zoruna gitmiş...
Diğer suçlamalarla ilgili tehditkar ve dolambaçlı bir üslup kullanan PKK bu saldırı ile ilgili ‘asla’ demiş.
“Kürt sanatçı İbrahim Tatlıses’ e karşı İstanbul’da alçakça bir silahlı saldırı gerçekleşmiştir. Bu saldırıyı ve saldırıyı yapanları nefretle kınıyoruz. Yoksul bir halk çocuğu olarak Urfa’da doğup büyüyen, İbrahim Tatlıses Kürt halkının özgürlük davasına ve özgürlük hareketine hep saygılı davranmayı bilmiştir. Bizim İbrahim Tatlıses’ten rahatsız olma gibi bir durumumuz söz konusu olmamıştır. Bu nedenle hareketimiz ve hareketimizin yörüngesinde hareket eden herhangi bir birimin İbrahim Tatlıses’e karşı herhangi bir saldırıyı düşünmesi ve yapması asla mümkün değildir.”
Ortağı hüngür hüngür ağlayarak isyan ediyor, PKK ‘asla’ diyor, bu durumda gözler 3. olağan şüpheliye yani çetelere çevriliyor…
İlk akla gelen Sauna Çetesi.
Sauna Çetesi’nin lideri Kasım Zengin’in daha önce Tatlıses’i tehdit ettiği biliniyor.
Öyle ki 2008’de Tatlıses “300 bin dolar vereceksin yoksa seni öldürürüm” tehditleri savurduğu için Zengin’den şikâyetçi olmuştu.
Emniyet’in başarılı operasyonuna rağmen Zengin 2007 yılında kayıplara karıştı.
Dolayısıyla olağan şüphelilerin ‘çeteler’ kısmında Zengin ilk akla gelen.
Ama maalesef son değil…
Çünkü Tatlıses biraz da iş yapma biçimi ve içinde bulunduğu âlemden dolayı geçmişte tehdit, şantaj ve saldırı dahil birçok çetenin hedefi oldu.
Liste hayli kabarık.
Bize gelen bilgi ciddi bir ayıklamanın tamamlandığı yönünde.
Başbakan da açıkladı, kim yaptı sorusunun cevaplanması ‘an meselesi.’

Türkiye mafya ve çetelerden çok çekti.
Kısa bir süre öncesine kadar neredeyse mafyaya bulaşmadan iş yapma imkânı yoktu.
Otel mafyası, otopark mafyası, restoran mafyası.
Ergenekon’u hep siyasi düzlemde tartıştık, oysa Ergenekon davası en büyük darbeyi mafyatik oluşumlara ve çetelere vurdu.
Emniyet şimdiye kadar illegal örgütlenmelere ve çetelere dönük çok önemli operasyonlara imza attı.
Kısmen Susurluk’ta ama esas olarak Ergenekon davasında devlet içi illegal örgütlenmelerin üzerine gidilince düne kadar her tarafı haraca bağlayan çeteler bir bir dökülmeye başladı.
Fakat her ne kadar eski gücü olmasa da eski ilişkilerinden dolayı Tatlıses bir türlü çetelerin hedefi olmaktan kurtulamadı.
Tıpkı son saldırıda olduğu gibi.
Ama çember daralıyor...
Hem vuran hem de vurduran için.

.