Türkiye demokratikleştikçe Kürtler Türkiyelileşiyor

Ne Türklerin ne de Kürtlerin çoğunluğunun bayrakla, marşla ya da Türkçenin resmi dil olmasıyla ilgili bir sorunu var

İmralı Süreci’ diye konuşup duruyoruz; oysa meselenin bamteli şu:

“Türklerle Kürtlerin Türkiye toprakları üzerinde ortak bir geleceği var mı?”

Birlikte yaşamak istiyor muyuz?

Bu konuda yapılmış iki önemli çalışma var.

KONDA’nın BİZ KİMİZ araştırması ve BİLGESAM’ın Toplumsal Algılar raporu.

BİLGESAM’ın raporu bu soruya ‘evet’ diyenlerin oranını %80’lerin üzerinde gösteriyor.

İlginç olan şu: Türklerde bu oran %70’lerdeyken Kürtlerde %90’larda.

Demek ki neymiş ‘bölünüyoruz’ korkusunun Türklerde karşılığı Kürtlerden daha fazlaymış. Nasıl olmasın?

Bunca yıl ‘bölünüyoruz’ korkusunu pompalarsanız birileri de elbette bu korkuya kapılır.

PKK, bağımsız devlet fikrinden vazgeçtiğini açıklasa bile!

* * *

PKK terörü ve devletin yanlış politikalarına rağmen ortak yaşama arzusu güçlü ama ‘evlilik, komşuluk ve iş yapma’ konusunda uçurum hayli açılmış vaziyette.

KONDA’nın araştırmasına göre Kürt nüfus yaklaşık 15 milyon.

İlginç olan şu: 3.5 milyon Türk ve Kürt akraba yani kendisini hem Kürt hem de Türk olarak tanımlıyor.

Evet, Kürtler ve Türkler yıllarca kız alıp verdi ama artık iki taraf da bu konularda daha önyargılı.

Siyaset, sorun çözmek yerine yanlış politikalarla sorunun kendisi haline gelince sosyal ve ekonomik uçurum giderek büyüdü.

Habire “Türkiye bölünecek mi, Türkçe resmi dil olmaktan çıkacak mı, marş ve bayrak ortadan kalkacak mı, anayasada vatandaşlık Türklük üzerinden tanımlanmayacaksa devletin adı ne olacak?” gibi toplumsal gerçekliği olmayan sorularla uğraşmaktan toplumda büyük ayrışmalara yol açan asıl sorular ve sorunlarla uğraşamaz olduk.

BİLGESAM’ın araştırmasına göre Türklerin yüzde 97,7’si, Kürtlerin ise yüzde 94,8’i “Türk bayrağı benim bayrağımdır” diyor, aynı şekilde Türklerin yüzde 97,6’sı, Kürtlerin ise yüzde 91,1’i “İstiklal Marşı benim marşımdır” diyor. Yani ne Türklerin ne de Kürtlerin çoğunluğunun bayrakla, marşla ya da Türkçenin resmi dil olmasıyla ilgili bir sorunu var.

Şu korku siyasetini bırakalım artık.

Türkiye’nin adıyla da bayrağıyla da bir sorun yok.

O kadar yok ki bakın hafta başı BDP Diyarbakır İl Örgütü’nün 2. Olağan Kongresi’nde Türk bayrağı ve BDP flaması yan yana asıldı.
Gazetecilerin ısrarlı soruları üzerine BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak şu açıklamayı yapmak zorunda kaldı:

“Kongrelerimizde ve resmi toplantılarda bunu yapıyoruz. Arada bir asmadığımız olmuş mudur bilmiyorum. Ama bizim bayrakla hiçbir zaman sorunumuz olmamıştır. Bu ülkenin ortak değeridir. Aslında böyle bir sorun varmış gibi davrananlar Kürtleri bu ülkenin ortak değeri olarak görmüyorlar.”

BDP değilse bile Kürt hareketi geçmişte bayrakla arasına mesafe koydu.

Bayrak asılmayan kongrelerden geldik bu günlere.

Ama artık çok küçük bir azınlık dışında vatanı, bayrağı, marşı, Türkçeyi ortak değer olarak görmeyen yok.

Çünkü Türkiye demokratikleştikçe Kürt hareketi de Türkiyelileşiyor.

Asıl sorun sosyal dokuda.

Kız alıp vermekten komşuluğa, ortak iş yapmaktan kültürel önyargılara ciddi bir ayrışma var toplumda.

Silah aradan çekilir, siyaset korku üretmek yerine çözüm üretmeye başlarsa -ki başladı- asıl meseleleri konuşmaya başlayacağız.

Bir arada yaşama arzusu yüksek.

Çözüm belli…

Türkiye demokratikleştikçe Kürtler Türkiyelileşecek.

Sadece Türkiyeli Kürtler değil, İran’dan Suriye’ye geniş bir coğrafya var önümüzde…