TÜSİAD Cizre'de kime destek verdi?

Ne oldu da TÜSİAD Güneydoğu'ya böylesi bir çıkarma yaptı? TÜSİAD, Cizre'de hangi mesajları verdi? Hangi bağa vurgu yaptı?

Gezi protestoları ile çözüm süreci birbirine karşıt mı?

Bu soruya en anlamlı cevabı dün Cizre’ye tarihi bir çıkarma yapan TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz verdi...

Konuşmasına Kürtçe selam vererek başlayan Yılmaz, sadece bölgeye yapılacak yatırımlardan bahsetmedi.

Gezi Parkı protestoları ile çözüm sürecinin bırakın birbirine karşıt olmasını, neden aynı başlık altında değerlendirilmesi gerektiğini anlattı...

“Kalkınmada süreklilik için doğru ekonomi politikalarının yanı sıra demokratik çerçevenin genişletilmesi şart” dedi.

Bir yandan hükümetin çözüm sürecinde attığı adımları överken diğer yandan ‘evet ama yetmez’ dedi.

* * *

Şu satırlara dikkat...

“İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı gibi konularda da ilerleme sağlamak zorundayız. Artık demokratik standartlarımızın daha yükseğe taşınması ve demokrasi bilincimizin derinleşmesi ihtiyacı ile karşı karşıyayız. Gezi Parkı ile başlayarak gelişen katılımcı demokrasi talepleri çözüm sürecinin öngördüğü temel hak ve özgürlüklerle aynı başlık altında değerlendirilebilir. Kürt meselesinin çözülmesi demokrasi anlayışımızın çok daha özgürlükçü, katılımcı, bireysel haklara ve kimliklere saygılı bir derinlik kazanmasıyla mümkün olacaktır. Akan kanın durması büyük bir fırsat kapısı açmıştır. Bunu mutlaka değerlendirmek zorundayız.”

* * *

TÜSİAD geçmişte Kürt sorunu ile ilgili cesur raporlar hazırlamıştı.

Ama tam kadro Güneydoğu’nun bir ilçesinde bu çapta bir toplantıyı daha önce hiç yapmamıştı.

Ne oldu da TÜSİAD Güneydoğu’ya böylesi bir çıkarma yaptı?

Mustafa Koç’tan Güler Sabancı’ya, Ümit Boyner’den Hamdi Akın’a, Nihat Özdemir’den Tarkan Kadooğlu’na birçok isim dün tarihi Kırmızı Medrese’de tek tek söz aldı.

Hepsi bir yandan çözüm sürecinin önemine vurgu yaptı, diğer yandan ekonomik kalkınma ile demokratik gelişmişlik arasındaki ilişkiye dikkat çekti.

Kadooğlu’nun bölgeden bir işadamı olarak TÜSİAD yönetiminde yer alması da eminim Cizre’yi seçmelerinde etkili olmuştur.

Ama TÜSİAD’ın böylesi bir ortamda tam kadro Güneydoğu çıkarması yapması çok daha önemli bir mesaj içeriyor.

* * *

Bir kere bu çıkarma TÜSİAD açısından bir özeleştiri.

Çünkü TÜSİAD yıllarca ‘İstanbul Patronlar Kulübü’ olmakla suçlandı.

SİAD’lar aracılığıyla Anadolu sermayesi ile bağını güçlendirmeye çalıştı ama “İstanbul sermayesinin çıkarlarını savunuyor” eleştirilerinden kurtulamadı.

Hem de onca kritik rapor yayımlamasına rağmen.

Şimdi bu hayli çalkantılı dönemde biraz gecikmiş de olsa bizzat Cizre’ye giderek hem çözüm sürecine destek verdi hem de ekonomi ile demokrasi arasındaki bağa vurgu yaptı.

Gezi sürecini kötü yöneten hükümetle karşı karşıya gelmek yerine daha fazla demokrasi talebiyle çözüm sürecinde buluştu.

Bu yüzden Yılmaz diplomatik bir dille “Her iki konuyu da aynı başlık altında değerlendiriyoruz” dedi.

Yılmaz’ın “Çözüme yatırım yapmak için buradayız” sözü önemli...

Çünkü bu söz hem hükümetin çözüm politikasına hem de Gezi Parkı protestocularının daha fazla demokrasi talebine destek.

Çünkü Gezi protestoları ile çözüm süreci birbirinin karşıtı değil, aksine tamamlayıcısı.