Yazıklar olsun!

Her tek adamın yaptığı gibi, tutkuyla bağlı olduğu takımını da kendisiyle beraber yıktı. İki yıl boş yere heba edildi.
Yazıklar olsun!

Bu yazıyı bir Fenerbahçeli olarak yazıyorum.

Kırgın, kızgın, üzgün bir Fenerbahçeli olarak...

Kırgınım çünkü...

İki yıldır yani şike olayının patladığı 3 Temmuz’dan bu yana stada gidemez oldum...

Maç izleyemez oldum...

İzlesem de zevk alamaz oldum.

Şike operasyonunun gölgesinde dibine kadar siyasete bulaşan futboldan soğudum.

Ama aynı zamanda bir Fenerbahçeli olarak...

Kızgınım çünkü...

Çocukluğumdan bu yana canım gibi sevdiğim Türkiye’nin en büyük takımının bu hallere düşürülmesini kabullenemiyorum.

Aziz Yıldırım Fenerbahçe’ye kazandırdıklarıyla heykeli dikilecek bir başkandı.

Stat, markalaşma, Fenerium, altyapı, diğer branşlar...

Kimse hakkını inkâr edemez.

Fakat kişisel ihtirası yüzünden kendisiyle beraber inatla Fenerbahçe’yi de yaktı.

“Ben yandım, hiç değilse bundan sonra takımım yanmasın” demedi.

Yeldeğirmenlerine karşı savaş açtı!

Her tek adamın yaptığı gibi tutkuyla bağlı olduğu takımını da kendisiyle beraber yaktı.

İki yıl boş yere heba edildi.

Şimdi bunun üzerine iki yıl daha ekleyin.


* * *

Türkiye’de siyasi mühendislikle bir karar alındı.

Güya Fenerbahçe kurtarıldı.

Oysa UEFA, başkan ve idarecileri nezdinde şike yaptığı için Fenerbahçe’yi Avrupa Kupaları’ndan iki yıl men etti.

Fenerbahçe yönetimi Avrupa Spor Tahkim Mahkemesi’ne (CAS) itiraz etti.

Dün CAS da UEFA’nın kararını onadı.

Fenerbahçe 2 yıl Avrupa Kupaları’ndan men edilecek.

Şimdi ne oldu?

En başta Federasyon Başkanı olarak bu işi bir an önce temizleyelim diyen Mehmet Ali Aydınlar mı haksız çıktı yoksa Aziz Yıldırım mı?

İki yıl şike gölgesinde kaybedildi.

Şike şaibesi yetmezmiş gibi şimdi de iki yıl şikeden sabıkalı kaybedilecek.

Maddi zarar, uzmanlara göre en az 100 milyon euro.

Peki ya manevi zarar?

Milyarlarla hesaplanamaz...


* * *

Bir Fenerbahçeli olarak...

Üzgünüm çünkü...

Futbolda topyekûn temizlik yerine pisliği halının altına süpürdük.

Yeni bir sayfa açmak yerine eski anlayışta ısrar ettik.

Gerçeklerle yüzleşmek yerine inat, inkâr ve kişisel ihtirası seçtik.

Bu anlayışı ve yönetimi eleştiren Fenerbahçe sevdalılarını bile ‘Fener düşmanı’ ilan ettik.

Sicili temiz, asırlık bir camianın sabıka kaydına CAS’tan tescilli ‘şikeci’ suçlaması eklettik...

Yazıklar olsun!