YETERRRRRRRRRRRR TARAFINIZI SEÇİN

Köşemi son yıllarda gördüğüm en anlamlı haykırışa ayırıyorum. Bir futbolsever olarak hançerem yırtılırcasına YETERRRRRRRRRRRR diyorum.

Başlıkta 12 tane büyük R var.

Neden mi? Anlatayım...

Futbol 11 kişilik takımlarla oynanıyor.

E o zaman neden 11 değil de 12?

Çünkü dün spor basınımızda bir ilk yaşandı.

Neredeyse bütün gazetelerin spor yazarları köşelerini YETER diye haykıran bir manifestoya ayırdı.

Benzer bir tavrı yıllar önce Peru’da EL BOCON gazetesi başlatmıştı.

Yeşil sahalarda şiddet bir türlü durmayınca Peru’nun önde gelen spor gazetesi EL BOCON bu duruma dur demek için spor haberleriyle dolu sayfalarında futbolla ilgili bölümleri bomboş bırakmıştı.

Futbolsuz spor gazetesi Peru’da şiddete karşı çığır açmıştı.

Tavsiye ederim izleyin

 

 


* * *

Türkiye’de son yaşanan bıçaklama ve cinayetin ardından spor yazarları ‘ne yapabiliriz’ diyerek bir araya geldi.

NTV Spor yorumcusu Mert Aydın bir taslak metin kaleme aldı.

Spor basınından pek çok usta kalem metin üzerinde çalıştı.

EL BOCON gibi tek bir gazete değil, bütün spor yazarları manifestoyu köşesine taşıdı.

‘BİZ TARAFIZ’ dedi.

Şimdi sıra bizde...

Çünkü futbol sadece futbolculara, kulüp yöneticilerine ve spor yazarlarına bırakılmayacak kadar önemli.

Ben spor yazarı değilim...

Ortak bildirilere imza atmayı da çok sevmem.

Ama bugün ben de köşemi son yıllarda gördüğüm en anlamlı haykırışa ayırıyorum.

Bir futbolsever olarak hançerem yırtılırcasına YETERRRRRRRRRRRR diyorum.

Eğer siz de YETER diyorsanız, hepinizi R’lerin sayısını arttırmaya davet ediyorum... (http://www.radikal.com.tr/spor/biz_kazanacagiz-1134349)

Lütfen tarafınızı seçin...

Çünkü BU TARAFLI BİR YAZI!

BİZ KAZANACAĞIZ

Futbol eşittir şiddet ve o da eşittir holiganizm denklemine;

Bu denklemin olağan kabul edilmesine;

Çocukların, kadınların, yaşlıların, didişmek için değil, keyif için gelenlerin futboldan uzaklaşmaya başlamasına;

Sadece kendilerinin haklı olduğunu düşünenlere, empati yoksunlarına;

Gördüğüm doğruları söylerken bile bir tarafın düşmanı ilan edilmeye;

Her söylenen söze, her eleştiriye geçmişten bir karşılık bulunmasına, her şeyin bir ‘hesaptan düşme’ gibi gösterilmesine;
Yasalara aykırı eylemleri kendi kulübü yapınca susanlara, hatta destek verenlere;

Önceliği gazetecilik mesleği değil tuttuğu takım olan meslektaşlarıma;

‘Bunu neden şu zaman yapmadınız da şimdi yapıyorsunuz’ diye satır aralarında art niyet arayanlara, satır aralarına art niyet saklayanlara;
Sahaya yabancı madde atanların değil buna hedef olanların tahrikinden bahsedilmesine;

Aleyhlerine yapıldığını düşündükleri her hakem hatasını görünmez düşmanlara bağlayanlara,

Bir aile ortamından uzak, herkesin birbirini arkadan hançerlemeye çalıştığı halihazırdaki durumda hâlâ bir ‘futbol ailesinden’ bahsedenlere;

Aynı gemide olduğumuzu iddia ederek yaptıklarına bizi de ortak etmeye çalışanlara;

Birbirlerinin adını bile anamaz hale gelmiş yöneticilere;

Futbolu bahane ederek kurulan ve hiçbir zaman içeriğini bilemeyeceğimiz ve bilmek de istemediğimiz karanlık ilişkilere;

Türkiye’de verilen her cezaya deklarasyonla yanıt verip yurtdışından benzer yaptırımlar geldiğinde kuzu kuzu kabullenenlere;

Uluslararası alanda yapılan rezilliklere karşı duranları vatan haini ilan edenlere;

Hakemlere, gözlemcilere saldırmayı, küfretmeyi demokratik hak sayanlara;

Türk futbolunun olumlu ve olumsuz önyargıların cenneti olmasına;

Kendi kulüplerine ceza verilmesini hep yanlı tutum olarak görenlere;

Hukukun değil renklerin ağır basmasına;

Maç devam ederken kural değiştirilmesine;

Masa başında maç bağlamaya çalışanlara;

Sadece kendi emeğine saygı gösterilmesini isteyenlere;

Başkasına sıkılan biber gazını haklı, kendisine sıkılanları haksız görenlere;

Her bahaneyle herkese biber gazı sıkanlara;

Irkçılığı, ayrımcılığı, nefret suçlarını futbol sahalarına sokanlara, onu mazur gösterenlere;

Düzelsin diye yasa çıkarıp onu uygulamayana, uyguladığında da keyfine ve kendi siyasetine göre uygulayana;

Futbolun bir hukuksuzluk cenneti olmasına ve giderek mutsuzluk yaratan bir oyun haline gelmesine;

Yeter diyorum!

Siz söylemeden ben söyleyeyim:

Bu taraflı bir yazıdır!

Ben utanma duygusunun, medeniyetin, adaletin, vicdanın tarafında olduğumu buradan haykırıyorum...

Benimle aynı tarafta olanları ayağa kalkmaya ve haykırmaya davet ediyorum.

Benimle aynı tarafta olanlarla birlikte eyleme geçiyoruz. Bu şiddet bitene kadar eylemlerimiz artarak devam edecektir.

Futbol yeniden hayatımızdaki bir keyif olana kadar, durmadan, susmadan, sert adımlarla yürüyeceğiz.

Siz de tarafınızı seçin.

Medeniyetin, adaletin ve vicdanın tarafında olun.

Biz daha kalabalığız.

Ve bu tek ihtimalli bir maç.

Hiç kuşkunuz olmasın...

Biz kazanacağız!