Yine yakmış yâr mektubun ucunu

Böylesine bir mail trafiğinin gizlenmesi, komplo ise bu kişilere suç duyurusunda bulunulmaması kesinlikle yanlış.

Daha önce hiç tanımadığınız bir ismin size yeni göreve geldiğiniz için kutlama telefonu açtığını düşünün. Ardından sizin de o kişiye bir teşekkür maili ile cevap verdiğinizi. Ardından o kişi adına size bir rica maili geldiğini varsayalım. Ama öyle böyle bir rica maili değil, hayatta yapamayacağınız bir ‘rica’... Ne yaparsınız? Normal şartlarda telefon açıp “Yahu böyle rica mı olur” diye sorarsınız değil mi? Yok hadi diyelim öyle yapmadınız, götürüp bu tuhaf rica mailini üst makamınızdaki ile paylaştınız diyelim. Peki, o ne yapar? Açıp maili gönderen kişiye “Yahu böyle rica olur mu” diye sorar değil mi? Yok o da bunu yapmamış. Almış maili bir kenara koymuş... Ne zamana kadar? Düne kadar... İşin içinde bir bakan, ÖSYM Başkanı, YÖK Başkanı’nın olduğu bu tuhaf mail trafiğinin özeti bu işte.. Şimdi Kemal Kılıçdaroğlu haklı olarak soruyor: “Bu mail trafiğini neden açıklamadınız?” Başbakan da diyor ki: “Doğru ise o bakanı bir dakika tutarsam istediğini söyle...” Bu mail trafiği doğru mu emin değilim, ama böylesine bir mail trafiğinin bunca zamandır gizlenmesi, komplo ise bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmaması, Kemal Kılıçdaroğlu gündeme getirene kadar ‘yokmuş’ gibi davranılması kesinlikle yanlış. Bundan eminim işte.

Papatya falı Dün Başbakan’ın açıkladığı, Karadeniz kıyılarında kurulacak İki Yeni İstanbul projesini, 

* Sevdim, çünkü ilk kez İstanbul’daki deprem riski üzerine yeni bir plan sunuluyor, 

* Sevmedim, çünkü yine ‘Ben yaparım olur’ mantığı ile ele alınmış, 

* Sevdim, zira İstanbul’un içindeki kalabalığı hafifletmeyi hedefliyor, 

* Sevmedim, zira yeni inşa edilecek bu iki şehrin inşaatı gelecek yıl apar topar başlıyor, 

* Sevdim, zira yeni bir fikri DAHA tartışmaya başlıyoruz, 

* Sevmedim, çünkü tartıştığımız bu yeni fikir, sadece uyduruk bir animasyonla sınırlı, 

* Sevdim, çünkü İstanbul giderek Türkiye’yi yutacak bir ülkeye dönüşüyor, 

* Sevmedim, zira İstanbul giderek Türkiye’yi yutacak bir ülkeye dönüşüyor.

Utangaç Cüneyt!
Açık söyleyeyim, popüler kültürde en azından şöyle bir göz atmadan geçtiğim hemen hiçbir şey yok. Evlilik programları hariç... Ancak onlardan da sosyal medyada dönen geyik muhabbeti ile haberdar olmaktan kendinizi alamıyorsunuz. Anladığım kadarıyla evlilik programlarının yeni fenomeni Cüneyt Bey. Benim adaşım olan bu beyefendi neredeyse aylardır bütün evlilik programlarında kanal kanal gezip kendisine uygun bir eş arıyor. Böyle bir fenomeni ıskalamamak için Cüneyt Bey’i programa davet ettik, gelemeyeceğini söyledi. İlginç de bir gerekçe öne sürdü; ‘utangaçmış’. Aylardır ekran ekran kendisine eş arayan utangaç bir damat adayımız var. Gerçek bir çağ yangınının göbeğindeyiz.

Moda kurbanları
Demet Akalın’ın sahne kıyafeti olarak kullandığı SM kıyafetlerini
Kaddafi’nin son moda güneş gözlüklerini
Kemal Kılıçdaroğlu’nun çizgili Etro gömleklerini
Tayyip Erdoğan’ın kareli ceketlerini
Mehmet Ali Birand’ın renkli kol saatlerini
Ferhat Göçer’in her an patlayacak gibi duran 2 beden dar elbiselerini
Yüksek Sadakat’in süper kahraman kostümlerini
...kim akıl veriyorsa bravo onlara!

Mobil rakamlar dudak uçuklatıyor
Dün internet medyasının nabzını tutan webrazzi’nin düzenlediği bir konferansa katıldım. Doğuş Grubu’nun yeni medya yöneticisi Yunus Halit Türe, uygulamalarını 400.000 kişinin cebine indirdiğini ve haberleri buradan takip ettiğini söyledi. Gazetelerin karalar bağlayacağı müthiş bir rakam. Mobil haberlerin içeriğini NTV’nin haber merkezinden alıyorlarmış. Ben kendisine “NTV, haber içeriğini neden mobil içerik editörlerinden almıyor? Yakında bu da olacaktır” dediğimde şaşırdı. Oysa şaşıracak bir şey yok. Çok yakında gazetecilikte bir aks kayması yaşanabilir. Zaten haberlerin içeriğine baktığınızda konvansiyonel medyanın neredeyse yarısının internet medyasının içeriğinden beslendiğini görüyorsunuz. Büyük grup yöneticilerinde küçük bir bakış açısı değişikliği yapıları da değiştirecektir. Bu arada internetten laf açılmışken sektörün saygınlığını kazanması, teknik ve ekonomik düzenlemelerin ihtiyaçlar doğrultusunda karşılanması ve özgürlüklerin korunması için internet medyası ayrıca örgütleniyor. Gerçi radikal.com.tr henüz aramıza katılmadı, ama Habertürk, ntvmsnbc, internethaber, gazeteport, t24, dipnot.tv gibi büyük ve etkin haber portalları aynı dernek çatısı altında buluştu. İnternet Medyası Derneği, sektörün sözcüsü olarak yakında büyük sürprizlere imza atacak. Yazın bir kenara...

.