scorecardresearch.com

Aysel Tuğluk'a ne oldu?

Öyle anlaşılıyor ki Tuğluk'a 'kötü bir şeyler' olmuş. Yoksa neden uyarmak yerine köprüleri yakmak için fitili ateşlesin, ölüm kokan cümleler kursun?

Kötü şeyler olacak” diyor Aysel Tuğluk.
Söylenen kadar söyleyenin de önemi var.
Ne zaman ve nerede söylendiğinin de...
Diyarbakır’da BDP il binası.
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) 12 Haziran seçimini ve son günlerde yaşanan çatışmayı masaya yatırmak için toplanmış.

Gözüm BDP Başkanı Selahattin Demirtaş’ı arıyor.
Yok kadrajda.
Zaten YSK kararından sonra adeta ortadan kayboldu.
Kürt siyasi hareketinin çilekeş ismi Ahmet Türk de görünmüyor ortalıkta.
Neyse ki DTK Genel Başkan Yardımcısı sıfatıyla bugüne kadar Kürt meselesinde şiddet dışında ‘başka bir dil mümkün’ diyebilmiş Aysel Tuğluk başlatıyor toplantıyı.
Ama öyle bir açılış konuşması yapıyor ki tanıyabilene aşkolsun!

Seçim sürecinde siyasetçilerin ‘sert’ konuşmalarına, ağızlarını bozmalarına alışığız.
Ama bu öyle değil.
Tehditle uyarı arasında ‘çok tehlikeli bir dil’.
Bu dili sık sık kullanan bir siyasetçi konuşuyor olsa anlarım.
Ama “Buram buram ölüm kokan bir sürece giriyoruz” diyen, “Felaketimiz eşikte duruyor, kötü şeyler olacak” kehanetinde bulunan kişi Aysel Tuğluk.
Belli ki İmralı’da Abdullah Öcalan ile yaptığı son görüşmeden sonra birileri ‘köprüleri yakmaya’ karar vermiş.
Fitili ateşleme görevi de Tuğluk’a verilmiş.

Dün Aysel Tuğluk Diyarbakır’da o konuşmayı yaparken Samsun’da Başbakan’ın konvoyuna yapılan baskında vurulan polis memurunun cenaze töreni vardı.
Bir gün önce Diyarbakır’dan dört cenaze kalktı.
Tunceli’de çatışmada öldürülen 7 PKK’lıdan 4’ü Diyarbakır’da toprağa verildi.
Neydi Kastamonu’da Başbakan’ın konvoyuna yapılan saldırı?
Tunceli’nin intikamı...

Aysel Tuğluk diyor ki: “İnkâr, isyanı büyütür.”
Haklı, ‘inkâr, isyanı büyütür’.
Ama ödenen onca bedelden sonra artık biliyoruz ki ‘isyan da barışçıl çözümü değil şiddeti büyütüyor’...
Şiddet şiddeti, saldırı saldırıyı besliyor...
İntikam, intikam doğuruyor...
30 yıllık kısır bir döngü bu.
Beni hayal kırıklığına uğratan, bugüne kadar bu döngüyü kırmak için mücadele etmiş Aysel Tuğluk’un dünkü konuşmasıyla bu döngüye kendisini kaptırmış olması.

Askeri operasyonlara, açılım sürecinin duraklamasına, KCK davasındaki hukuksuzluklara dönük eleştirilerine hiçbir itirazım yok.
Seçim sürecinde bölgenin gerilmesini, tahammül eşiğinin aşılmasını da anlarım.
Ama birbiri ardına cenazelerin kalktığı bir ortamda “Kürt halkı artık hükmünü verdi” deyip ‘kötü şeyler olacağını’ muştulamayı anlayamam.
Ne demek şimdi bu?
“Kürtlerin sabrı da tahammülü de bitti. Çözüm AKP’ye rağmen gelişecektir. Devletle olmuyorsa halkımız kendi demokrasisini kuracak ve kendi kurduğu bu sistem içinde yaşamasını bilecek kadar örgütlüdür. Belki çok acı çekeceğiz. Bedel ödeyeceğiz, ama emin olun ki başaracağız. Tarihin dönülmez noktasındayız. Mısır gibi mi olur, Suriye gibi mi bilinmez...”
Kötü şeyler olur mu bilemem, bildiğim tek şey, yaşananlar zaten kötü.
Ama öyle anlaşılıyor ki Aysel Hanım’a ‘kötü bir şeyler’ olmuş.
Yoksa neden uyarmak yerine köprüleri yakmak için fitili ateşlesin, ölüm kokan cümleler kurup daha kötüsünü muştulasın?
Sahi size ne oldu Aysel Hanım?

.

http://www.radikal.com.tr/1048419104841952

YORUMLAR
(52 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Bir soru da ben sormak istiyorum... - offbeat

Eyup Bey sozlerinde son derece hakli, tamamen katiliyorum dediklerine. Ama dediklerinin dogru olmasi, kendisinin de ayni siddete neden olan inkarci ve sovenist politikalara destek vermedigi anlamina da gelmiyor. Aksine, icinde bulundugu durumu iyice sevimlestiriyor, nasil mi? Cevabi ogrenmek icin iki soru da musadesi ile ben sorayim: Yonettigi Radikal gazetesi, 2011 yilinda neden hala Turk Silahli Kuvvetlerinin emirlerine uygun olarak Abduallah Ocalandan bahsederken isminin onune "bolucubasi" sifatini koyuyor? Eger Turk Silahli Kuvvetlerini emri degil de, kendi insiyatifi ile koyuyorsa o sifati oraya, neden yazilarinda da kullanmiyor? Dunku Radikal gazetesinin Aysel Tugluk'un soz konusu haberi ile ilgili haberinden: "...Türk halkının kendilerini doğru anlamasını isteyen Tuğluk, ?Devletin katı emirleriyle? Kürt çocuklarının öldürüldüğünü ileri sürdü. Tuğluk, bölücübaşı Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmelere atıfta bulunarak, barışa ramak kaldığı, diyalogtan müzakereye geçildiği dönemde birilerinin kanayan yaraya dokunduğunu ve oluk oluk kan aktığını savundu. "

Bu bir cigliktir! - bunebicimis

Sn. Can ben de baska acidan konuya giriyor ve diyorum ki bu bir cigliktir..... Aslinda size ne oluyor, hani gazeteniz basildiginda ve aramalar yapildiginda siz sadece yazi yazmamis veya bir kac satirla susarak güya cevap verdiniz(!) Sn. Tugluk artik sizce ne demeliydi? Ha KCK davasi arapsaci, kürt siyasetcileri tutuklanmakta, BDP milletvekilleri siyasetten nerdeyse men edilmekteydi,, otobüsleri aranmakta ve her türlü engel önlerine cikarilmakta kürt sorunu yok denmekte, vs, vs bu insanlar kimseye de küfür etmezken siz hala ne oldu? diyebiliyorsunuz! Bende size ne olmustu da o zaman susmayi yeglemistinz diye sormak istiyorum?

Yorumlar cok iyi - dargin

Umarim yazarimiz Eyup Can yazilan yorumlari okuyordur. Oyle gorunuyor ki bu yorumlar Eyup beyi de aydinlatacaktir. Ben sahsen yorumlari okumayi tercih ediyorum, asil yazidan ok daha tarafsiz, bilgilendirici, ve ogretici oduklarini dusunuyorum. Radikal yorumculirini tebrik ediyorum. Bu ulkede boyle aydinlik ve objectif bu kadar cok insanin oldugunu gormek umut verici. Kurt meselesinde Turk halki siyasetcisinden ve burokratindan cok daha sagduyulu. Oy kaybetmemek adina bu ulkeyi uzun donemde karanliga gomen sorumsuz devlet yoneticileri, yalniz kalacaklardir.

barış - kızılanka

Bir milletin üzerini panzerlerinle ezersen( Akp hükümeti ve ordusu) sonunda olacağı budur.Bence neden bu kadar Kürtlerin üzerine gidiyoruz diye sorsak belki barışı yakalarız.

sayın CAN - ozgurluk_sevdalısı

Asıl fitili kürtlerde ve de sayın TUĞLUK ta aramayın..yıllarca kürtleri katleden ve türk demokraisisini rayına oturtmnaya izin vermeyen devletin derin güçleri(artık akp de dahil) ve resmi devlet ideolojini unutmayın..bunlar bu kadar basit olaylar deil günü birlik olaylara bakarak yorumlarda bulunmanız..yıllarca hep iyi niyetli olan, çözüm konusunda projeler sunan bu kanın son bulmasını isteyen kürt siyasi hareketi ve kck kısacası kürt halkı olmuştur..ne zaman devlett ya da hükümetler bu konuda iyi niyet göstermişti..yeter artık sorunu bizlerde aradığınız, bu sorunu biz yaratmadık ama caezasını bedelini biz kürt halkı ve yurtsever türk halkı çekiyor.. Askeri operasyonlara, açılım sürecinin duraklamasına, KCK davasındaki hukuksuzluklara dönük eleştirilerine hiçbir itirazım yok diyorsunuz ve bu konuda çözüm için ne gibi bir katkınız oldu da suçlayıcı bir dil kullanıyorsunuz.. haftalardır güneydoğu ve doğuda kürtler katledilyor halkın tahammülü kalmamıştır diyen sayın TUĞLUK a ne olduğunu gelin de bu coğrafyada bir görün.. Bu saatten sonra da kimse Kürtlerde sagduyu beklemsin..bıcak kemiği de aşmıştır artık..

EYÜP CAN, yazılarınız Can'dan olsun - roni01

eyüp bey yorumları değerlendirip farklı bir pencereden bakıyor musunuz bilmiyorum ama ben yine de yazmakta fayda buluyorum. 'Aysel Tuğluk a ne oldu' diyorsunuz? diyelim ki şiddetin dilini kullandı aysel hanım ve ortamın ısısını artırdı. peki aysel hanım tüm bunları yapmadan önce siz ne yaptınız? yani bir birey olarak barışa nasıl bir katkı sundunuz. eğer bir ülkenin aydınları, yazarları, sanatçıları gözlerini kapatarak hayatı okumaya çalışırsa olacak olan budur. tehdit mi sanınız o sözleri,bence yanlış okuyorsunuz bunlar olacak olanlar. bu bağlamda da yazılarınızı olumlu ve barışa katkı sunucak bir düzeyde görmediğimi de belitmem gerek.

çomaksız köy istiyorlar - ck1948ck

şiddetin sebebi polis baskısıymış!istanbul gibi devasa bir kentte çomaksız köy misali isteyince molotof at, isteyince belediye otobüsü yak, dükkanlara bankalara saldır, sonra da polis baskısından söz et.Niye başka bir şehirde polis görülmüyorda belle şehirlerde polisler var? Vahşeti meşrulaştırmaya kalkmayın. Bir de sayın Eyüp can, bu işlere senin dostun sırrı ne diyor? Yeşilçam filmi mi sanıyor ölenleri yakılıp yıkılanları?