301 canın üstünde yükselen servet

Acı dolu o madenin sahibi şirket, İSO En Büyük 500 listesinde 34 sıra zıplamış. Bu başarının tercümesi şudur: İnsani hiçbir yanı olmayan vardiya sistemiyle, yemek molası dahi olmadan çalıştırdıkları yüzlerce madencinin üzerinden cirosunu katlamış.

Yürü ya kulum. Bir anda. Tam gaz yürümüş söz konusu o kul da. Bir anda.

Öyle ki, İstanbul Sanayi Odası’nın en çok kazananlar listesinde 34 sıra zıplayıp 291. sıraya yerleşmiş. Üstelik bir önceki yıla göre yüzde 20 arttırdığı 338 milyon 048 bin 668 liralık cirosu ile. Kim? Soma Holding. Evet o holding. Karanlık ve acı dolu o madenin sahibi holding.

Bu zenginleşmenin öyküsünü bir hatırlayalım mı…

Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), Eynez'deki madenin işletilmesi için 27 Temmuz 2006 günü Ciner’e ait Park Teknik AŞ ile sözleşme imzalamıştı. 11 Ağustos 2006 günü ise maden firmaya teslim edildi ve üretim başladı. Alım garantili rödovans sözleşmesine göre, Park Madencilik 2015 yılına kadar madenden 15 milyon ton kömür çıkaracağını taahhüt etmişti. Buna göre, 2006'da 500 bin ton, 2007'de 1 milyon ton sonraki yıllarda da 1.5 milyon ton kömür çıkarılacaktı. Ancak Park Madencilik, madendeki taahhüdü yerine getiremeyeceğini belirterek bölgeyi 2009'da Alp Gürkan'a devretti. Evet, o Alp Gürkan. Soma Holding’in sahibi, korku filminin baş karakteri.

**
Peki bu devir teslim için nasıl bir anlaşma yapıldı? Örneğin kömürün alışı fiyatı nasıl olacaktı? Ciner'le yapılan sözleşmeye göre devlet 24.75 liradan satın almayı taahhüt etmişti. Bu fiyat her yıl üretici fiyatları endeksi (ÜFE) oranında zamlanacaktı. Dolayısıyla devlet kömürün tonunu 2006'da 24.75'ten, 2007'de 26.22'den, 2008'de ise 28.35 liradan satın aldı. Ciner, 2009'da madeni Gürkan'a devrettiğinde de yine bu anlaşma geçerliliğini sürdürdü. Maden Gürkan'a geçtikten sonra devletin aldığı fiyat şöyle gelişti: 2009'da 30.03, 2010'da 32.69, 2011'de 37.05. Anlaşma devam etseydi 2012'deki fiyat da 37.96 lira olacaktı. Ama ne olduysa bu tarihten sonra oldu. Fiyatlar değişti. Hem üretimde hem de fiyatta dikkat çekici bir artışı yaşandı.
*

2012’de TKİ, Gürkan ile yeni bir anlaşma imzaladı. Bu yeni anlaşmada üretim miktarı yıllık ortalama 2.6 milyon tona kadar yükseldi. Ve kömürün tonunun fiyatı da birden 44.34 liraya fırladı. Dolayısıyla mevcut sözleşmeye kıyasla yeni sözleşme yüzünden devlet yüzde 17 fazla bedel ödemeyi taahhüt etmiş oluyordu. Oysa Sayıştay raporuna bakılırsa eski sözleşme devam etseydi (ÜFE artışı da dikkate alındığında) fiyat bugün en fazla 38 lirayı bulacaktı. Halbuki n’oldu? Birtakım maliyetler de eklenerek Soma AŞ'ye ton başına ödeme 44.79 liraya kadar çıktı.(Sayıştay raporuna göre 2012’deki fiyat bu)
Soma AŞ'nin 2012'deki fiili üretimi ise 3 milyon 800 bin tonu buldu. Tamamı devlet tarafından alındı. Yani 1.2 milyon tonluk bir üretim fazlası gerçekleşti. 2013 ve 2014 yılındaki üretim miktarı da 2.5 milyon tonun altına hiç inmedi. Soma faciasının yaşandığı günlerde de böyleydi.

*

Tercümesi şudur: İnsani hiçbir yanı olmayan vardiya sistemiyle, yemek molası dahi olmadan çalıştırdılar yüzlerce madenciyi. En büyük hoyratlıkları yaptılar, ses çıkarma imkanları olmasın diye sendikaları da kafa kola aldılar. En büyük alçaklıkları yaptılar, sorumluluğu dayıbaşı denilen taşeronlara yıktılar. İnsan bedeninin ve yerin altının kaldırabileceğinden fazlasına yüklenip üretim yaptılar, bir tane bile yaşam odası yapmadılar.

Geçen hafta Somalı madenciler yürüyordu. Niye biliyor musunuz?

Çünkü facia 13 Mayıs’ta olmuş, o günden bu yana hesaplarına sadece Nisan ayının maaşı yatmıştı. Nerede söz verilen Mayıs ve Haziran maaşları diye, kocalarını babalarını eşlerini dostlarını komşularını akrabalarını kaybetmiş insanları yürüttüler. Holding’in yetkilisi ‘Parayı denkleştirmeye çalışıyoruz, 20 Haziran’a kadar süre var’ demişti. Evet, milyonlar kazanarak en zenginler listesinde 34 adım yukarı çıkan holding. 301 canını üstünde yükselen servetin sahibi holding.

http://www.radikal.com.tr/119865611986562

YORUMLAR
(2 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Kan içiciler - ygndgd

İnsanları emeği üzerinden zenginleşen kan içiciler muteber iş adamı olarak bize yutturulmaya çalışılıyor. Soma holding benzere daha niceleri var. İnsani koşullarda üretilecek artı değerin üretime katkı yapanlara adil dağıtımını sağlayacak bir düzen kurulmadıkça kan içiciler var olmaya devam edecektir.

Kadi ola davaci, mübasir ola sahit... - sonbarikat

Bu katliam ve su yazdiklariniz herhangibir avrupa ülkesinde olsaydi ne olurdu, bizde ne oluyor... Örnegin almanya da göstericilere tazyikli su sikan polisler yargilanir, bizde "kahraman" ilan edilerek terfi ettirilir, siddete maruz kalan vatandas "bagimsiz yargi" da hakkini arar, bizde yerlerde süründürülerek tekmelenenler "helallik" verir... Kisacasi nasil hak ediyorsaniz öyle yönetilirsiniz... Böyle basa böyle tarak...