6 milyon 'terör destekçisi' mi var? Ülkeyi kapatıp gidelim o halde

Diyarbakır'ın yüzde 79'u, Hakkari'nin yüzde 86'sı, Şırnak'ın yüzde 85'i, Adana'nın yüzde 15'i, Ardahan'ın yüzde 30'u, İstanbul'un yüzde 15'i, İzmir'in yüzde 10'u... Hepsi mi terör destekçisi?

Her ruhsal vakanın bu partide bir karşılığı var. Böyle baktığınız vakit AKP’nin son derece kapsayıcı olduğunu görebilirsiniz.

Hürriyet’in kapısına gelip taşlı sopalı kalabalığa ‘seçim sonuçlarının önemsizliğinden’ bahseden, ardından Ahmet Hakan’a ve Sedat Ergin’e ‘temiz bir dayak atmakla’ böbürlenen bir milletvekili de var…

AKP kongresinden çıkan MKYK’ya bakarak Cumhurbaşkanı’nın Nobel alması gerektiğini savunan da…

Varoğlu var…

İki silahındaki tüm mermilerini harcamakta beis görmeyen bonkörleri ve derin bir aşk hali yaşayan gazete patronlarını da unutmayalım.

**

Nobel Barış ödüllerinden söz eden milletvekili dün Yeni Şafak’taki köşesinde şöyle barışçıl, şöyle iyi niyetlerini beyan etmişti: “HDP, atıl kalmıyor, bilakis, oldukça proaktif ve kararlı bir şekilde siyaset alanında kendisine değil, PKK'ya yer açıyor. Şiddeti, ülkedeki iktidar kavgasının merkezinde bir kaldıraç olarak gördüğü gibi, aldığı medya desteği ile Batı ve Doğu'da şiddeti meşru bir politik araç olarak normalleştiriyor. Ben 7 Haziran öncesinde, tercihini böyle yapmış bir HDP'nin, Meclis'e giremezse değil, girerse çatışmaların başlayacağını ifade etmiştim.”

Mugalata sisinin içinde aslında ne diyor?

HDP Meclis'te PKK’ya yer açıyor! Yani? HDP eşittir PKK. Yani? HDP’ye oy verirseniz PKK’ya oy vermiş sayılırsınız. Yani? Terör destekçisi olursunuz.

**

Bu köşenin yer aldığı gazetenin yayın yönetmeni de şöyle diyordu: “PKK HDP olacak, PKK vekilleri yeniden siyaseti ve Meclis'i hatırlayacak, her sözü ölüm getiren “ölü sevici” Selahattin Demirtaş yine imaj adamı olarak piyasaya sürülecek, TV ekranlarında saz çalıp Türkiye'nin Batı'sına barış mesajları sunacak. Sadece HDP çatısı altında biriken PKK vekillerinin değil, o medya grubunun, o gazetelerin, o televizyonların, o köşe yazarlarının, o yalan üreten “etki ofisleri”nin de ellerinde kan var. Bir kirli savaşın, Türkiye'ye diz çöktürmeye ayarlı bir vatan hainliğinin, millet düşmanlığının izleri var.”

Mugalata sisinin içinde aslında ne diyor?

HDP’nin altında PKK vekilleri birikecek! Yani? HDP eşittir PKK. Yani? HDP’ye oy verirseniz PKK’ya oy vermiş sayılırsınız. HDP vekilleriyle röportaj yapar, onlardan demeç alırsanız terör destekçisi olursunuz.

Seçim stratejileri bu: Sivil siyaset yapan kişileri marjinalleştirmek, onların meşru zeminini kaydırmak, yasal bir partiyi illegal sınıfına sokmak.

**

Amma velakin… Bu stratejinin çok ciddi bir tehlikesi var.

Hadi uydur kaydır gerekçelerle, skandal soruşturmalarla gazetecileri, sanatçıları, yazarları ‘terör destekçisi’ kategorisine soktun. Hukukla, toplumda hedefe oturtmakla, itibar sarsmakla tehdit ettin.

Hadi bunları yaptın.

Peki “HDP eşittir PKK, HDP teröristlerin partisi, HDP terörist yuvası” dediğinde ona oy veren 6 milyon 2 yüz seksen 3 bin dokuz yirmi bir vatandaşa da ‘terör destekçisi’ demiş olmuyor musun?

Bu durumda Türkiye’de yaşayan 6 milyon kişi terörü mü destekliyor? Vay halimize, bitmişiz biz.

Diyarbakır’ın yüzde 79’u da mı terör destekçisi?

Ağrı’nın yüzde 78’i, Batman’ın yüzde 72’si, Hakkari’nin yüzde 86’sı, Şırnak’ın yüzde 85’i, Adana’nın yüzde 15’i, Ardahan’ın yüzde 30’u, İstanbul’un yüzde 15’i, İzmir’in yüzde 10’u…

Bunların hepsi mi terör destekçisi?

Ülkesini bir bütün olarak seven siyasetçilerin milli iradenin bir bölümüne ‘terör destekçisi’ demesi çok ayıplanacak bir davranıştır.

AKP seçmenine ‘göbeğini kaşıyan adam’ demek nasıl yakışıksız ise başka bir siyasi partinin seçmenine ‘terör destekçisi’ demek de yakışıksızdır.

Yakışıksız ve ayıptan öte… Ciddi bir duygusal kopuş yolunun taşlarını döşer.

Oy tercihlerini bu yönde kullanan insanların yüzüne sonra nasıl bakılır, sonra nasıl kardeşlikten söz edilir?

Daha da önemlisi, Türkiye, vatandaşlarının yüzde 13’ü ‘terör destekçisi’ olmuş bir ülke haline nasıl gelmiştir? Mesuliyet kimdedir?

Böyle bir ülke nasıl tamir edilir, nasıl yönetilir?

İnanın bu sorular, sizin başlattığınız bu çok tehlikeli seçim stratejisinden daha yaralayıcı değildir.

Öfke ve şehvetle ağzınızdan dökülen laflar işte bu hüzünlü noktalara varıyor. Bunu bilmeniz gerekir.