AKP-HDP seçmeni Kürtler devletten özür bekliyor (3)

Seçmenin talepleri sıra sıra... HDP daha dindar olmalı, AKP çözüm sürecini bırakmamalı, en önemli unsur Kürt kimliği...

TÜBİTAK’ın desteğiyle İstanbul Şehir Üniversitesi'nden Prof. Mesut Yeğen, Mehmet Ali Çalışkan ve Dr. Uğraş Ulaş Tol tarafından (12 ilde 1908 kişiyle yüzyüze görüşülerek) yapılan Kürt seçmenlerin eğilimleri araştırmasıyla ilgili üçüncü ve son bölüme geldik. Bölgedeki iki hakim partinin AKP ve HDP’nin seçmenleri hangi siyasi gelenekten geliyor, resmi dil, Kürt kimliğinin tanınması, seçim barajı, demokratik özerklik ve çözüm süreci gibi konularda neler düşünüyor, hangi noktalarda uzlaşıp hangi noktalarda ayrılıyor, bu soruların cevaplarını inceleyelim.

SOL, SAĞ VE TURGUT ÖZAL

Kabaca bölgedeki Kürtler sola, Türkler ve Araplar sağa yakındır. Şaşırtıcı olmayan bir başka bulgu: HDP seçmeninin yüzde 73’ü kendisini sola, yüzde 7,9’u sağa yakın bulurken, AK Parti seçmeninin yüzde 4,8’i kendisini sola, yüzde 58’i sağa yakın olarak ifade ediyor.

1990 öncesinde hakim siyasi çizgi merkez sağ idi burada da. Bölge seçmenlerinin yüzde 48’i 90 öncesinde ANAP ve DYP gibi merkez sağ partilere oy vermiş. HDP seçmeninin yaklaşık yarısının 90’ların merkez sağ seçmeninden geldiği söylenebilir. AKP seçmeninin 90’lardaki tercihleri merkez sağ ve muhafazakâr partiler arasında eşit bölünmüş. Bölgedeki AK Partili seçmenlerin yüzde 47’si 90’larda merkez sağa, yüzde 45’i ise Refah Partisi ve Saadet Partisi gibi partilere oy vermiş. Bu sonuçlar 90’larda merkez sağa oy veren seçmenlerin yarısına yakınının HDP geleneğindeki partilere diğer yarısının da Ak Parti’ye oy vermeye başladığını göstermesi açısından önemli.

Bölgenin 90’lardaki en beğenilen siyasetçisi Turgut Özal gibi görünüyor. AK Partili seçmenlerin yarısından fazlası, HDP’li seçmenlerin de 3’te 1’i Turgut Özal’ın 90’ların en beğenilen siyasetçi olduğunu söylüyor. AK Partili seçmenlerde Necmettin Erbakan, HDP’li seçmenlerde ise Ahmet Türk, Orhan Doğan ve Leyla Zana öne çıkan diğer isimler.

Seçmenlere göre dindarlık incelendiğinde AK Parti seçmeninin yaklaşık yüzde 75’i ve HDP seçmenin de yarısından fazlası kendini son derece dindar olarak görüyor. Araştırmacılar bu veriyle ilgili ‘HDP’nin bölgenin seküler partisi ya da CHP’si olduğu yolundaki popüler iddiayı epey tartışmalı kılıyor. Halbuki bölgede seküler kesim zaten sınırlı. Dolayısıyla bölgede hakim olan bir parti olarak HDP’nin dindarları da kapsaması sürpriz değil’ diyor. Orta düzey dindarlar arasında da oldukça yüksek bir desteğe sahip olması, HDP’yi seküler bir parti olarak tarif etmeyi tartışmalı kılıyor. Mutaassıplar kategorisinde de HDP desteği yüzde 40,4. AKP bu kategoride HDP’den daha güçlü.

AK PARTİ’DEN NE, HDP’DEN NE İSTİYORLAR?

Bölgedeki Kürt ve Zaza seçmenler, AK Parti’den Kürt kimliğine daha fazla sahip çıkmalarını (yüzde 43) ve bölgeye daha hizmet vermelerini (yüzde 43,2) talep ediyor. Kürtlerde, AK Parti’nin kimliğe sahip çıkması beklentisi ön plana çıkarken, Zazalar, Türkler ve Araplarda hizmetin önemi daha fazla vurgulanıyor.

Bölge seçmeninin HDP’de en beğendiği yanlar sırasıyla şöyle: “Siyasi çizgisi/Kürt kimlik, hak ve özgürlüğü savunması”, “Çözüm sürecindeki rolü” ve “Türkiyelileşme çabası.”

Bölge seçmeni HDP’nin daha dindar bir parti olmasını istiyor. HDP’nin dindarlığa yaklaşım açısından bugünkü halini beğenenlerin oranı yüzde 34,3. Buna karşın seçmenlerin yüzde 62,9’u HDP’nin daha dindar bir parti olması gerektiğini düşünüyor. Bu eğilim Alevilerde farklı. Alevilerin hemen hemen tümü HDP’nin bugünkü kadar ya da bugünkünden daha az dindar olması gerektiğini söylüyor.

HDP’nin 2011 genel seçimlerinde sol ve sosyalist adaylar göstermesi HDP seçmeninde olumlu, AK Parti seçmeninde olumsuz karşılanmış. HDP seçmeninin yaklaşık yüzde 65’i HDP’nin sol ve sosyalistler ile işbirliğini olumlu karşıladığını ifade ederken, bu oran AK Partililerde yüzde 11,7’de kalıyor.

Alevilerin bir başka farklı tavrı da şu: HDP’nin daha fazla Kürt partisi olmasına mesafeliler. HDP’nin daha az Kürt partisi olması gerektiğini düşünen Alevilerin oranı yüzde 62,6.

HDP’nin beğenilmeyen yanları... Bölge seçmeninin yaklaşık 4’te 1’inin HDP’nin şiddet eylemlerine ve PKK’ye yakınlığını eleştirdiği söylenebilir. Hizmet yetersizliği yaygın eleştirilerden bir diğeri. Seçmenlerin %11,6’sı HDP’yi ayrıştırıcı, milliyetçi veya bölücü olarak görüyor. Hanefiler şiddet meselesini öne çıkarırken, Aleviler hizmet yetersizliğini öne çıkarıyor.

Seçmenlerin partileriyle ilişkilerini anlamak için ‘ne yaparsa ona oy vermekten vazgeçersin’ diye sormuş araştırmacılar. HDP’lilerin yüzde 45’i ‘partisi çizgisinden vazgeçerse’ ben de vazgeçerim demiş. Yüzde 21,5’i, ne olursa olsun partisine oy vereceğini belirtirken, yüzde 10’u "adaletsizlik, yolsuzluk yaparsa", yüzde 8’i de "çözüm sürecinden vazgeçerse" partisinden vazgeçeceğini söylemiş. AK Partili seçmenin ise parti sadakatini zayıflatacak konuların başında hizmet ve yatırımları azaltması ve çözüm sürecinden vazgeçmesi yer alıyor. ‘Dolayısıyla HDP seçmeninin partiden ziyade parti çizgisine sadakatinin yüksek olduğunu, AK Parti’nin ise ağırlıkla verdiği hizmetlere ve çözüm süreci siyasetine itibar eden bir seçmen tabanı olduğu söylenebilir. AKP’ye oy verme eylemi şarta bağlanmış gibi duruyor. Kerhen oy verenlerin sayısı artıyor ve Türkiye’nin genelinden farklı olarak Kürdistan’da onlar için HDP gibi bir alternatif de var’ diye açıklıyor Mesut Yeğen.

AKP ve HDP SEÇMENİ NEREDE HEMFİKİR?

** Mutabık olunan taleplerin başında Anayasada Kürt kimliğinin tanınması geliyor. Kürt ve Zaza seçmenlerin yüzde 84’ü Kürt kimliğinin Anayasa metninde geçmesini istiyor. Anayasal güvence konusu, oransal olarak farklar olsa da, HDP seçmeni ile AK Parti seçmeninin büyük oranda uzlaştığı taleplerden bir tanesi. Bir diğeri de geçmişte yapılanlardan dolayı Kürtlerden özür dilenmesi.

** ‘Özür’ siyasi hayatımızda daha çok Ermeni meselesiyle girdi ama bence gayet doğal olarak Kürt meselesinde de karşımıza çıkıyor. Mehmet Ali Çalışkan bunu şöyle açıklıyor: ‘Biz sorularda özür dilenmesini ister misiniz diye sorduğumuzda bu cevabı aldık. Literatürümüze hızla siyasallaşan bir kavram olarak giriyor özür. Seçmenlerin yüzde 84’ü devletten geçmiş için özür beklediğini söylüyor.’

** AKP ve HDP seçmenini ortak olarak seçim barajının kaldırılmasını, Kürtçe ve Türkçe’nin birlikte resmi dil olarak tanınmasını istiyor. HDP’li seçmenin tamamına yakını, AK Partili Kürt ve Zaza seçmenin yüzde 70’i devlet okullarında anadilde eğitim verilmesi gerektiğini düşünüyor.

** HDP seçmeninin yüzde 82’si demokratik özerklik talebini, yüzde 90’ı da yerel yönetimlerin yetkilerinin genişletilmesi talep ediyor. AKP’yi Kürt ve Zazalarda federal bir yönetim yüzde 15, demokratik özerklik yüzde 30 oranında destek görüyor. AKP’lilerin yüzde 52’si yerel yönetimlerin güçlendirilmesinden yana.

** Bölgedeki her 100 seçmenin 90’ından fazlası çözüm sürecini destekliyor. Dindarlık kategorilerine göre değerlendirilecek olursa, desteğin diğer kategoriler arasında en düşük olduğu kümenin sembolik dindarlar/laikler olduğu görülebilir. Ancak bu kümede bile destek oranı yüzde 85’in üzerinde. Çözüm süreci kapsamında bölge seçmeninin temel talebi hızlı ve somut adımların atılması. Özellikle HDP’liler hak ve özgürlükler temelinde acil ve somut adımlar beklerken, AK Partililer müzakerelerin ve barışın devamını temenni ediyor. AK Partili seçmenlerde çözüm süreci kapsamında bölgeye ekonomik yatırımların arttırılması fikri yaygın.

**

Üç gündür bu köşede detaylarını paylaştığım bu araştırma Kürt bölgesindeki seçmenle ilgili çok önemli bilgiler içeriyordu. Siyasi partilerin ve bölgeye aşina olmadan aşinaymış gibi yapan analizcilerin yahut gazetecilerin ortaya attığı bir çok tanımın, bilginin ve algının gerçeklerle örtüşmediğini gösteriyordu.

Derdi görmek ve anlamak olana cevher. Prof. Mesut Yeğen’i, Mehmet Ali Çalışkan’ı ve Uğraş Ulaş Tol’u tebrik etmek gerek.

Ezgi Başaran yazdı. "Kürt bölgesindeki seçmenle ilgili müthiş araştırma (1)"

Ezgi Başaran yazdı. "En büyük Kürt partisi kim açıklıyorlar (2)"