AKP'liler basının kalitesinden memnunmuş!

Aynı ülkede yaşayıp, aynı gazetelerle, aynı haber veriş biçimleriyle karşılaşıp da bu kadar farklı düşünmek ülkede kutuplaşmayı güzel özetler.

Çok emek harcanmış bir çalışmanın sonuçları açıklandı dün. Koç Üniversitesi’nden Prof. Ali Çarkoğlu, Sabancı Üniversitesi’nden Prof. Ersin Kalaycıoğlu ve Ohio Devlet Üniversitesi’nden Prof. Erik C. Nisbet’in ortak çalışması… Türkiye’de siyaset, medya ve internet özgürlüğünü araştırmaktı amaç.

Toplam 51 ilde 2356 kişiyle yüzyüze, TÜİK’ten alınan bilgilerle hanelerde yapıldı. 20 Aralık’ta başladı 2 Şubat 2015’te bitti sahadaki bölümü.

Çalışmanın bana göre en çarpıcı olan bölümlerini sizlerle paylaşacağım…

**

Kişilere öncelikle şu soru soruldu: Size göre Türkiye’nin en önemli sorunu nedir? Bu açık uçlu bir soruydu. Yani katılımcıların karşılarına herhangi bir seçenek çıkarılmıyordu. Türkiye’nin sorunu olarak akıllarına gelen ilk iki noktayı söylemeleri isteniyordu. Öncelikle acı gerçeği paylaşayım… 2356 kişiden – ki kadın erkek oranı yarı yarıya- hiç biri hayati, daha doğrusu en önemli iki sorundan biri olarak kadına şiddeti, kadın erkek eşitsizliğini aklına getirip dile getirmemişti.

Bunu doğal bulanlar olabilir. Yani, ‘en önemli sorunların sıralamasını isteseydi anketör, bu kişilerden bazıları kadın meselesini aklına getirebilirdi ama en önemli iki sorun deyince akla gelmemesi normalidir’ diye bir mantık kurulabilir.

Ben kuramam, kurana da anlatmak isterim: Kadın sorunu bir insan hakları sorunudur ve insan hakları sorunları bir ülke için en birinci sorun sayılmalıdır. Kadın erkek eşitsizliğinin, iktisatla, sosyal hayatla, Kürt sorunuyla, işsizlikle, yoksullukla tali değil doğrudan ilintisi vardır. Ama böyle görülmüyor. Şaşırtıcı olmasa da son derece üzücü. Benim açımdan tabii.

Peki katılımcılar bu soruya ne cevap verdiler?

Yüzde 33’e göre en büyük sorun işsizlik. Yüzde 10’a göre yoksulluk, yüzde 10’a göre terör ve ulusal güvenlik, yüzde 8’e göre ekonomik istikrarsızlık, yüzde 6.4’e göre Kürt sorunu ve barış süreci, yüzde 3.2’ye göre IŞİD, dış politika ve Suriye…

Prof. Çarkoğlu hiçbir dönemde “işsizlik” diyenlerin sayısının yüzde 33’lere vardığını daha önce görmediğini söyledi. “Eskiden işsizlik ve enflasyon diyenler yine çoğunluktaydı ama bu kadar değildi, şimdi enflasyon diyen yok ama işsizliği en ciddi sorun olarak görenlerin oranı artmış durumda” diyor.

Basit aritmetik işlemle iktisadi sorunların halkımızın yüzde 52-53 için her şeyden önemli olduğu sonucunu çıkarabiliriz.

Aynı sorunun bir de “Sizce dünyanın en önemli sorunu nedir” versiyonu var. Orada aynı kişiler en büyük sorun olarak (yüzde 28) IŞİD ve Suriye’yi görüyor. Çok ilginç sahiden… IŞİD dünyanın en önemli sorunu ama Türkiye’nin değil! Sanki Suriye başka bir ülkenin komşusu. Sanki IŞİD başka bir ülkenin sınırlarında dolaşıyor. Sanki milyona yakın Suriyeli mülteci başka ülkenin sokaklarında dolaşıyor.

‘İnsan gerçekten hayret ediyor.’

Prof. Çarkoğlu bunu ‘Türkiye’nin zihin dünyasının parokiyal ve içe kapalı’ olmasına bağlıyor.

**

İnternet  ve basın özgülüğü ile ilgili ilgimi çeken sonuçlar ise şöyle:

Türkiye’deki haber organlarının kalitesinden AKP’lilerin yüzde 37.4’ü memnun. Yüzde 32.4’ü ne memnunum ne değilim diyor.

Hal AKP cephesinde böyleyken ‘AKP dışındaki partilere oy verenlerin (çalışmada aynen böyle ifade ediliyor)’  yüzde 36.4’ü memnun değilim, yüzde 27’si hiç memnun değilim diyor.

İşe bakın…

Hatta biraz daha bakın…

“Türkiye’de haber medyası özgür müdür yoksa sansürlenmekte midir” sorusuna AKP’lilerin yüzde 23.4’ü çok özgür, yüzde 25’i biraz sansürlü diye cevap vermiş. Yüzde 9.4’üne göre ise ‘çok sansürlü’ imiş basın.

Aynı soruya CHP’liler yüzde 45.8 oranında ‘çok sansürlü’, HDP’lilerin yüzde 36.4’ü ‘çok sansürlü’ şeklinde yanıt vermiş.

Sanırsınız ki AKP’liler bir İskandinav ülkesinin gazetelerini okuyor, CHP’liler ve HDP’liler Türkiye’de mahsur kalmış.

Aynı ülkede yaşayıp, aynı gazetelerle, aynı haber veriş biçimleriyle karşılaşıp da bu kadar farklı düşünmek ülkede kutuplaşmayı güzel özetler.

Bir de AKP’nin tabanındaki algıyı çok başarılı biçimde yönettiğini.