"Allah yürü ya kulum dedi, arabayı sattım, yürüyorum"  

Bu ne lümpenlik, bu ne sarsaklık deyip kendinizi mahvetmenize gerek kalmadı. Çünkü aklı başında insanlar olarak bu 'Rüküşlük Rejiminde' artık yeteri kadar soluk alıp verdiniz.

Benim size güzel haberlerim var. Birazdan paylaşacağım.

Ama öncelikle güzel haberin dayanağı olan hadiseyi anlatmalıyım:

İlk bakışta okulu kırmış bir genç arkadaşın boş vaktini şenlendirmek üzere yaptığı bir çalışma zannettiğimizden hemen çalkalanmadık.

Sonra idrak ettik ki, beyefendi de afişi de sahihtir.

Önceden Milli Görüşçü, sonradan (gömleği çıkartarak) AKP’li olmuş Konyalı Osman Bey, aday adaylığını açıklamış. Aynı zamanda ‘reklamcı’ olduğu için kendisine ‘creative’ bir afiş hazırlamış, Facebook hesabına koymuş.

Dün herkes bu adaylık ifşaatını konuşuyordu. Gayet doğal olarak.

Çünkü Konyalı Osman Yavuz afişte kafasına bir ‘börk’ takmış, bir nevi ‘ecdadımızın’ temsilcisi olmuştu. Siz deyin Ertuğrul Gazi, ben diyeyim Duşakabinoğulları.

“Ecdadımıza saygıdan böyle bir kıyafetle ilan verdim. Büyük ilgi gördü. Telefonlarım susmuyor. Başımdaki börk Ertuğrul Gazi'nin de aralarında olduğu Selçuklu sultanlarının, savaşçıların taktığından. Tabii ki demokrasinin gerektirdiği şekilde normal kıyafetlerle olan fotoğraflarım da var. Bu börk hayvan derisinden yapıldı. Üzerimdeki yelek de yine Selçuklu sultanlarının giydiği bir yelek.” Diye açıkladı.

Bu mizansen için birkaç hayvanın telef edilmesi kalbimi ezdi, midemi bulandırdı.

Lakin bekleyin, iyi haberi vereceğim.

Önce azıcık anlamaya çalışalım.

**                                                                                                                                            

Osman Yavuz bey, Twitter hesabından “Allah yürü ya kulum dedi, arabayı sattım, yürüyorum” diye espriler yapan bir kimse.

Dolayısıyla ‘Kafaya börk takmak nereden aklınıza geldi’ deseniz, belki de, “Kaynak, k.çım” diye cevap verecektir. Potansiyel mevcut.

Ama siz de, ben de ve hatta Osman Bey de biliyoruz ki kaynak orası değil.

Kaynak şurası…

Piyes kostümlerini merdivene dizip -Selçuklu’dan Osmanlı’ya filan- son temsilci olarak yürüyen Cumhurbaşkanımız…

Ona yaranmak için ecdat aşağı ecdat yukarı diyen vekillerimiz, bakanlarımız…

“Gençlerden Ecdada Mektup” türünden yarışmalar düzenleyen (Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndaki) bürokratlarımız…

**

Bir de tabii, kaynak aslında burası…

AKP milletvekilliği gibi bir ‘rant garajına’ park etmek için sıranın önüne geçmek, rakipleri sollamak, bel altı bel üstü, her türlü çalışmak gerekmektedir.

Ki beyefendinin dikkatini çekebilesin. Ki beyefendinin takdirini kazanabilesin.

Bu konuda çıta da hayli yüksek bir yerde.

“Başbakanımız Erdoğan’ı telekinezi yöntemiyle öldürmek istiyorlar” diyen kişiyi Bakırköy’de bir Ruh ve Sinir mütehassısına yönlendirmek yerine baş danışman yaptılar. Çıta gökyüzüne dayanmış vaziyette.

Dolayısıyla kafaya börk takıp “Hep Birlikte Yeni Türkiye” sloganı atmak bu seçim döneminin ortalama bir girişimi olarak hatırlanacaktır. Bekleyin görün.

**

Şimdi diyeceksiniz ki… Başta bize dedin ki “İyi haberlerim var”…

Evet. Var. Öksürüyorum: Bu ne lümpenlik, bu ne sarsaklık deyip kendinizi mahvetmenize gerek kalmadı. Çünkü aklı başında insanlar olarak bu ‘Rüküşlük Rejiminde’ artık yeteri kadar soluk alıp verdiniz. Börk’lü afiş ile bünyede mutlaka bir ‘saçmalığa duyarsızlaşma’ mekanizması devreye girecektir.

Girmiştir bile. Artık rahatladınız.

Hatta şu anda “Allah yürü ya kulum dedi, arabayı sattım, yürüyorum” cümlesine gülüyorsunuz.