Buradan OHAL'e gideriz

Öğle saatlerinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT müsteşarı Hakan Fidan, Feridun Sinirlioğlu ve Korgeneral Yaşar Güler'in Suriye hakkında yaptığı toplantının ses kayıtları internete düştüğünde herkes anladı. Neyi?

Öğle saatlerinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT müsteşarı Hakan Fidan, Feridun Sinirlioğlu ve Korgeneral Yaşar Güler’in Suriye hakkında yaptığı toplantının ses kayıtları internete düştüğünde herkes anladı. Neyi?
Şunu: Nasıl korkunç bir durumun içinde olduğumuzu.
Çünkü bu ses kayıtları gösteriyordu ki, bizi yönetenler bakkal hesabı yapar gibi Suriye’ye ‘girmeyi’ konuşuyordu.
‘Stratejik derinlik’ filan hak getire.
Bölge ve şartları ortaokul coğrafya öğretmeni seviyesinde tartışılıyordu.
Ve en fenası… 
Süleyman Şah Türbesi’nin bahane edilerek ‘gündeme iyi gelecek’ bir Suriye saldırısından söz edilmesi…
Hatta ‘tüm Suriye meselesi omuzlarına yıkılan’ MİT müsteşarının bahaneye gerek yok, gireceksek hadise çıkararak (kuvvetle muhtemel canlara mal olarak) bahaneyi biz yaratırız demesi…
Kirli ve tehlikeli bir devletin entelekti düşük sohbetinden bunları öğrendik.
İyi de nasıl? Nasıl oldu da öğrendik?

**
İçinde bulunduğumuz durumun korkunçluğu biraz da bundan…
Dışişleri Bakanı ve müsteşarı, MİT Müsteşarı ve bir generalin bakanlıkta yaptığı bir toplantıyı… Komşuya savaş açsak mı diye konuştukları bir toplantıyı… Dinliyorlar. Gayet net ve temiz biçimde.
Sonra da Youtube’a koyuyorlar.
Bu nasıl iştir? Devlet çökmüştür.
Evet öyle.
Lakin bu vesileyle daha büyük bir çöküntüye, tam teşekküllü bir sıkıyönetime doğru götürüleceğimizi de tahmin etmek güç değil.
Ki alametleri de gecikmeden geldi.
Twitter’dan sonra Youtube da kapatıldı.
Bu dinlemenin kim ya da kimler tarafından yapıldığını ivedilikle araştırmak ve yargının önüne çıkarmak işini hayli genişletip cadı avına dönüştürmek de bu hükümetin yapmayacağı iş değil.
Ki Ergenekon davasında tam bu olmuştu, hatırlayacaksınız.

**
Twitter’a ‘Suriye tapeleri gösterdi ki devlet çökmüştür’ benzeri birşeyler yazdıktan sonra Zaman yazarı ve siyaset bilimci İhsan Dağı bana şöyle cevap verdi: ‘Mesele bu. Devlet otoritesi çöktü. Devlet otoritesini yeniden tesis etmemiz lazım dediğimizde nereye gideriz!’
Niyet kötüyse… Buradan gidilse gidilse OHAL’e gidilir, maalesef.
Ses kaydının içeriği korkunç.
Kaydedilmiş olması korkunç.
Sonucu da hepimiz için korkunç olacak diye korkuyor insan.