#burgerkingeboykot

Gülbahar Hanım bu sanal destek için, vicdanınız için size çok teşekkür ediyor, var olun.

* Bu başlık nedir derseniz… “Bir toplantı odasının yahut ne bileyim bir miting alanının adı” diye cevap verebilirim hemen. Kenar çizgileri biraz arsız eğik bir kareye benzeyen işaret var ya, adı hashtag! İşte o, ardına yaslanan adresin kapısını açan bir anahtar. Twitter’da böyle. 

*Burada söz konusu adres ‘burgerkingeboykot’… Sebebini anlatayım: 

* Geçtiğimiz cuma günü ‘Bu hamburgeri hazmedebilecek misiniz?’ diye bir yazı yazmıştım. Bir fast-food zincirinin call center’ında çalışan Gülbahar Bad nasıl bir hayat yaşadığını, mesai koşullarını anlatıyordu. Bu yazıya üç tür tepki geldi: 

* BİR: Sadece hamburgerci değil, bütün call center’lar böyle! Son üç günde bana gelen email’lerde işittiğim hikayeler bu tepkiyi kesinlikle doğruladı. İKİ: Niçin hamburgercinin adını vermiyorsun, korkak?! 

* Evet, Burger King yerine ‘hamburgerci zinciri’ yazdım çünkü o an itibarıyla Burger King’den yetkili birine ulaşamamıştım. Yani hikayenin ‘öbür tarafına’ soramamıştım. Böyle bir durumda ismini vermeden, ima etmek gazetecilik ilkeleri açısında daha doğru geldi. 

* Ama şimdi durum başka. Gördüğünüz gibi yazıyorum. Çünkü Burger King’de çeşitli mertebelerde kişilere not bıraktım. Sonunda şirketin medya ilişkilerini yöneten kişi benimle irtibata geçti. 

* Sorularımı bir kez daha yineledim: Burger King Call Center’da çalışanlar yemek molasında dükkandaki hamburger ve benzeri ürünlerden birini seçip yemek mi zorunda? Günlük mola süresi nedir? İşe geç kalan çalışanlara uygulanan yaptırım nedir? Restoranın mutfağında çalışan kişiler için tezgaha dayanmak dahil oturmak yasak mıdır? 

* Önce “Gelin sizi Burger King’deki call center’ımızda gezdirelim, ortamı görün” dediler. Yok dedim, işveren gözetiminde haber yapmıyoruz, oradaki çalışanlara da lütfen bir de böyle bir baskı uygulamayın. Sorularıma yanıt verin, kafidir. Açıklamayı aşağıda göreceksiniz. 

* Yazıya üç tür tepki geldi demiştim. Üçüncüsü bu başlığı doğurdu. Gülbahar Bad’ın anlattıklarına karşı bir şey yapmak isteyenler, yani ‘Bu hamburgeri hazmedebilecek misiniz?’ sorusuna ‘Hayır’ cevabını verenler Twitter’da bir protesto eylemi başlattı: #burgerkingeboykot 

* Kısa süre içinde bu başlık, daha doğrusu ‘toplanma eylemi’ Türkiye’deki Twitter kullanıcıları arasında en çok konuşulan konu haline geldi. Bu sanal miting meydanının en yüksek sesli sloganı şuydu: ‘Çalışanlarına insan muamelesi yapmadığı için #burgerkingeboykot’. 

* Twitter’dan Facebook’a sıçradı eylem. Facebook’ta ‘Sipariş yok, destek var’ başlıklı bir grup kuruldu. 4 bin 700 kişinin üye olduğu grubun eylem planı şuydu: Burger King’i arıyoruz, 1’i tuşluyoruz; ‘Sendikalı olma mücadelenizi destekliyoruz; sipariş yok, destek var!’ diyoruz. 

* Gülbahar Hanım’a bu sanal desteği anlattığımda telefonda çığlık attı. Hepinize çok teşekkür ediyor, vicdanınız için. Kendini bu sabah çok daha iyi hissediyor, varolun.

Burger King’den açıklama
* Gazeteniz Radikal’in 27 Mayıs 2011 tarihli sayısında yayımlanan köşenizde kurumumuzun adını belirtmeden yayımlamış olduğunuz yazınız sonrasında tarafımıza iletmiş olduğunuz sorulara yanıt olarak aşağıdaki açıklamayı dikkatinize sunarız: 

* Mesai saatlerimiz, Reklam Üssü call-center’ında Eylül 2008 tarihinde yapılan çalışan oylaması ile düzenlenmiştir. Çalışanlarımız, haftalık 45 saat olan çalışma sürelerini kendi tercihleri doğrultusunda, 4.5 gün çalışıp 2.5 gün izin kullanarak doldurmaktadır. 

* Çalışanlarımızın yeme-içme ihtiyaçları konusunda ise bu sektöre hizmet veren bir kurum olarak, kendi bünyemizdeki markalardan karşılamamız kadar olağan bir durum olmadığı inancındayız ki, bu sektörümüzdeki genel bir uygulamadır. 

* Kurumumuz bünyesinde yemek molaları 30 dakika olarak belirlenmiştir. Buna ek olarak, pek çok kurumda olduğu üzere, günde üç kez hava alma vb. ihtiyaçları için 10’ar dakika dinlenme süreleri bulunmaktadır. Bunun dışında da tuvalet, telefon vb. ihtiyaçları için de izinleri mevcuttur. 

* İşe geliş saatleri tüm kurumsal şirketlerde olduğu gibi elektronik sistemle takip edilmektedir. Bu uygulamayla ilgili çalışanlarımızın rızası alınmıştır. Çalışanlarımız call-center’a girişte işaret parmaklarını okutarak, içeri girebilmektedir. İşe geç gelen çalışanlarımıza sadece sözlü uyarı yapılmaktadır.

.