Cumhurbaşkanı'nın Tolga'ya dava açması çok iyi oldu

Hürriyet Washington Temsilcisi Tolga Tanış, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Enerji Bakanlığı'ndan kitaptaki bilgilerin, ortaya koyduğu şirket bilançolarının iftira olduğunu belgelemesini isteyecek. E o zaman ne olacak?

Bazen değil, aslında son yıllarda sıklıkla devletimizin en tepesindekilere bu akılları kim veriyor diye sorarken buluyoruz kendimizi.

Neyse ki, sonra telekineziyi, iki silahı ve yüzlerce mermisi olan adamı hatırlıyor, sorularımıza cevabı yatıştırıyoruz.

İşte yine öyle bir gün…

Hürriyet gazetesine bir tebligat geliyor. Gazetenin Washington Temsilcisi Tolga Tanış, şüpheli sıfatıyla ifade vermeye çağırılıyor.

Müşteki: Sn. Recep Tayyip Erdoğan (TC Cumhurbaşkanı)

Sebep?

Tolga’nın bir kaç ay önce piyasaya çıkan ve 2009’dan bu yana Türkiye-ABD ilişkilerini inceleyen kitabı ‘POTUS ve Beyefendi’.

İddiaya göre bu kitap Erdoğan’a hakaret ve iftira ediyor.

**

Erdoğan’ın avukatına göre Tolga Tanış, Cumhurbaşkanı’na şöyle ‘hakaret’ ediyor:

‘Lunapark trenine benzettiği ABD ve Türkiye müttefiklik ilişkisinde müvekkilimin Amerika’nın menfaatini gözeterek ve onların yönlendirmesiye kararlar aldığını genel itibariyle vurgulamakta olup kitabın çeşitli kısımlarında yazıya dökmüştür. Kitap müvekkilimi merkez alarak Amerika ile olan ikili ilişkilerde müvekkilimin tabir-i caizse aciz kaldığını, arada fevri çıkışlar yapsa da Amerikanı’nın her zaman stratejik ortağı olduğunu vurgulamaktadır.’

Şimdi sevgili okurlar, Tolga bu maddeye itiraz eder mi bilmiyorum ama avukatının bu dilekçesi müvekkiline en azından acayip ayıp etmektedir.

Zira avukat, kitabı ‘tabir-i caizse’ çok fena yorumlamış, hiç bir yerde ifade edilmeyen ‘aciz kalmak’ deyimini kullanmıştır.

Tolga’nın kitabında konu edilen ve son beş yılı kapsayan olayları, Sayın Tayyip Erdoğan açısından ‘aciz kalmak’, ‘fevri çıkışlar yapmanın ötesine geçememek’ şeklinde kayda geçirmiştir.

Kayda geçirmek demişken…

Dilekçe şöyle devam ediyor: ‘Şikayete konu kitapta her ne kadar ABD’nin ikiyüzlü bir dış politika izlediği eleştirilse de, Türkiye’nin dolayısıyla müvekkilimin terör örgütlerine ABD’nin yönlendirmesiyle destek sağladığını ve IŞİD’in ortaya çıkmasında ABD ile yarı yarıya sorumluluklarının bulunduğunu iddia etmektedir.’

Vay vay vay...

Avukata bakın sevgili okurlar, Allah düşmanıma vermesin böylesini...

İnsan müvekkiline hiç mi acımaz.

Tolga bu maddeye de itiraz eder mi emin değilim.

Ama en azından, kitabın savunduğu, izlenen politikalar sonucu ortaya çıkan yasadışı bir yapıya doğrudan yardım yapıldığı iddiasında Tanış’ın son derece temkinli konuştuğunu, Mart’ta Radikal’e verdiği röportajdan biliyorum.

Çünkü o gün bana aynen şöyle demişti: ‘Türkiye’nin IŞİD’e destek verdiğini düşünen ABD gazeteleri var ve bunu dile getiriyorlar. Ama bu veriye dayalı olmayan bir gazeteciliktir.’

Yani Tolga kitabın hiç bir yerinde Türkiye’nin IŞİD’e destek verdiğini söylemediği gibi bunu söyleyenlerin de somut hiç bir kanıt ortaya koyamadığını, sağlam bir gazetecilik yapmadıklarını belirtiyordu.

Fakat belli ki, Erdoğan’ın avukatı öyle düşünmemişti.

**

Tolga Tanış, kitabının son bölümünde Powertrans adlı şirketin arkasında kim olduğunu anlamaya çalışıyor. Buna daha önce CHP’li bir vekil de soru önergesi vererek girişmişti ama sonuç alamamıştı.

Olay şu: Hükümet 2011’de Kürt petrolünü tankerlerle alıp ihraç etmek üzere Powertrans adlı bir Türk şirketine ayrıcalık tanımıştı. Kitapta meselenin çok daha karmaşık olduğu ortaya çıkıyordu. Bu petrol ticareti için Türkiye’de kurulmuş Powertrans’ın sahibi iki Singapur şirketinin sahiplerinin off shore merkezi British Virgin Islands’da kurulu şirketler olduğu, Powertrans adlı şirketin kuruluşunda yer alan kişilerin eskiden Çalık Holding’te çalıştığı, talimatların Singapur’a Çalık Holding yöneticileri tarafından gönderildiği teyit ediliyordu.

Tolga işin özetini Radikal’e şöyle anlatmıştı: ‘Sadece 2013’te 700 milyon dolarlık bir petrol kazancı olduğunu gördüm. Yani Türk hükümeti tek bir şirkete imtiyaz veriyor. Bu şirket petrolü Kuzey Irak’tan alıp Türkiye’ye dağıtıyor. Ve bu şirketten başka hiç kimse bu işi yapamıyor. Bu şirketin arkasında kim var dediğimizde de Türkiye Cumhuriyeti şeffaf bir biçimde bunu ortaya koyamıyor.’

Erdoğan’ın avukatı bu bilgilerin iftira olduğunu söylüyor dilekçede: ‘Irak’ta bulunan petrol ile birlikte, British Virgin Islands’da ve Singapur’da sahipleri meçhul şirketin bu petrol sayesinde yavaş yavaş büyüyecekleri, müvekkilimin elindeki yetkiyi suistimal ederek yakınlarına menfaat sağladığı açıklanmıştır. Müvekkilimin kişilik haklarını alenen ihlal eden, kamu nezdindeki itibarını ve güçlü imajını zedeleyen gerçek dışı hakaret ve iftira içerikli iddialar sebebiyle…’

**

Ha şimdi geldik, zurnanın zırt dediği yere…

Madem bu iddialar gerçek dışı, bu dava vesilesiyle, Türkiye Cumhuriyeti makamları Kürt petrolünün ihraç edilmesini niçin tek bir şirkete verdiğini, bu şirketin arkasında kimlerin olduğunu, ne kadar paranın döndüğünü açıklamak zorunda kalacak.

Zira, savunması gereği Tolga Tanış, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Enerji Bakanlığı’ndan kitaptaki bilgilerin, ortaya koyduğu şirket bilançolarının iftira olduğunu belgelemesini isteyecek.

Bakalım, Türkiye Cumhuriyeti ne cevap verecek.

Evet, Sayın Cumhurbaşkanı’nın Tolga’ya dava açması işte bu yüzden çok iyi oldu.

Heyecanla bekliyoruz.