Dikkat! AKP yangından öteberi kaçırıyor!

Seçim mi olmuş, hükümet mi değişecekmiş? Görmediler, duymadılar, bilmiyorlar.

Yüz kızarma diye bir kavramı bünyeden atmış olmalarından öte, “yaparım olur” sistemine o kadar alışmışlar ki, tam gaz devam ediyorlar.

Bürokrasi bir taraftan, hükümet bir taraftan, Cumhurbaşkanı bir taraftan hepsi ayrı ayrı çalışıyor.

Seçim mi olmuş, hükümet mi değişecekmiş? Görmediler, duymadılar, bilmiyorlar.

Görev belli: İki arada bir derede, yangından öteberi kaçırırmış gibi çeşitli alanları tutmak, böylece devlet gücünü ve rant çarklarını kontrol etmeye devam etmek.

**

Bakınız…

Cumhurbaşkanı, seçimin üstünden 14 gün geçmesine rağmen, hala hükümeti kurma görevini vermedi. Demirel de Sezer de milletvekillerinin yeminin ardından 1-2 gün içerisinde görevlendirme yapmıştı.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde daha önce hiçbir cumhurbaşkanı meseleyi bu kadar uzatmamıştı.

Ki, CHP’li Özgür Özel’in hesabına göre daha da uzatacak: “Meclis Başkanlık Divanı seçimi Perşembe gününe kadar uzatıldı. Cuma günü görevin verilmesi bekleniyor ama bu kez de Başbakan Davutoğlu’nun yurtdışı programı çıktı. Davutoğlu, Türkiye’ye döndüğünde görevi alırsa seçimlerin üzerinden 5 hafta, yani 35 gün geçmiş olacak. Cumhurbaşkanı’nın iki amacı olabilir; birincisi YAŞ’a bu kabineyle girmek, ikincisi de kafasındaki ön seçim takvimine göre oyalama taktiği izlemek.”

Cumhurbaşkanı’nın kafasındakini tahmin etmek biz faniler için, çok uzun zamandır, mümkün olamıyor.

Fakat bu süre zarfında tahmine yer bırakmayan, külah uçurtacak gelişmeler oluyor, olmaya devam edecek.

Bakınız…

Seçim günü olan 7 Haziran dahil, AKP şu ana kadar 62 üst düzey atama gerçekleştirdi: TÜBİTAK’a, Rekabet Kurulu Başkanlığı’na, Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü’ne, Türk Elektrik İletim Genel Müdürlüğü’ne, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı genel müdürlüklerine, Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Genel Müdürlüğü’ne…

Yine o vakitten bu yana bir takım vali ve büyükelçi kararnameleri yayınlandı.

Yine o vakitten bu yana 29 adet santral satışa çıkarıldı.

Ne hakla?

Bakınız…

Seçim sonuçlarına göre RTÜK üyelerinin de değişmesi, AKP’nin kurula şu andaki gibi 5 değil, 4 üye vermesi gerekiyor. 14 Temmuz’dan itibaren olması gereken bu ama olacak olan bu mu? Gayret aksi yönde, tahmin edeceğiniz üzere. AKP’li bürokratlar partinin RTÜK’teki kontenjanının 5’ten 4’e inmemesi için üye seçme sistemini değiştirmeye, d’Hondt sistemini uygulatmaya çalışıyor. Görev süresi bu ay ortasında bitecek olan Başkan Davut Dursun planı şöyle açıklıyor: “Meclis Başkanlığı eğer üye kontenjan dağılımını d’Hondt sistemine göre yaparsa AK Parti’nin beş kontenjan sayısı korunmuş oluyor. Meclis Başkanlığı bunu yapabilir. AK Parti, yine 5’i koruyacağı için aralarında başkan çıkarma imkânı olabiliyor.”

**

Bunlara şaşıranların, gözlerimizin önünde cereyan eden Suriye adımları karşısında düşüp bayılması gerekir. Tabii öyle. Lakin birkaç saniye daha şuurunuzu korursanız, anlatacağım:

Yine tarihte görülmemiş bir şekilde, -ortada hükümet yok-, savaşa hazırlanıyoruz.

Hukuki jargonla “işgüder”dir şu andaki hükümetin adı. Yani, rutin işleri yapmak dışında bir görevi yoktur.

Çünkü bir seçim oldu ve tablo değişti. Hatırladınız?

Hayır ama bu “işgüder” hükümet, işgüzarlık da değil daha karanlık bir akılla IŞİD tehlikesi diyerek, Suriye’ye girmeye, PYD’nin Suriye’de Kürt kantonları kurmasını engellemeye hazırlanıyor.

Ne hakla?

Hiç şakaya gelir yanı yok.

Tanklar ve birlikler sınıra yığıldı bile. Kara Kuvvetleri Komutanı Hulusi Akar ve 2’inci Ordu Komutanı Adem Huduti ve Özel Kuvvetler Komutanı Sezai Aksakallı bölgede denetleme yaptı, bu hafta da ‘olası bir harekatın’ detaylarını konuşmak üzere Ankara’da bir toplantı yapacaklar. Daha doğrusu Ankara’ya çağrıldılar.

Ne hakla?

Hadi teamül kelimesini daha önce duymadılar, hadi meşruiyet kavramını kendilerine göre eğip büküyorlar.

Yaptıklarının hukuka aykırı olduğunu da mı bilmiyorlar?

Onu da biliyorlar ama asıl şunu biliyorlar: Yapıyorlar, oluyor. Bu kadar basit.