Elinde intihar bombacılarının listesi olan Başbakan'a sorular

Yürütmenin en tepesindeki kişinin nasıl bir akıl ve beceri ile hareket ettiğini anlamamız bundan sonraki can güvenliğimiz için çok önemli.

Dedi mi demedi mi?

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı “İntihar eylemi yapacakların listesi var” dedi mi, demedi mi?

Bunu anlamamız gerek, zira biz son 4 ay içerisinde iki büyük katliam yaşadık. İkisi de intihar bombacılarının saldırısı nedeniyleydi.

Eğer böyle bir liste var ise, biz neden paramparça olup ölüyoruz sorusu son derece meşrudur.

**

Başbakan Davutoğlu Ankara katliamından sonra bir televizyon kanalında soruları yanıtladı.

Star gazetesinin eski yayın yönetmeni Mustafa Karaalioğlu’nun sorusu: “PKK’nın iki hafta önce metropolleri patlatırız tehdidi var, benzer periyotlarda bu eylemlerin gelebileceği tehdidi var. Daha rutin dışı daha agresif bir önleyici tedbir neden düşünmediniz?”

Öncelikle sorunun Ankara Katliamı’nın failinin PKK olduğu ön kabulüyle sorulduğuna dikkat çekelim.

Ve Davutoğlu’nun cevabına geçelim: “Rutin dışı önleyici tedbirleri düşünme değil, uygulandığı yerler var. Demokratik hukuk kuralları içinde bunu uyguluyorsunuz. Birisi bu eylem hazırlığı içinde ama bunu gerçek bir eyleme dönüştürmedikçe veya elinizde bir veri olmadıkça tutuklayamazsınız. Savcı ‘Elinde ne delil var’ derse bir saat sonra serbest bırakılabiliyor. Ama bunun dışında engellenen örnekleri verdim. Son derece başarılı bir terör operasyonu yürütülüyor. Bunun getirdiği ek riskler ve yüklerde var. Birçok terör odağı olabilecek unsurlar tasfiye edildi veya gözaltına alındı. DEAŞ’ın en önemli lider kadroları ya tutuklandı ya da irtibatları kopartıldı. Ama meydan bir bütün mitingde bütün bunlardan çıkartılacak dersler ve alınacak tedbirler var. Ayrıca rutin dışına çıktığınız zaman onun bir sınırı var demokratik hukuk devleti içinde. Türkiye'de intihar eylemi yapabilecek kişilerin belli bir listesi dahi var. Takip de diyorsunuz ama böyle bir eylemi gerçekleştirme anına kadar hukuk devleti olarak çok dikkatli titiz yürütülmesi gereken mücadeleler. Aynı anda Cumartesi Pazar olması hasebiyle onlarca miting onlarca ilde yapılıyor.”

**

Lütfen soğukkanlılığımızı koruyarak irdeleyelim zira yürütmenin en tepesindeki kişinin nasıl bir akıl ve beceri ile hareket ettiğini anlamamız bundan sonraki can güvenliğimiz için çok önemli.

Ne diyor?

“Birisi bu eylem hazırlığı içinde ama bunu gerçek bir eyleme dönüştürmedikçe veya elinizde bir veri olmadıkça tutuklayamazsınız. Savcı ‘Elinde ne delil var’ derse bir saat sonra serbest bırakılabiliyor.”

BİR: Eğer ‘birisi eylem hazırlığı içinde’ ise, elinizde delil vardır. Türk Ceza Kanunu'na göre tutuklanır. Hukuk dışına çıkmanıza ya da muhaliflerinizi susturmak üzere uydurduğunuz ‘totaliter hukuk’ kavramı olan makul şüpheye dahi gerek yoktur. Birinin eylem hazırlığında olduğunu biliyorsanız, delilleriniz var demektir. Hukuken tutuklayabilirsiniz. Nokta.

Ne diyor?

“Son derece başarılı bir terör operasyonu yürütülüyor. Birçok terör odağı olabilecek unsurlar tasfiye edildi veya gözaltına alındı. DEAŞ’ın en önemli lider kadroları ya tutuklandı ya da irtibatları kopartıldı.

BİR: Haziran ayının başından beri hem PKK hem IŞİD nedeniyle kimleri nasıl kaybettik artık çetele tutmaya yürek dayanmıyor. Devlet olarak eğer sizin ‘terör odaklarını tasfiye etmiş’ haliniz buysa, bir felaketler diyarında yaşıyoruz. Sahi… Bu ülke nasıl son dönemde ‘tüm terör odaklarının saldırı düzenleme planı kurduğu’ bir yer oldu? Bunu hiç düşündünüz mü?

Ne diyor?

“Türkiye'de intihar eylemi yapabilecek kişilerin belli bir listesi dahi var. Takip de diyorsunuz ama böyle bir eylemi gerçekleştirme anına kadar hukuk devleti olarak çok dikkatli titiz yürütülmesi gereken mücadeleler.”

BİR: İntihar eylemi yapabilecek kişilerin listesi var ise, bu kişilerin kimliği ve nasıl örgütlendiği, başı sonu belli olmalıdır. Eğer bir liste oluşturabildiyseniz, elinizde delil vardır. Sözkonusu kişilerin örgüt bağlantısı delillendirilmiştir. Tüm bunlarla o kişileri tutuklayabilirsiniz. Buna da hukuk devleti içinde çalışan iyi istihbarat denir. Nokta.

İKİ: Diyorsanız ki öyle bir liste var ama o listedekileri bulamıyoruz… Öncelikle vay halimize… Ama iki cümle sonra da ‘Takip de ettiğinizi…’ söylemektesiniz. Yani elinizde liste var ve listedekileri takip ediyorsunuz. O zaman siz Suruç’taki ve Ankara’daki canlı bomba eylemlerinin yapılacağını biliyordunuz. Affedersiniz ama bize aksi bir düşünme haritası bırakmıyorsunuz.

ÜÇ: Diyorsanız ki takip dediysek o kadar da yakın takip değil… Öncelikle vay halimize… Ama iki cümle sonra da diyorsunuz ki ‘böyle bir eylemi gerçekleştirme anına kadar hukuk devleti olarak çok dikkatli titiz yürütülmesi gereken mücadeleler…’ Demek ki bayağı yakın takiptesiniz, ki eylem anına kadar bekliyorsunuz. Siz o bekleme anını fazlaca uzatıyor olabilir misiniz? İstihbarat teşkilatınızın doğru işlediğinden emin misiniz?

DÖRT: Bu nasıl bir titizlik, bu nasıl bir hukuka bağlılıktır ki bir liste halinde takip ettiğiniz intihar bombacıları ikidir kendisiyle birlikte onlarca insanı ölüme sürükleyebiliyor. Öyleyse siz o listeyi hatıra defterinizin münasip bir sayfasına yapıştırmak için mi tutmaktasınız? O listenin faydası ve mantığı nedir? Bizim hayatımız size göre bir simülasyon oyunu mudur?

**

Sonuç itibariyle…

Devletin elinde hangi liste var bilmem. Ama biz gazeteciler olarak bu tehlikeyi 2013’ten beri yazıyor, cihatçı olmak için Suriye’ye giden gençlerin isimlerine kadar veriyoruz. Haklı çıkmanın en çaresiz en öfke verici halidir bizimkisi. Peki büyük bir gayretkeşlikle, lafları eğip bükerek bu katliamlardaki zafiyeti, beceriksizliği ve hatta göz yumma noktasına gelen politikaları temize çekmeye çalışanların hali nicedir?